24 Ekim’de Vizyona Giren Filmler

0

24 Ekim Cuma günü vizyona 9 film girdi. Nergis Hanım, Aşkın Halleri, Delisin! Delisin!, Birleşen Gönüller, Annabelle, Sabit Kanca 2, Kağıttan Kayıklar, Ya Aşksa ve Fury bu hafta vizyona giren filmler… Hangi filme gideceğinize karar vermek için kısa film tanıtımlarına göz atın…

nergis-hanim
1. Nergis Hanım – Alzheimer hastalığı oldukça ilerlemiş olan Nergis hanım evinde kendi oğlu olan Ekrem bey tarafından bakılmaktadır. Onun bütün ihtiyaçları ile ilgilenen Ekrem, annesinin huzuru için kendi hayatındaki planlardan ve tutkulardan vazgeçmek zorunda kalmıştır. Sade bir yaşam sürmeye zorlanan Ekrem bey, maddi sıkıntılar içinde monoton bir hayata mahkum kalmış, annesinin onun adını bile hatırlamaması ise bütün bu olayları daha da zorlaştırmıştır. Nergis hanım, oğlu Ekrem’in sabrını istemeden de olsa zorlayarak en sonunda kırılma noktasına ulaşmasına sebep olmuştur. Ekrem her ne kadar çıldırmak üzerede olsa annesi için bütün çileleri çekmeye hazırdır ta ki Nergis Hanımın son bardağı taşıran son damlasına kadar… Ekremin artık dayanamayacağı o son damla.

 

askin-halleri
2. Aşkın Halleri – Asıl adı ‘’The Disappearance of Eleanor Rigby: Them’’ olan bu film, üniversitede bir konferans sırasında başlayan bir aşk hikayesini anlatmaktadır. Aşkı ve hayatı tekrar birbirlerinde keşfetmeye çalışan çift, birbirlerini tanıdıkça eski hatıraların ortaya çıkmasına sebep olurlar. Fakat bu hatıralar hep tatlı anılar değildir. Sıradan bir aşk hikayesini zaman zaman kadın ve erkeğin açısından ayrı ayrı anlatan film , geçmişin ne olursa olsun bizimle gelen bir yük olduğunu ortaya sermiştir. Serinin önceki filmleri ‘’The Disappearance of Eleanor Rigby:Her’’ ve ‘The Disappearance of Eleanor Rigby:Him’ adı altında geçen sene seyirci ile buluşmuştu. O filmlere bir devam niteliği taşıyan ‘’Them’’ size hissettireceği değişik duygularla beğeninizi kazanmaya favori. Filmde her ne kadar çiftimiz başrol gözükse de, gerçek hayatta olduğu gibi her zaman çevrelerinin odak noktası değiller. Bu da filmin günlük yaşam ile daha fazla bağdaşıp bize yakın gelmesinin bir sebebi. Kesinlikle izlenmeli, şüphesiz bir çok dalda oscarlara aday olacak bir yapıt.

 

delisin_filmi_amaan_hangimiz_degiliz_ki_sloganiyla_perdede_h24060
3. Delisin! Delisin! – Eğlenceli filmleri seviyorsanız bu film tam size göre, akıl hastahanesinden kaçmayı başaran 3 kafadar, kendilerini maceradan maceraya atmakta kararlıdırlar. Bir yandan hastahane tarafından her yerde aranırken, diğer yandan başlarını soktukları dertler peşlerini bırakmamaktadır. Tolga Baş’ın yazıp yönettiği ve bütün aile için bir neşe kaynağı olacak bu film, Çetin Altay, Turgut Tunçalp ve Ender Gülçiçek gibi yeteneklerin eşliği ile birleşince, mükemmel bir eser çıkmış ortaya. Şizofren hastalığından muzdarip kişileri oynamaları gereken bu aktörler bence yapılabilecek en iyi rolü yapmış ve gerçekten bu hastalığa sahip kişilerin duygu değişimlerini gerçekçi bir biçimde gözler önüne sermişlerdir. Size de izlemenizi kesinlikle öneriyor ve tavsiye ediyoruz.

 

birlesen-gonuller
4. Birleşen Gönüller – Bu senenin en gözde türk filmlerinden biri olmaya aday, gerek bütçe gerekse oyuncu kadrosu olarak zengin bu yapımın seyircileri koltuklarına kilitleyeceği kesin. İki farklı dönemi anlatan film, evli bir çiftin (Yunus ile Dilek) görev nedeniyle Kazakistan’a yerleşmesi üzerine kuruludur. Kocasını çok seven fakat vatanından uzakta yaşamak konusunda tereddütleri olan Dilek’i, Cennet teyze kendi hikayesi ile ikna etmeye ve sakinleştirmeye çalışır. Cennet teyze kendi kocasını evlendikten 1 gün sonra 2.Dünya Savaşı’na yollamak zorunda kalmıştır. Nazileri ve onların yaşam tarzlarını başarılı bir şekilde yansıtan bu film , savaş ve aşk içeriklerini birlikte işlemesiyle gerçekten önemli başarıya ulaşacak gibi gözüküyor. Daha önce Türk filmlerinde Nazilerin bu derece ayrıntılı anlatıldığını sanmıyorum. Bir şans verilebilir.

