Anne Babaların Çocuklarıyla İlgili En Çok Sordukları Sorular – 1

0

Soru: Oğlum üç yaşını yeni doldurdu. Normal ev hayatımız içinde herhangi bir sorun yaşamadığımız halde, evimize misafir geldiği zaman inanılmaz değişiyor ve çok saldırgan,aksi ve huysuz bir çocuk oluyor. Evimize çok sık misafir geldiği için de bu durum bizim için ciddi bir sıkıntı halini aldı. Neden böyle oluyor acaba?

Aslında bu durum hemen her ailede olan bir durumdur. Hiçbir çocuk misafir istemez. Çünkü misafir geldiğinde evin düzeni, rutini değişir, anne ve babanın tüm ilgisi misafire kayar,zaman zaman çocuk anne babasının yanında yemek bilr yiyemez ve belki de hiç sevmediği başka çocuklarla mutfakta oturmak zorunda kalır. Bu ve benzeri durumlar pek çok ailede yaşanan durumlardır. Bütün bunların özeti şudur: Çocuk, üzerindeki ilgi azaldığında, dikkatini birden fazla şeye bölmek zorunda kaldığında, alıştığı rutinin dışına çıkıldığında davranışlarını kontrol etmekte zorlanabilir.

Ne yapabilirsiniz?

Eğer evinize sık sık ve kalabalık misafirler geliyor ise, çocuğunuzun ilgi beklentisini karşılaması için birinden destek isteyebilirsiniz. Bu noktada en iyi destek aile büyüklerinden gelir. Öte yandan gelen misafirlerin arasında çocuklar da varsa, tüm çocukları biraraya toplayıp “Hadi kaynaşın” demek yerine onların mutlu olacağı bir plan yapabilirsiniz. Ve bu sırada bir yetişkinin gözünün onların üzerinde olmasını sağlayabilirsiniz ki, çıkabilecek krizler önlenebilsin. Ayrıca misafirini varken çocuğunuz yanınıza gelip sizden bir şey istediğinde onu geçiştirmeyin. “Şu anda misafirim var, sonra” demek çocuğun misafire duyduğu öfkeyi artırır. Bunun yerine, istediğini yapın. Eğer uzun zaman gerektiren bir talep ise, ilk andaki ihtiyacını karşılayın ve “Misafirlerimiz gidinde hemen bununla ilgileneceğim” deyip onun farkında olduğunuzu hissettirin.

Soru: Çocuğum iki yaşında. Ben de eşim de kitap okumayı severiz. Çocuğumuzun kitap okumayı sevmesi için neler yapmalıyız?

Kitap okumak, çok küçük yaşlarda kazanılan kitapla ilişkinin okur-yazar olduktan sonraki bir yansımasıdır. Eğer çocuk erken çocukluk döneminde kitaplarla ilişki kurmamışsa ileriki yaşlarda kitap okuma alışkanlığı ve zevki edinmesi hayli güçtür. “Kitapla ilişki kurmak” ifadesinden kastım, çocuğun yaşam alanında kitapları görmesi, onlara dokunması ve sayfalarını karıştırması, anne-babayo kitap okurken görmesi ve gelişim dönemine uygun olan kitaplara sahip olması anlamındadır. Peki bir çocuğun kitap okumayı sevmesi nasıl sağlanır?

