Öfke Kontrolü Çocukluktan Başlar!

2

Toplum içinde karşılaştığınız her 10 kişiden 4’ünün öfke sorunu yaşadığını biliyor muydunuz? Esasında üzerinde bu kadar çok konuşulan ve araştırma yapılan öfke ile ilgili bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek ile başlamak gerekir.

Öfke söz konusu olduğunda aslında rahatsız olunan, kişinin hem kendisi ile hem de etrafındaki sosyal çevre ile kurduğu ilişkilerde sorun yaratan şey bizzat öfke duygusu değil, bu duygusu ifade ediş şeklidir. Çünkü öfke, kişinin hoşnut olmadığı her duruma karşı verdiği temel reaksiyon ve hissedilen evrensel duygulardan biridir.

Günlük hayatta insanlarda öfke duygusuna neden olan pek çok olay ya da olgu ile karşılaşmak mümkündür. Trafik bile tek başına, insanları öfkelendirmek için yeterli bir nedendir. Eğer insan kendisini öfkelendiren olaylara uygun ve makul tepkiler veriyor ise öfke özünde sağlıklı bir duygu olarak kabul edilir. Ancak aşırı ve kontrol edilemez tepkiler söz konusu oluyor ise bu durumda hem sosyal ilişkilerin bozulmasından hem de kişinin kendine zarar vermesinden bahsetmemiz mümkün olabilir.
Öte yandan öfke yaratan duruma karşı hiçbir tepki vermemek de kişi için sağlıklı bir durum değildir. Çünkü bu durumda öfke duygusu, kişinin içinde kalmakta ve ifade edilememektedir. Bu da öfkenin birikmesi anlamına gelir. Bu durumda insan vücudunda stres meydana gelmeye başlar ve kişinin içinde oluşan bu baskı ve basınç çıkmak için bir yer arar. Böylesi bir durumda ise yaşanan şu olacaktır: Kişi yaşadığı öfkesi ifade etmez, biriktirir, biriktir, biriktirir… Ancak son bir uyaran geldiğinde bu ‘birikme’ eşiği aşılır ve öfke patlaması son uyarana oranla çok daha fazla ve büyük çapta olur. İşte etrafınızda öfke patlaması yaşadığını düşündüğünüz insanların, öngörülemez derecede tepkiler vermesinin ana nedeni budur. Çünkü bu insanlar spesifik olarak o olay ile ilgili değil tüm birikmiş olaylar ile ilgili ‘birikmiş öfke’ye sahiptirler.

Öfke anında kişide meydana gelen tepkiler:

○ Kan basıncında artış.

○ Kalp atışlarının hızlanması.

○ Düzensiz nefes alış verişi.

○ Aşırı stres.

○ Tartışma sırasında şiddet (Bu şiddet tartışılan kişiye ya da başka herhangi bir nesneye dönük olabilir)

Öfke Kontrol Bozukluğunun Nedenleri

Öfke kontrolü aslında çocukluk çağında başlayan bir mekanizmadır ve aynı zamanda beyin ön bölgesinin yani amigdalanın bir işlevidir. Eğer kişinin kötü bir çocukluk çağı yaşantısı hikayesi varsa ya da yanlış anne baba tutumlarından bahsediliyorsa bu durumda çocukların da öfke kontrol mekanizmaları bozulur.

Bunun yanında, öfke, kişinin mutluluk durumunu belirleyen serotonin hormonunun salınım ve işlevi ile de bağlantılı bir duygu olduğu için bu hormonun işleyişinde herhangi bir sorun olduğunda da öfke kontrolünde bozukluk ortaya çıkar.

Çocukların okulda ve/veya yakın çevrelerinde dışlandıklarını düşünmeleri de bir öfke nedeni olarak karşımıza çıkar.

Ayrıca çocuk eğer fiziksel problemlere sahipse kendini öfke ile ifade edebilir. Özellikle de bu fiziksel sorunla ilgili hakaret ya da alaya maruz kalıyorsa. Şişko, dört göz … gibi.

Aile içinde şiddete tanık ya da nesne olan çocuk da şiddeti bir problem çözme aracı olarak kabul eder ve bu şiddeti de elbette öfke ile anlamlandırır.

Eğer çocuk ailesi, öğretmeni ya da yakın olduğu insanlar tarafından ilgi görmediğini, önemsenmediğini hissediyor ve normal şartlar altında ilgi çekemediğini düşünüyor ise bu durumda öfkeyi bir ilgi aracı olarak da kullanabilir.

Medyada, özellikle de televizyonda şiddet içeriği yüksek olan görüntülere şahit olan bir çocuğun öfke ile ilgili sorunları da artacaktır. Şiddet içeren medya ürünleri çocuk ve ergende şiddetin meşrulaşması ve buna bağlı olarak da kullanımının artması sonucunu doğurur.


Paylaş.

About Author

Aile danışmanı. İletişim ve sosyoloji eğitiminden sonra psikoloji eğitimi alıp aile ve çocuk psikolojisi üzerine çalışmaya başladı. Üç kız ve bir erkek çocuk annesi. Sakarya'da yaşıyor.

2 Comments

  1. Çocuklukta sevgi görmemiş hayatı yıpranmış bir insana yardımcı olunabilir mi herşey için geç mi yoksa?