Balık “Aslında” Nasıl Seçilir?

0
Kaynak: Flickr / Ayhan ÇAKAR

Kaynak: Flickr / Ayhan ÇAKAR

Evde balık pişirmek, mutfakla arası iyi olanların hünerlerini en iyi sergileyecekleri işlerden biridir. Ancak bu hüner yalnızca ızgaranın veya tavanın başında değil, alışveriş yaparken tezgâh başında da gereklidir. Bu hünerini pek geliştiremeyenlerin evlerinde balık yemek yalnızca besin değeri için yapılan ve akıllarda sonraki günlerin çıkmak bilmeyen kokusu ile kalan bir aktiviteyken, “balıklarla dost” evlerde sık sık “ee ne zaman balık yapıyoruz?” sorusu duyulur.

Balık alışverişi yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatanlara, gazete köşelerinden haber bültenlerinin “dakika doldurma” içeriklerine kadar hemen hemen her yerde rastlayabilirsiniz. Ancak her zaman verilen pulları üzerinde olsun, gözleri parlak olsun, deniz koksun gibi tavsiyelerin pek işe yaramadığını görüyoruz. Dolayısıyla sizlere balığın “gerçekten” nasıl seçilmesi gerektiğini anlatmak istedik.

Önce Balıkçınızı, Sonra Balığınızı Seçin

Balığın iyisini almak için dikkat etmeniz gereken çok sayıda parametre mevcut. Balık seçimi için verilen tavsiyeler, yalnızca balığın yakalanmasından itibaren geçen zamanı tespit etmenizi sağlar. Ancak bunun dışında mevsim, boyut, pişirme tekniği gibi birçok etkene hâkim olmalısınız. Yani Haziran ayında alacağınız ve doğru saklanmış bir Uskumru o günün sabahında tutulan ancak mevsimi daha gelmemiş olan Lüfer balığından daha iyi olacaktır.

Balığın doğru seçilmesi kadar doğru temizlenmesi de önemlidir. Burada da iş yine balıkçınıza düşüyor. Kısacası sizlere ilk tavsiyemiz, “iyi balık” aramak yerine “iyi balıkçı” aramanız yönünde. Çünkü balıkçınız iyiyse, bundan sonraki tavsiyelerimiz yerine balığın üzerine hangi tatlıyı yiyeceğinizi düşüneceksiniz.

Alternatiflere Açık Olun

Balıktan anlayanların en önemli özelliği, hangi balığı hangi yöntemle pişireceklerine alışveriş esnasında karar vermeleridir. Yani evden çıkarken “akşama hamsi tava yapayım” diye düşünmeyin. Bulabildiğiniz en iyi balığı, en doğru teknikle pişirmeyi hedefleyin. Bunun için de farklı balıklara açık olmalısınız. Örneğin İstanbul tezgâhlarına nadiren düşen köpek balığı, fiyatı oldukça uygun ve lezzeti unutulmaz bir balıktır. Ayrıca en iyi seçeneği bulmak için farklı balıkçılara da uğrayabilirsiniz. Balığı “balıkçılar çarşısı” tarzı yerlerden alıyorsanız, her zaman tercih ettiğiniz yerin komşusundan alışveriş yapmanıza kimse bozulmaz, merak etmeyin.

İlk kez aldığınız bir balık çeşidini pişirmeden önce mutlaka internete bakın. Örneğin yılan balığı’nın çorbası bilmeyenler için kulağa hoş gelmese de damağa müthiş gelir, tekrar tekrar istenir.

Balığın Tadını Kaçırmayın

Lezzetli bir balık yemek istiyorsanız, balıkçınız kadar sizin de sorumluluğunuz var. Balığın saklanması, satın alınması kadar önemli bir konu. Hiçbir balığı kış aylarında 2, yaz aylarında ise 1 saatten fazla oda koşullarında bekletmeyin. Bu nedenle alışverişe çıktığınızda en son balığınızı almalı ve eve gelir gelmez balığı temizleyip buzdolabına koymalısınız. Birçok balık doğru koşullarda donuk olarak saklanabilir. Ancak bu uzmanlık gerektiren, doğru yapılmadığında balığın lezzetini öldüren ve ayrıca bakteri üretme riski olan bir iştir. Dolayısıyla fazla balık alıp bir kısmını dondurmanızı tavsiye etmiyoruz.

Denetimi Elden Bırakmayın

Her ne kadar balıkçınıza güvenmenizi önersek de, sağlıklı ve lezzetli bir şekilde balık yemek için “bilindik” tavsiyeleri de unutmayın. Taze balığın nasıl anlaşılacağını, kısaca şöyle özetleyebiliriz:

  • Gözler: Parlak ve dışa bombeli gözler, tazelik göstergesidir. Balık bayatladıkça gözleri buğulanır ve çöker.
  • Deri: Gergin, parlak ve sert bir deri taze balıkları belli eder. Parmağınızla balığın orta noktasına dokunduğunuzda oluşan çukur anında düzelmelidir. Balık bayatladıkça dokunmanız iz bırakacaktır. Tezgaha devamlı su serpildiğinden (ki bu gereklidir) yalnızca görsel parlaklığa aldanmamalısınız.
  • İskelet: Balığı kafasından tutup yere paralel olarak kaldırın. Tepside durduğu gibi duruyorsa tazedir. Bayat balıkları bu şekilde tuttuğunuzda, kuyrukları sarkar.
  • Solungaçlar: Balık tazeyken solungaçları daha kırmızıdır. Ancak artık bayat balıkların da solungaçları boyanabilmektedir. Dolayısıyla yalnızca solungaçlara bakmayın.
  • Koku: Taze balık, “balık balık” kokmaz. Aslında taze balık neredeyse hiç kokmaz. Hafif bir deniz, iyot, tuz ve balık kokusu alırsınız. Gözlerinizi kapayıp balığı kokladığınızda kendinizi Kadıköy iskelesinde hayal ediyorsanız o balık taze, balıkçılar çarşısının kapanış saatlerini gözünüzün önüne getiriyorsanız o balık bayattır.
  • Pullar: Pullu balıklar, tazeliklerini daha kolay belli ederler. Elinizi balığın kafasından kuyruğuna doğru sürdüğünüzde tek bir pul bile kalkmıyorsa ve pullar “diri” ise o balığı alın ve telefon açıp “hanım salatayı hazırla” diyin.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.