İstanbul’un Tarihi Lokantaları

0

İstanbul, yüzyıllar hatta binyıllar boyunca medeniyetlerin beşiği olmuş kozmopolit bir kent. Bu da, şehrin kültürel açıdan olduğu kadar yeme-içme açısından da “doyurucu” olmasını sağlıyor. Birçok farklı medeniyete ve mutfağa ev sahipliği yapan İstanbul’un yemek kültürünü tek bir kategori altında incelememiz olanaksız. Fast-food’dan balığa, et ürünlerinden pideye birçok lezzet, farklı ustaların ellerinde kuşaktan kuşağa şekillenerek rafineleşmiş durumda. Aslına bakarsanız, bugün İstanbul’un neresinde bir şeyler yerseniz yiyin, bu tarihi birikimin esintilerini hissedebilirsiniz. Ancak bazı “kült” mekânlar, bu şehrin adeta birer bayrak direği haline gelmiş durumdalar. Sizlerle, İstanbul’un en seçkin 10 tarihi lokantasını paylaşmak istedik. Gelin hep birlikte, şehrin nadide lezzetlerini yakından tanıyalım.

 10- Tarihi Hacı Abdullah Lokantası – Beyoğlu

Hacı Abdullah'ın web sitesinden alınmıştır.

Hacı Abdullah’ın web sitesinden alınmıştır.

İstiklal Caddesi’nin Ağa Camii sokağında bulunan Hacı Abdullah lokantası, Osmanlı’nın yalnızca mutfağının değil, aynı zamanda işletme modelinin de harika bir örneği. Zira “ahilik” teşkilatının devamı olan lokanta, babadan oğula değil, “ustadan çırağa” devredilerek gelmiş bugünlere. Mekânın müdavimleri arasında hem Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de Mustafa Alabora’nın oluşu, damak tadı ve lezzet olgusunun siyaset üstü konumunu gösteriyor.

Hacı Abdullah’da fiyatlar maalesef biraz yüksek. Ancak bu tarihi lokantanın “imza” lezzetlerini mutlaka tatmalısınız. Lokantanın oldukça geniş bir menüsü var ve vitrindeki renkler başınızı döndürebilir. Sizin için önerilerimiz ise hünkârbeğendi, karışık komposto ve karışık turşu tabağı. Bu “efsane üçlü” için ödeyeceğiniz tutar 45,5 TL.

 9- Tarihi Develi Restaurant – Samatya

Develi Kebap'ın web sitesinden alınmıştır.

Develi Kebap’ın web sitesinden alınmıştır.

Develi Kebap'ın web sitesinden alınmıştır.

Develi Kebap’ın web sitesinden alınmıştır.

Develi Kebap'ın web sitesinden alınmıştır.

Develi Kebap’ın web sitesinden alınmıştır.

1912 yılında Develi ailesi tarafından Antep’te kurulan bu mekân, İstanbul’un efsaneleri arasında yer alıyor. Sayısız ödülü bulunan Develi’nin birçok şubesi bulunsa da, Samatya’da bulunan ve İkinci Bahar dizisindeki “Vakkas’ın kebapçısı” olarak tanıdığımız tarihi lokantayı mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz.

Develi’nin klasikleşmiş lezzetleri arasında katmer, etli çiğköfte ve küşleme bulunuyor. Antep’ten getirilen yöresel lezzetler ve sızma zeytinyağı, paket olarak da satışa sunuluyor. Yöresel meze çeşitleri ile de dikkat çeken Develi’nin şaşlık kebabı ise son dönemin kasap konseptli mekânlarına ders verecek nitelikte. Develi Samatya’nın salonu biraz küçük olduğundan, gitmeden rezervasyon yaptırmalısınız. Katmer, çiğ köfte ve küşleme üçlüsü için toplamda 61 TL ödemeniz gerekiyor.

 8- Tarihi Sultanahmet Köftecisi – Sultanahmet

Sultanahmet Köftecisi'nin web sitesinden alınmıştır.

Sultanahmet Köftecisi’nin web sitesinden alınmıştır.

1920 yılında Mehmet Seracettin Efendi tarafından kurulan Tarihi Sultanahmet Köftecisi’ni bugün dördüncü kuşak işletiyor. Yüz yıla yakın süre içerisinde Sultanahmet Köftesi Türkiye’nin en çok taklit edilen markası haline gelmiş. Ancak bugüne kadar yediğimiz Sultanahmet köftelerinin hiçbiri, burada en iyi et ve rafine edilmemiş tuz ile üretilen, hiçbir baharat katılmayan lezzet toplarının yanına yaklaşamıyor.