 

annebelle
5. Annabelle – Bir korku filmi ile daha karşımızda Gary Dauberman, size keşke bu film oscarlık film ya da 50 yıl sonra tekrar tekrar izlenecek diyebilsem fakat öyle bir film olmaması izlememeniz gerektiği anlamına gelmiyor, evleri satanistler tarafından ayin yeri olarak kullanılan evli bir çift bu olaydan sonra taşınıyorlar fakat kötü ruhun evdeki oyuncak bebeğe geçtiğinden habersizler. Yeni evlerinde yeni bir başlangıç isteyen bu çift bir takım paranormal olaylarla karşılacaklarından habersizler. Daha önce dediğim gibi olağanüstü bir başarı yakalayacak diyemem ama film boyunca koltuklarınızdan bir kaç kez zıplayacağınız kesin. Film daha önce çekilmiş her tür korku filminden alıntılar içeriyor, bir an paranormal aktiviteden sahneler izlerken bir sonraki an chucky izliyor gibi hissedeceksiniz. Kısacası eski filmleri izlerken yaşadığınız bütün duyguları tekrar yaşayacaksınız. Filmi önermemin sebebi de bu şimdiden iyi seyirler.

 

sabit-kanca-2
6. Sabit Kanca 2 – İlk filmiyle de mutlu etmeyen sabit kanca bu sefer kalitesini gerçekten belli etmiş, herhangi bir konusu bulunmayan film, zamanında gündem olmuş konuları skeç şeklinde filme yedirmeye çalışmış. Yine sadece survivor ile gündeme geldiği için oyunculukla hiçbir alakası olmayan , sadece takipçilerinin izlemesi umuduyla filme konan Turabi, yine kendi ismiyle kendi karakterini canlandırmakta. İlk filmin topladığı azıcık ilgiyle rehavete kapılan ekip, hiçbir hikaye ya da sanat sıkıntısı çekmeden bir tek para kazanmak amacıyla ikinci filmi çektiği çok açık. Oyuncuların, gerçek oyuncuların kişisel yetenekleri normalde nasıl bilemem ama kötü senaryo ile birleşince ne kadar yetenekli olursa olsunlar, filmi kurtarmaya yetmiyor. Diğer filmleri tercih etmeniz daha keyifli zaman geçirmenizi sağlayacaktır.

 

kagittan-kayiklar
7. Kağıttan Kayıklar – Murat Yaykın tarafından çekilen bu filmin hikayesi aslında bir kaç sene daha öncesine dayanmaktadır. Film, 2012 yılında tarih çalışması yapmak için gittiği Diyarbakır’da tanıştığı ve 7 yaşındayken ülkeye barış gelene kadar Türkçe konuşmama kararı alan 14 yaşındaki Medya’yı konu almaktadır. Onun köyünde verdiği mücadeleleri anlatan bu film daha çok bir sanat filmi olarak karşımıza çıkıyor. Uzun metrajlı olmasına rağmen bir çok sessiz sahne içeren bu film, değişik bir havayla sizi büyülemeyi amaçlıyor. Anlatacak bir hikayesi olan bu eser , ülke sorunlarını diğer taraftan dinlemenizi sağlayacak ve küçük bir kızın bu tarz büyük sorunlara olan tepkisi, düzeltmek için çabası. İzlemenizi kesinlikle öneririz.

 

THE F WORD
8. Ya Aşksa – Komedi, romantizm ve drama unsurlarını içinde barındıran bu film Daniel Radcliffe ile birleşince kesinlikle zevk veren bir yapıt haline gelmiş. Uzun zaman boyunca ilişkilerinde başarılı olamayan kahramanımız, uzun zamandır beraber olduğu sevgilisi ile birlikte yaşayan Chantry ile ani bir arkadaşlık kurmuştur. Aralarında inkar edilemez bir çekim olan çift, en iyi arkadaşının aynı zamanda hayatının aşkı olabilir mi sorusunun cevabını aramaktadır. Tıp bölümünü bırakmış olan Wallace (Daniel Radcliffe ), Chantry (Zoe Kazan) ile tanışır ve ilk görüşte ona aşık olur. Ne yazık ki Chantry zaten ciddi bir ilişki içindedir ve sadece arkadaş olmak ister. Wallace ise onu, hayatının aşkı olduğuna ikna etmek için uğraşır. İzlerken sıkılmayacağınız romantik bir komedi. Asla pişman olmazsınız.

 

FURY
9- Fury – Film harika başlıyor. Yavaş yavaş ilerlemiyor, sizi birden savaşın ve mücadelenin içine atıyor. Zaten ikinci dünya savaşının son dönemlerini anlattığı içinde öyle olmasını beklerdiniz. Çok şiddet içeriyor fakat bahsettiğim gibi savaş dönemini anlatan bir filmde başka türlüsünü beklemek saçma olurdu. Oyunculuklar harika, özellikle Brad Pitt liderlik özelliğini herkesin hoşuna gitmeyen kararlar alarak ortaya koymayı başarmış. Tabii eğer seyirciyi çekmek için senaryo biraz abartılmış mı derseniz de haklısınız derim. Kitaplardan öğrendiğimiz tarihle çakışmıyor fakat yine de bir savaşta bile hayal ettiğinizden fazla şiddet içerdiğini söylemeliyim. Ailenizle izlemenizi önermeyi, özellikle de küçük bir çocuğunuz varsa, ama eğer tek başınızaysanız ve canınız aksiyon çekiyorsa, sizin izlemeniz gereken film bu.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.