Çocuk Sahibi Olmaya Hazır Mısınız?

0

Çocuk yapmak kimileri için ince planlanan bir süreçtir, kimileri içinse evlilik hayatı sırasında gelişen ve anne adayı tarafından sürpriz olarak açıklanan bir tesadüftür. Çocuk sahibi olmak her zaman güzeldir, en kasvetli zamanların kara bulutlarını bile dağıtır ama gerçekten bu dünyaya bir çocuk getirmek isteyip istemediğinizden emin misiniz?

Araba kullanacaklar için ehliyet, evlenecekler için sağlık raporu ve yüksek riskli işe alınacaklar için detaylı destler uygulanıyor. Fakat çocuk sahibi olmak için evli olmak dışında, son zamanlarda bu şart da en azından resmi olarak aranmıyor, aranan bir şart yok. Ama olmalı elbette. Ciddi, etkili ve kısa süreli bunaltmayan eğitimlerle anne-baba adayları hayatlarına girecek yeni insancık için hazırlanmalı.

İnsanların hayata öldükten sonra da devam etme güdüsüyle, ölüm ve yok olma korkusundan sıyrılma umuduyla çocuk sahibi olmak istediği yazılır, psikoloji kaynaklarında. Aynı kaynaklarda çocuk sahibi olmanın biraz egoist bir girişim olduğu da anlatılır. Bu bilinçaltındaki bir nedendir. En üst bilinç katmanlarında ise, evlenmeyen, evlense de çocuk yapmayan insanlar için uydurulan birtakım saçma senaryolardan kaçınma güdüsü var.

Peki dünya çocuğumuza layık olacak kadar güzel mi değil mi, ona sağlayacağınız imkanlardan eminseniz bu dünyayı en azından bir çocuk tanımalı, tatmalı diyorsanız doğmamış çocuğunuzun yerine kendinizi koyarak ve egoistlikten uzak bir karar vermiş olursunuz.

Çocukla hayata yeniden başlarız, onunla çocuk olur, büyürüz. Onun okul telaşı, ilk aşkı, alışkanlıkları, inanılmaz bir mucize karşısındaymışız gibi gülümseten gelişimiyle hayat tam anlamıyla tazelenir.

Fakat çocuk sahibi olmanın maddi ve manevi sorumlukları karşısında çevresindeki ailelere biraz gözlemci titizliğiyle bakan insanların da ‘çocuk istemiyorum’ deme hakkı var. Çünkü çocuk, çokça zaman alan ve hayattaki başka hiçbir sorumluluğa benzemeyen bir yükü omuzlarınıza yerleştiren tatlı da olsa bir telaştır.

Eğitimi, ihtiyaçları, sosyal ve bireysel gelişimi hepsinden önemlisi bir zerre bile toz konmasını istemediğimiz mutluluğu dünyamızda hiç de yabana atılmayacak tehditler altında, ne yazık ki.

Yılda doğacak çocuk sayısı üzerinden ekonomi politikalarının üretilmesi, güvenlik stratejilerinin düzenlenmesi ve tüketici nüfusu grafiklerinin çizilmesi göz önünde alındığında çocuk yapmak için bir kere daha düşünmek gerekir.

Ailenizin yeni üyesi için hazırlanan odalar, kurulan hayaller yapılan planlar onun dünyaya gelişiyle bir de bakmışsınız kısa süre sonra onun eğitimi, tatili, oyunu, gıdası, işi, evliliği, yabancı dili, bedensel ve psikolojik sağlığına yönelik çabalara dönüşmüş. Hepsi tatlı telaşlar, çocuk sahibi olmadan anlaşılamayacak duygular, insanın hayatında başına gelebilecek en güzel şeyler, çocuklar.

Çocuklara göre tasarlanmayan kentlerde, çalışanının çocuk sahibi olma hakkını ikinci plana öteleyen iş hayatında ve eşler arası uyumun kırılgan doğasında, nerede oynayacağını, anne-baba çalışırken kimin bakacağını ve ona ömür boyu mutlu bir yuva sağlayıp sağlayamayacağını düşünen anne-baba adayları için şöyle bir naçizane öneride bulunalım:

Çocuk konusunda karar vermeden önce biraz kendi çocukluğunuzu hatırlamanız, biraz çocuklu aileleri gözlemlemeniz ve konunun bir anlık heves olamayacak kadar önemli olduğunu çokça düşünmeniz hem onun bilinçli bir seçim olduğunu söyleyebilmenize hem de mutluluğuna katkı sağlayacaktır.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.