Beden Orkestrasının Şefi: Beynimiz

0

Beyin her zaman çok merak ettiğim bir sistemimiz… Sistem diyorum çünkü aşağıdaki yazıyı okuduğunuzda gerçekten bir sistem olduğunu anlayacaksınız. Aşağıdaki yazıyı birçok yerden toparladım ancak esas kaynağım Prof Doktor Gazi Özdemir’in Din ve Beyin adlı kitabıydı. İsmine bakarak önyargılı davranmayın sakın, kitap çok güzel, dili çok akıcı ve çok kolay okunuyor. Kesinlikle tavsiye ederim.

Beden Orkstrasının Şefi: Beynimiz

Beynin elle dokunabilen ve gözle görülebilen maddi yapısının yanı sıra, bu dokuya canlılık veren ve çalışmasını sağlayan özel bir enerjisinin olduğu bilinen bir gerçektir. Bu enerji oldukça hassas ölçümler yapabilen cihazlarla ölçülebilir. Söz konusu enerji, ana üretim ve dağıtım santrali olarak nitelendirilebilen beyinden başlamak üzere, bir çeşit yüksek gerilim hatları olan beyin sapı ve omurilikten geçer. Bu enerji sinir telleri aracılığıyla kafatasının en tepesinden, ayak tırnaklarının ucuna kadar bütün bedenin içini ve dışını kaplayacak, bedenin her parçasında dolaşacak ve sürekli akıp gidecek şekilde dizayn edilmiştir. Böylece kasların hareket etme ve salgı hücrelerinin salgı üretmeleri sağlanmış olur. Aynı enerji, bütün organların çalışmasını ve canlılığını sağlar.

Esnemek Beyni Uyandırır:

Esneme aktivitesini uyku hali veya sıkılmış olmakla ilişkilendirmemize rağmen, esnemenin fonksiyonu uyandırmaktır. Esneme, daha fazla miktarda havanın ciğerlerimize dalmasına neden olacak şekilde kas gruplarını canlandırır. Esnemenin, vücut tarafından tam uyanıklığa erişmek amacıyla başlatılan bir hareket olduğunu düşünün. Ve esnemek bulaşıcıdır: Odada bir kişi esnerse, diğerleri de esnemeye başlar.

Bilindiği üzere, sinir sisteminin elektrik uyarını ileten hücrelerine Nöron denmektedir. Her bir nöron ünitesi, ekip olarak, sadece programlanmış oldukları görevi yerine getirirler. Ünitedeki bütün nöronların ortak hedefi, diğer hücrelerle dayanışma içinde olmak ve yardımlaşmaktır. Eğer birkaç 100 nöron, ortak amaçtan sapar ve ünitenin ortak ahengini bozacak şekilde farklı bir ritimle çalışmaya başlarsa, hemen bu karmaşaya son vermek için savunma sistemi harekete geçer ve söz konusu aksak hücreleri etkisiz hale getirir. Şayet bu konuda savunma sistemi yetersiz kalırsa, hastalıklı bölge oluşur. Sinir sistemindeki prensip şudur; Hata yapan hücre ikaz edilir, düzelmesi istenir. Eğer düzelmezse düzeltici birimlere şikayet edilir, yani kısacası hata yapan hücre asla başıboş bırakılmaz.

Oksijen düşer, halüsinasyon başlar;

Bunun nedeni genelde yerden yükseldikçe havadaki oksijen oranının düşmesi ve beyne daha az oksijen gitmesidir. 2400 Metre yükseklikten daha yukarı tırmanan dağcılar görünmeyen bir takım varlıkları hissettiklerini, kimisi ise yanlarındaki arkadaşlarının vücudundan ışık yayıldığını ve bazen sebepsiz yere korkuya kapıldıklarını bildirmişlerdir.

