Tartışmak… Ama Nasıl?

0

“Anne-babaların çocuklarının gözü önünde tartışması doğru mu?”

Bu soru psikologlara en çok sorulan soruların başında gelir. Her uzmanın kendi bakış açısına göre yanıtladığı bu soruya benim cevabım şu: Tartışmanın niteliği, tartışmanın kendisinden çok daha önemlidir.

Her ailede tartışmalar olur ve de olmalıdır. Ancak eğer yapılan tartışma, konuyu daha önce düşünülmemiş farklı bir boyuta taşıyor, taraflar arasında bir yenilenme yaratıyor ve sonunda uzlaşma sağlanıyorsa, çocuk bu tartışmadan çok şey öğrenir. Böyle bir tartışmanın çocuğun ruhu üzerinde bir hasara neden olduğu asla söylenemez. Ancak ne yazık ki pratikte yaşanan tartışmalar pek de böyle değil…

Şahit olduğumuz tartışmalar içinde bolca  dayatma, kısıtlama, öc alma, bastırma ve hatta zaman zaman hakaret barındırdığı için çocukta da hep aynı derin etkileri yaratır: Hayal kırıklığı,yalnızlık, hüzün, ağlamak, yalnızlık, isyan ya da teslimiyet. Yetişkinler için bile zor olan bu tartışmalar elbette çocukta da güvensizliğe neden olur.Çünkü çocukları hayata bağlayan ve onların dünyayı tanımasına öncülük eden en önemli faktör aile yani anne-babadır. Özellikle 0-14 yaş aralığındaki çocukların dünya ve insanlar ile ilgili tüm adlandırmaları anne-babaları üzerinden olur. Bu sebeple şahit olunan tartışmalar çocukların ilerleyen yıllarda ciddi patolojik sorunlar yaşamasına neden olabilir.

Çocuk 2-5 yaş arasındaysa, tartışan anne-babayı izlemek onlar için dünyanın yerle bir olması ile aynı anlama gelir.

Çocuk 5-10 yaş arasındaysa, hissettiği şey suçlulukla birlikte çaresizliktir ve çok büyük bir ihtimalle içe kapanmayı beraberinde getirecektir.

Çocuk 11 yaş ve üstündeyse, tartışmalarda taraf olmaya ve iki tarafın arasını bulmaya ya da bir tarafı dışlama gibi davranışlar ortaya çıkar. Hangisini yaşarsa yaşasın bu ya grubu çocuklarda bu tutumlar ruhsal sorunlara neden olur.

Tartışmalarla ilgili anne-babaların yapacağı en büyük hatalardan biri çocukları tartışmanın içine çekmek ve ona haklı/haksız gibi yorumlar yaptırmak olacaktır. Çocuğun yaşayacağı ciddi ruhsal problemlere zemin hazırlayan bu tutum anne-babalar için çok ciddi bir tuzaktır.

Yapılması gereken kaç yaşında olursa olun, çocuğun ‘çocuk’ olduğunu akıldan çıkarmamaktır. Onlarla arkadaşlık ilişkisine girmeden, anne-baba rolünü koruyarak iletişimde olmak ve kendi kişisel ‘yetişkin’ problemlerine çocukları karıştırmamak sağlıklı psikolojiye sahip bir çocuk büyütmek için şarttır.

 


Paylaş.

About Author

Aile danışmanı. İletişim ve sosyoloji eğitiminden sonra psikoloji eğitimi alıp aile ve çocuk psikolojisi üzerine çalışmaya başladı. Üç kız ve bir erkek çocuk annesi. Sakarya'da yaşıyor.

Comments are closed.