Tarihi Sultanahmet Köftecisi’nde ızgara köftenin yanında yalnızca acı sos ve biber turşusu sunuluyor. Köftenizin yanına piyaz ve ayran almanızı öneriyoruz. Pilavı köfteleri kadar iddialı olmasa da, kuzu şiş oldukça başarılı.  İstanbul’un diğer tarihi lokantalarına göre uygun fiyatlar sunan mekânda bir porsiyon köfte için 15 TL ödemeniz gerekiyor.

 7- Tarihi Karaköy Balıkçısı Grifin – Karaköy

Tarihi Karaköy Balıkçısı'nın web sitesinden alınmıştır.

Tarihi Karaköy Balıkçısı’nın web sitesinden alınmıştır.

1923 yılından beri Karaköy’deki Grifin Han’ın en üst katında hizmet veren Tarihi Karaköy Balıkçısı, Patrikhane’den Selimiye’ye, Süleymaniye’den Haydarpaşa’ya uzanan bir “İstanbul Panoraması” sunuyor. Mekânın küçük porsiyonları ve yüksek fiyatları çok eleştirilse de, özellikle balık çorbası, kağıtta levrek ve kabak tatlısı seçenekleri manzaraya yaraşır nitelikte.

Yerli ve yabancı basın tarafından sayısız ödüle layık görülen Tarihi Karaköy Balıkçısı’nın mezeleri de oldukça iddialı. Lakerda ve hamsi kuşu mekânın popüler mezeleri arasında yer alıyor ve kalabalık akşamlarda hızla tükeniyor. İstanbul’a gelen yabancı misafir ve iş ortaklarının ağırlanması için en popüler mekân olan Grifin’de şarap dahil bir akşam yemeği için yaklaşık 100-130 TL ödemeniz gerekecek.

 6- Beyti Restaurant – Florya

Beyti'nin web sitesinden alınmıştır.

Beyti’nin web sitesinden alınmıştır.

1945’ten günümüze kurucusu Beyti Güler tarafından işletilen ve artık bir kebap ismi haline gelmiş olan Beyti, başbakanlardan krallara, film yıldızlarından çevre esnafa herkesin gözdesi olan bir mekân. “Etin en iyi piştiği yer” sloganının hakkını sonuna kadar veren restoranın etleri halen Beyti Güler tarafından seçiliyor ve geleneksel yöntemlerle dinlendirilip terbiye ediliyor.

Giriş kısmı müze şeklinde dekore edilen ve tarihin kasvetini hissettiren çizgileri ile başlı başına bir tecrübe sunan Beyti’nin bir kebapçıdan ziyade “et lokantası” olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu yüksek kalite için, yüksek fiyatları göze almanız gerekiyor. Kuzu etinin en yumuşak yerine kaburga yağı sarılarak oluşturulan Beyti Kebap için 72 TL’den sunuluyor.

5- Giritli Restaurant – Ahırkapı

Giritli Restoran'ın web sitesinden alınmıştır.

Giritli Restoran’ın web sitesinden alınmıştır.

Giritli Restoran'ın web sitesinden alınmıştır.

Giritli Restoran’ın web sitesinden alınmıştır.

Giritli Restoran'ın web sitesinden alınmıştır.

Giritli Restoran’ın web sitesinden alınmıştır.

Ülke geneline yayılan ünü ve Girit’in tarihi meze kültürünü başarıyla yanstıması nedeniyle seçtiğimiz bu restoran, Girit’li bir ailenin kızı olan Ayşe Şensılay tarafından kurulmuş ve işletiliyor. Şensılay’ın Girit’te restoran işleten büyük dedesinin mirası, geniş meze yelpazesinde hayat buluyor.

Giritli’de restorana giriş yaptığınız anda masanıza çeşit çeşit mezeler gelmeye başlıyor. Bazı mezeler minik birer “tadımlık” boyutunda olsalar da otlu börek, kalamar tava ve ahtapot ızgara gibi seçenekler birer öğün niteliğinde. Mezeler ilerledikçe mevsimlik balıklar servis ediliyor ve sona doğru portakallı helva ve ev yapımı kızılcık likörü ile ilerleniyor. Tüm bunlar için, sınırsız yerli içki de dâhil olarak 115 TL ödemeniz gerekiyor.

4- Kanaat Lokantası – Üsküdar

Kanaat Lokantası'nın web sitesinden alınmıştır.

Kanaat Lokantası’nın web sitesinden alınmıştır.

1933 yılında Üsküdar Meydanı’nın biraz yukarısında, Selmanipak Caddesi’nin başında kurulan ve halen aynı yerde hizmet veren Kanaat Lokantası, Anadolu Yakası’nın popüler mekânlarından biri. Unutulmuş Osmanlı lezzetlerini ve Cumhuriyet dönemi mutfağını sunan Kanaat Lokantası, değişmeyen dekoru ve sürekli kalabalığı ile turistlerin de uğrak noktası.

