Tek Çocuk Sendromu

0

Günümüzde daha sık görülmekle birlikte uzun zamandır, özellikle annenin de çalıştığı ailelerde yaşanan en dikkat çekici değişimlerin başında, ebeveynlerin sahip olmak istedikleri çocuk sayısı gelir. Bazen sosyo ekonomik nedenlerle bazen de birden fazla çocuğa ilgi gösterememe endişesi ile ebeveynler birden fazla çocuk sahibi olmayı düşünmezler.

Tek çocuk sahibi olmayı ve de öyle kalmayı düşünen aileler, daha çok çocuk yetiştirme konusunda kaygı taşıyan ailelerdir.Çocukların gelişim sürecinde sergileyecekleri dürtüleri engellemek, zihinsel ya psikolojik gelişimlerini destekleyememek gibi kaygılar taşıyan bu aileler, çocukla ilgili yaşanabilecek her türlü olumsuzlukla hatayı kendilerinde arama eğilimi sergiler. Ancak bu kaygı zaman zaman  kurallar, sınırlar ve disiplinle ilgili sorunlar yaşanmasına neden olabilir. Kendini ailenin merkezi olarak hisseden çocuk, daha talepkar ve kuralsız olabilir.İşte tam da bu noktada çocuklar için evrensel olan o kural karşımıza çıkar: Çocuğun sınırlara ihtiyacı vardır.

Öte yandan her çocuğun ilk üç yıl anne ile yoğun temasa ihtiyacı vardır ve bu dönemin sağlıklı atlatılabilmesi hayatın devamında çok önemlidir. Ancak üç yaşından sonra bir çocuğun en önemli ihtiyacı sosyalleşmektir. Çocuk eğer kreş ya da oyun grupları gibi sosyalleşme ortamlarına girebiliyorsa, bu noktada tek çocuk olması sorun olmaz. Çünkü paylaşmayı da rekabeti de grup içinde var olabilmeyi de bu ortamlarda öğrenebilir. Ama böyle bir tercih yoksa örneğin üç yaşından sonra evde bakıcıyla kalıyorsa ya da bir aile büyüğü ile zaman geçiriyorsa (ki buna anne da dahildir) çocuğun bu ihtiyaçları karşılanmamış olur. Bu da çocuğun sağlıklı ilişki modelleri geliştirmesini engeller. Çünkü bu yaş grubundaki bir çocuk, yetişkinlerle kurduğu ilişkide ya kontrol ya da itaat eder.Bu, çocuğun özgüven duygusunun oluşmasına engeldir. Bir çok ortamda anne ve babaya, genellikle de anneye karşı bağımlılığın ortaya çıkmasına neden olur.Şu noktaya da değinmekte fayda vardır: Tek çocuk sahibi olan ebeveynlerin çocuklarından beklentileri çok daha yüksek olduğu için anne babalar daha fazla hayal kırıklığı yaşama ihtimali ile karşı karşıyadır.

Tek çocuk sahibi olmanın en büyük avantajı, çocuğa ayrılan zamanın daha fazla olmasıdır.

Eğer,

– Anne babalar çocuğun yetiştirilmesi ile ilgili ortak kararlar alıp bir takım gibi hareket ederlerse,

– Çocuğun ihtiyacı olan sınır ve kurallar özenli ve istikrarlı bir şekilde belirlenir ve sürdürülürse,

– Haz erteleme konusuna özen gösterilirse yani istediği herşeyi istediği anda yapmak yerine, beklemeyi ve sabretmeyi öğrenirse,

-Üç yaşından itibaren yaşıtlarıyla ilişki kurmasına imkan sağlanırsa ,

-Aile büyüklerinin çocuğun ‘benmerkezci’ yapısını destekleyen davranışlarına dikkat edilirse tek çocuk sahibi olmanın dezavantajlı bir durum olduğundan bahsedilemez.

Şu iki nokta konuyu özetlemesi açısından çok önemlidir. Birincisi önemli olan çocuk sayısı değil, ailenin çocuğa bakış açısıdır. İkincisi ise tek çocuk olarak yaşanan sorunların kaynağı tek çocuk olmak değil, hatalı anne baba tutumlarıdır.


Paylaş.

About Author

Aile danışmanı. İletişim ve sosyoloji eğitiminden sonra psikoloji eğitimi alıp aile ve çocuk psikolojisi üzerine çalışmaya başladı. Üç kız ve bir erkek çocuk annesi. Sakarya'da yaşıyor.

Comments are closed.