  • Çocuğunuza kitap okuyun. Daha bebekliğinden itibaren ona kitapları yüksek sesle okumaya başlayabilirsiniz.
  • Evinizde bol bol kitap olsun. Yeni, eski fark etmez. Çocuğunuza bol bol kitap alın. Bu kitapları evin heryerinde dolaşıma sokun. Çocuk, kitapla evin her yerinde karşılaşsın.
  • Evinizi kitap okumaya uygun bir hale getirin. Yaşam alanlarındaki ışığın kitap okumaya uygun olmasına özen gösterin. Hatta çocuğunuzun baş ucuna bir okuma lambası alın ve uyumadan önce bir sayfa bile olsa, okuması için teşvik edin.
  • İyi bir okuyucu olun. Anne ve babasının her fırsatta kitap okuduğunu gören bir çocuk aynısını yapacaktır.
  • Okuma saatleri düzenleyin. Gün içinde yarım saat de olsa okuma saati yapın.Bu süre içinde siz de kitabınızı elinize alın. Eğer bu okuma saati uyku saatine sarkar ve çocuğunuz kitap okuduğu için biraz daha geç yatmak isterse bunu kabul edin.
  • Çocuklarınızla kütüphaneleri ve kitapçıları ziyaret edin. Her hafta sonu gidip çocuğunuza onlarca kitap alacak ekonomik gücünüz olmayabilir. Zira çocuk kitaplarının ucuz olduğunu söylemek zor. Bu sebeple kütüphaneler çocuklara için şahane bir alandır. Bir kütüphaneye üye olarak, çocuğunuza eşsiz bir dünyanın kapısını açabilirsiniz. Ayrıca ödünç aldığı kitabın sorumluluğunu taşıması ve günü geldiğinde, yenisini alabilmek için diğer kitabı iade etmesi de onun özgüvenini pekiştirir.
  • Çocuğunuzun kendi istediği kitapları seçmesine izin verin. Böylelikle çocuğunuz kitabı çok daha fazla ilgiyle okuyacaktır.
  • Televizyonu mutlaka sınırlandırın. Okul çağındaki bir çocuğun televizyon izleme süresi haftalık olarak 10 saati asla aşmamalıdır. En doğrusu hiç izlenmemesi olsa da ne yazık ki mümkün olduğunu söyleyemiyorum. Çocuğunuz televizyon izlerken siz de onunla birlikte izleyin ve izledikleriniz hakkında tartışın.
  • Çocuk dergilerine abone olun. Çocuğunuzun ilgisini çekecek ve elbette onun gelişimine de katkı sağlayacak olan çocuk dergilerine abone olmak bir çocuk için çok ilgi çekici olacaktır.

Soru: Çocuğumun gelişimini takip etmek için çaba sarfediyorum. Her yerde karşıma çıkan bir şey var: Duygusal gelişim. Çocuğun duygusal gelişiminden ne anlamamız gerekiyor?

Öncelikle gelişim kavramını kullanırken kast edilen şey hedeftir. Yani her gelişim döneminde, o döneme ait “hedefler” söz konusudur ve bu dönemin sonunda çocuğun bu hedeflere ulaşmış olması beklenir. Duygusal gelişimi de aynı kapsamda düşünmek gerekir. Olması gereken bir duygusal gelişim şemasında,

  • Özgüven
  • Kendine değer vermek
  • Kendisinin hayatta bir yeri olduğuna inanmak
  • Başkalarına değer vermek
  • Başkalarının davranışlarını anlamlandırabilmek
  • Başkaları ile ilişki kurabilmek ve bu ilişkiyi sürdürebilmek gibi ideal noktalar vardır.

    Tüm bunları elde edebilmek adına yaşadığımız gelişim süreci ise bir ömür sürer. Ancak çocuklar, küçük yaşlardaki duygusal “hedeflerinin” çok büyük çoğunluğunu anne ve babaları ile kurdukları ilişkiler sayesinde elde eder. Özellikle sıfır-beş yaş arasında çocuk, nasıl algılandığını,sevilmeye değer olup olmadığını anne babanın ona karşı olan tutumu ile öğrenir. Ancak bu duygusal gelişim, çocuğun büyümesine paralel olarak, farklı evreler halinde devam etmektedir. Her dönemin ihtiyaçları, gereklilikleri ve de sonuçları elbette farklıdır.


Paylaş.

About Author

Aile danışmanı. İletişim ve sosyoloji eğitiminden sonra psikoloji eğitimi alıp aile ve çocuk psikolojisi üzerine çalışmaya başladı. Üç kız ve bir erkek çocuk annesi. Sakarya'da yaşıyor.

Comments are closed.