Beyin, bir ülkenin kralı gibi her konuda söz sahibi ve tek yetkili değildir. Hele hele, daimi ve yaşam boyu bir krallık sistemi kesinlikle söz konusu değildir. Beyinde her bir merkez geçici krallık yapar ve bu durumda diğer merkezler sadece görüşlerini bildirirler. Bir nevi başkanlık sistemi ama geçici bir başkanlık bu. Yani, atama, yaptırım, uygulama ve ceza yetkisi olmayan bir başkanlık. Bu anlamda beyin için en güzel benzetme, Orkestra Şefliği benzetmesi olsa gerek. 🙂 Çünkü orkestra şefi sadece çalıştırır ve yönlendirir. Vücuttaki hiçbir sistem bencil davranmaz. Vücudun Orkestra Şefi olan beyne Merkez Koordinatör unvanı da uygun görülebilir. Sinir sistemine ise genel koordinatör denilebilir. Kısacası, Beyin ve Sinir sistemi, sürekli bir iletişim, dayanışma ve dengelilik prensipleri ile çalışır. Bütün sistemler birbirine muhtaçtır, her biri vazgeçilmez konumdadır.

Beynin bir şaka merkezi vardır;

Beyinlerinin ön lobu (bilhassa sap lobu) hasar görmüş bazı hastalar, yapılan esprileri anlayamamaktadır. Genelde bunun nedeni, fıkra ya da espriye konu olan imajları yeni bir perspektifle değerlendirme aşamasında beynin normal fonksiyonlarını yerine getirememesidir. Bu türden insanlar, anlatılan bir fıkradaki hikayeyi takip edebilir ama fıkranın sonunu nasıl bağlarsanız bağlayın asla komik bulmazlar.

Peki Beyin Kaç Kilo?

Ünlü fizikçi Eistein’ın beyni 1230 gramdı halbuki yetişkin bir erkeğin beyni ortalama 1400 gram ağırlığındadır. 1400 gramı gözünüzde canlandırmanız için 5 elmanın ya da 6  orta boy domatesin ağırlığına denk diyebiliriz.

Beynin Anatomik Yapısı Nasıl?

Beyin vücudumuzdaki oksijen ve kanın %20’sini kullanıyor. İçeriğindeki protein, yağ, 100 bin mil uzunluğunda damar, 100 milyar sinir hücresiyle beynimiz ayakkabılarımızı en son nerede çıkardığımızdan tutunda, çok sevdiğiniz bir filmden bir kareyi tüm detaylarıyla hafızanızda tutmanıza yarıyor.

Beslenme Şekli Beyni Nasıl Etkiler?

Beynin temelini oluşturan Hipotatamus, insanın iştahını belirliyor. Beynin yöneticisi olarak da adlandırabileceğimiz ön lob sizin seçim yapmanızı sağlar.  Kızarmış patates mi yoksa haşlanmış patates mi? sorusunun yanıtını beyin veriyor. ABD’deki Baylor Üniversitesi Tıp Merkezi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, kötü beslenme damar hastalıklarına yol açıyor ve damar hastalıkları ömrün kısalması ve beynin algılaması üzerinde de doğrudan etkili çünkü damarla sayesinde beyin hücrelerine oksijen ve enerji gidiyor. O nedenle Akdeniz tipi beslenilmeli, sigara ve alkol kullanımı mümkünse olmamalı.

Beynimizi Zinde Tutmanın Püf noktaları Nelerdir?

Uzmanlar, zihni aktif ve uyanık tutmanın beynin zinde kalmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Böylece beyninizin düşünsel bölgeleri, muhakeme ve işlem yapma alanları ile görsel – uzamsal bölgeler gibi farklı alanlarını çalıştırır. Yoğun zihinsel aktiviteler beyni doğrudan olumlu olarak etkiliyor. Geceleri 6 – 8 saat arasında uyuyun, bulmaca çözün müzik dinleyin.

Beynin 2 Ayrı Bölümü, Ayrı Alanlarla İlgilenir mi?

İlgileniyor. Yapılan araştırmalara göre okuma gibi dille ilgili aktivitelerle öncelikli olarak beynin sol, sudoku gibi sayısal etkinliklerle ise sağ bölge ilgileniyor. Müzik ise her ikisiyle! Konuşmanın hakimi sol beyin.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.