Yemekler bazı damaklar için fazla “yağlı” olsa da, bu durum yıllardır değişmeyen tariflerin sonucu. Yılbaşında hindi dolması siparişi ve yazları keçi sütünden sade dondurması ile çok popüler olan mekânda özellikle Ramazan ayında yer bulmak çok zor. Kanaat Lokantası’nda mercimek çorbası, elbasan tava, iç pilav ve ayva tatlısı yemenizi öneriyoruz. Bu menü için yaklaşık 45-50 TL ödemeniz gerekiyor.

3- Pandeli Lokantası – Eminönü

Panderli'nin web sitesinden alınmıştır.

Panderli’nin web sitesinden alınmıştır.

İlk olarak 1901 yılında Pandeli Çobanoğlu tarafından kurulan Pandeli Lokantası, yüz yılı aşkın süredir İstanbul’un birçok ünlü simasını ağırlıyor. Birçok kez yeri değişen, 6-7 Eylül olayları esnasında yakılan, dönemin Başbakanı Andan Menderes ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın ortak girişimi ile Mısır Çarşısı’nın girişinde bulunan bugünkü yerine kavuşan Pandeli Lokantası, 45 yıllık aşçıları ile de tarih kokuyor.

Pandeli Lokantası’nda yalnızca öğlen servisi yapılıyor. Turist kafilelerinin favorisi olan mekânda sıra beklemeniz gerekebilir. Mekânda fiyatlar ortalamanın biraz üzerinde olsa da, uygun fiyatlı seçenekler de mevcut. Sizlere önerimiz yaprak dolması, patlıcanlı dönerli börek ve karışık tatlı tabağı. Bu üçlü için toplamda 40 TL ödemeniz gerekiyor.

2- Tarihi İskender Kebapçısı – Bayrampaşa

Tarihi İskender Kebabçısı'nın web sitesinden alınmıştır.

Tarihi İskender Kebabçısı’nın web sitesinden alınmıştır.

Tarihi İskender Kebabçısı'nın web sitesinden alınmıştır.

Tarihi İskender Kebabçısı’nın web sitesinden alınmıştır.

İskender Kebabının uzun tarihi ve Bursa’da bulunan kökleri, herkes tarafından biliniyor. Ancak İstanbul’da da “keşfedilmemiş” İskender lokantaları muhteşem lezzetler sunuyorlar. Listemizdeki diğer mekânlara göre daha az “ünlü” olsa da, tam kıvamında pişen döneri ve gerçek tereyağı ile mutlaka tadılması gereken İskender kebabı, neden her daim kalabalık olduğunu açıklıyor.

Bayrampaşa Belediyesi’nin yanında bulunan iki katlı tarihi bir salonda hizmet veren Tarihi İskender Kebapçısı, turistlerden çok “halka” yönelik oluşu ve mütevazı fiyatları ile de gönlünüzü kazanacaktır. Pide-lahmacun çeşitlerinin yanı sıra alinazik veya patlıcanlı kebap gibi çeşitleri ile de iddialı olan Tarihi İskender Kebapçısı’nda bir porsiyon “etibol” İskender için 21 TL ödemeniz yeterli.

 1- Yanyalı Fehmi Lokantası – Kadıköy

@enginyusumut adlı kullanıcının Instagram hesabından alınmıştır.

@enginyusumut adlı kullanıcının Instagram hesabından alınmıştır.

@ahmetyener adlı kullanıcının Instagram hesabından alınmıştır.

@ahmetyener adlı kullanıcının Instagram hesabından alınmıştır.

@fatihkuce adlı kullanıcının Instagram hesabından alınmıştır.

@fatihkuce adlı kullanıcının Instagram hesabından alınmıştır.

Listemizin bir numarasında, 1919 yılında Fehmi Sönmezler tarafından Kadıköy’ün Osmanağa Mahallesi’nde kurulan ve aynı yerde hizmet veren Yanyalı Fehmi Lokantası bulunuyor. Bugün üçüncü kuşağın hizmet verdiği lokanta, Osmanlı mutfağının en seçkin örneklerini tarihi bir atmosferde sunuyor.

Kadıköy’ün olanca kalabalığının arasında saklanmış, sakin arka bahçesi ile nezih bir ortam sunan ve mutfağına her daim girebileceğiniz tertemiz bir işletme olan Yanyalı Fehmi Lokantası’nın imza lezzetleri arasında işkembe çorbası, tereyağlı pilav ve dondurmalı irmik helvası yer alıyor. Zeytinyağlı biber dolması ve hünkârbeğendi de mutlaka denemeniz gereken lezzetler arasında. Yanyalı Fehmi’de ortalama bir öğle yemeği için yaklaşık olarak 50-60 TL ödemeyi gözden çıkarmanız gerekiyor.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.