Ben Mutluyum Çocuğum Mutlu!

0

Her anne babanın hayali aynıdır: Mutlu çocuk yetiştirmek! Peki ama nasıl?

Özellikle son yıllarda aile türlerinin arasında yeni bir aile modeli görmek mümkün: Çocuk odaklı aileler. Bu aile tipinde hem anne hem de baba -hatta zaman zaman büyük anne ve büyük babalar- çocuğu mutlu etmek için adeta bir yarış halindedir ve hepsinin ortak amacı çocuğun -daha da- mutlu olmasını sağlamaktır. Kendini adeta çocuğua ‘adayan’ ebebeynler, ileriki dönemlerde amaçladıkları sonucun tam tersi ile karşılaşma riski taşırlar. Bu ne anlama geliyor?

Çocuğu için en iyisini, en doğrusunu isteyen, onu mutlu edecek arayışlardan vazgeçmeyen ve hayatını odak noktasına çocuğunu ve onun taleplerini koyan ebeveynler -özellikle de anneler- aslında kendi mutsuzlukları için şahane bir zemin hazırlıyorlar. Sonrasında ise çocuklarının ve eşlerinin mutsuzluğu için..

‘Adanmış Ebeveyn’ Misiniz?

Hayatınızın çocuk sahibi olduktan sonraki dönemine baktığınızda ne görüyorsunuz? Kendiniz için neler yapmışsınız? En son ne zaman eşinizle başbaşa romantik bir gece geçirdiniz ya da sadece ikinizin olduğu herhangi bir etkinlik yaptınız? Hobilerinize en son ne zaman ve ne kadar zaman ayırdınız? Sevdiğiniz bir kitabı -çocuk gelişimi ile ilgili olmayan bir kitabı- keyfini çıkara çıkara en son ne zaman okudunuz? Uzun ve keyifli bir yürüyüş yapalı ne kadar oldu?

Tüm bunları yapmayalı uzun zaman oldu ise durup düşünmenizin vakti gelmiş demektir.

Öncelikle, çocuğun elbette sevgiye ihtiyacı olduğunu söyleyelim. Çocuğunuzla ilgilenmek demek sadece onu fiziksel ihtiyaçlarını karşılamanız anlamına gelmez. Çocuğun duygusal ihtiyaçları bir çok konunun önünde gelir. Ancak şu noktayı her anne babanın bilmesinde fayda vardır: Nasıl ki yemek yediğimizde doymak için belli bir kapasite söz konusu ise ve üzerine çıkmak rahatsız edici ise aynı şey duygusal ihtiyaçlarımız için de geçerlidir.Çocuğunuzun kendine yeten, bağımsız bir kişilik gelişimi sergilemesini istiyor iseniz, tüm zamanınızı çocuğunuza ayırmayın ve onun kendisi ile başbaşa kalmasına fırsat verin. Aksi halde çocuğunuzun ‘duygusal hazımsızlık’ yaşamasına neden olabilirsiniz.

Ayrıca annelerin günlük zamanlarını planlaması ve gün içinde yapılacak işleri öncelik sırasına göre listelemeleri de işlerini kolaylaştıracaktır. Bunu yaparken paslayabileceğiniz işleri paslayın. Örneğin çocuğunuzun yaşı uygunsa, astığınız çamaşırları toplamasını ondan isteyin ya da arket alışverişi için eşinize görev verin. Böylelikle günlük rutinleri bölüşerek, kendi yükünüzü azaltın.

Çok önemli olan bir diğer nokta da çocuğunuzun uyku rutinidir. Çocuğunuza mutlaka erken yatma alışkanlığı kazandırın. Bir çocuğun anne ve babasından önce yatması, anne-babanın kendilerine ait, özel bir zaman geçirmesi ve bu zaman içinde ilişkilerini besleyen aktivitelerle kendilerini iyi hissetmeleri için çok önemlidir. Bu zaman zaman karı kocanın başbaşa izleyip kahkahalarla güldüğü bir film olabileceği gibi kimi zaman da sadece bir fincan kahve bile olsa..


Paylaş.

About Author

Aile danışmanı. İletişim ve sosyoloji eğitiminden sonra psikoloji eğitimi alıp aile ve çocuk psikolojisi üzerine çalışmaya başladı. Üç kız ve bir erkek çocuk annesi. Sakarya'da yaşıyor.

Comments are closed.