Beyin Hayır’dan Evet’e Nasıl Gidiyor?

2

Beynimiz vücudumuzun hala çözülemeyen bir parçası… Bazı araştırmalar sonucunda beynimizle ilgili bulgular bulunuyor ve bize nasıl davranmamız gerektiğine dair çok güzel öneriler veriliyor ama bu önerileri de her zaman uygulamak pek mümkün olmuyor ne yazık ki…

Ben bu sefer sizlerle, Amigdala hakkında bir yazı paylaşmak istiyorum.. Bu da ne diyebilirsiniz, ya da ilk defa duymuş olabilirsiniz. Amigdala, ani ve beklenmedik durumlarda, beynimizin ilk katmanı ve karar verme merkezimiz.

Umarım beğenirsiniz…

 

Beyin Hayır’dan Evet’e Nasıl Gidiyor?

Beynin direnmekten kabul etmeye nasıl ilerlediğiyle ilgili bir şeyleri anlarsanız, büyük bir avantaj elde etmiş olursunuz çünkü mesajınız ne olursa olsun, hitap etmeniz gereken beyindir.

 

3 Bölümlü Beyin

Kaç tane beyniniz var? Bu tuzaklı bir soru, çünkü cevabı 1 değil 3’tür. Beyninizin milyonlarca yıl zarfında gelişmiş olan 3 katmanız vardır;

✦ İlkel bir sürüngen katmanı

✦ Daha gelişmiş bir memeli katmanı

✦ Son bir primat katmanı.

 

Bu katmanların hepsi birbiriyle bağlantılıdır, ama aslında çoğunlukla 3 farklı beyin gibi çalışırlar ve çoğunlukla da birbirleriyle savaş halindedirler. 3 beynimizden her biri şöyle çalışır:

✦ En alttaki sürüngen beyni, beyninizin savaş ya da kaç bölümüdür. Beyninizin bu bölgesinin tüm işi, pek fazla düşünme olmadan, etki – tepki üzerinedir. Algılanan bir kriz durumunda donup kalmanızda neden olabilir.

✦ Ortadaki memeli beyni duygularınızın yeridir. (içinizdeki drama kraliçesi diyebiliriz 🙂 ) Güçlü duyguların , sevgi , sevinç, üzüntü, öfke, keder, kıskançlık ve zevkin ortaya çıktığı yerdir.

✦ Üst veya Primat beyin, Uzay Yolu’nun Mr Spock’ı gibidir; Bir durumu mantık ve akıl çerçevesinde tartıp bilinçli bir eylem planı üreten bölümdür. Bu beyin sürüngen memeli beyinlerinden verileri toplar, ayıklar, inceler ve uygulanabilir, akıllı ve ahlaka uygun  kararlar alır.

Gelişme sürecimizde, beynimizin daha yeni olan bölümleri,  daha eski olanları yok etmemiştir. Bunun yerine, bir ağaç gövdesindeki halkalar gibi, her bir yeni bölge, daha ilkel olanları sarmıştır. Orta beyin alt beyni, üst beyin orta beyni sarar. Ve üçünün de her gün nasıl düşündüğünüz ve hareket ettiğiniz üzerinde etkisi vardır.

 

Küçük bir ölçüde bu 3 beyin birlikte çalışır. Ancak daha büyük ölçüde birbirlerinden ayrılıp bağımsız çalışma eğilimindedirler, özellikle de stres altında olduğumuzda. Bu gerçekleşip sürüngen veya memeli beyni kontrolü ele geçirdiğinde, düşünen insani beyin tutulur ve biz ilk beyin fonksiyonlarımıza geçeriz.

Bütün bunların insanlara ulaşmakla ne ilgisi var? Basit: Birisine ulaşmak için üstteki insan beynine hitap etmeniz gerekir. Kendisini öfkeli, küstah, üzgün veya tehdit altında hisseden birisinin kabul etmesini sağlamaya çalışıyorsanız işiniz zor demektir, çünkü bu durumlarda kişinin üst beyninin borusu ötmez. Kontrolü alt veya orta beyni ele geçirmiş bir patrona, müşteriye, eşe veya çocuğa konuşuyorsanız, köşeye kıstırılmış bir yılanla ya da en iyi ihtimalle kendini kaybetmiş bir tavşanla konuşuyorsunuz demektir.

 

Anahtar sözcük: Beynin bir bölümü olan AMIGDALA

Amigdala Kaçırması ve Akılcı Düşüncenin Ölümü

Amigdalanız, beyninizin derinliğindeki o küçük alan, size karşı bir tehdit algıladığında, örneğin; karanlık bir otoparkta bir yabancı size yaklaşırsa, derhal harekete geçer. Bu tehdidin her zaman fiziksel olması da gerekmez. Bu tehdidin her zaman fiziksel olması da gerekmez; kavga sözcükleri, finansal bir panik, hatta egonuza yönelik bir meydan okuma bile, amigdalayı ateşleyebilir.

Formal korteksiniz, yani beyninizin mantıklı bölümü de bir tehdit algıladığınız durumlarda alarma geçer. Ancak, beynin bu daha üst bölgesi , tehdidi incelemek ister ve her zaman buna zamanınız olmaz. Bazen gerçekten korktuğunuzda, amigdalanız üst beyninizi derhal dışarıda bırakarak ilkel içgüdünüzle davranmanıza neden olur. Ne var ki çoğu zaman amigdala hamlesini yapmadan önce durumu ölçüp biçer. Bu süreci anlamak için, amigdalayı ocağın üzerinde duran ağzına kadar su dolu bir tencere olarak düşünün. Su dolu bu tencereyi yavaş yavaş ısıtırsanız, saatlerce içten içe kaynayabilir. Ancak ısıyı arttırırsanız, sonunda su felaket biçimde taşar.

Aynı şekilde amigdalanız, içten içe kaynama durumunda kalıp taşma noktasına getirilmediği sürece, duraklamanızı, düşünmenizi, seçenekleri değerlendirmenizi ve akıllı seçimler yapmanıza izin veren üst beyninize erişmeye devam edebilirsiniz. Amigdalanız kaynama noktasına geldiğinde ise iş bitmiştir. Bu kaynayıp taşma noktasına Amigdala Kaçırması deniliyor.  Bu noktada, mantıklı davranma beceriniz muazzam ölçüde azalır, işleyen belleğiniz yalpalar ve stres hormonları sistemimizi istila eder. Vücudunuzdaki adrenalin akını ileride birkaç dakika boyunca sizi net bir şekilde düşünmekten alıkoyacaktır ve tüm etkilerin ortadan kalkması saatler alabilir.

Gerçek yaşamdan güzel bir örnekle bu konuyu noktalayalım. 🙂

Amigdala kaçırmasını engelleme konusunda uzman olan biri de, golf Ustası Tiger Woods’un babası Earl Wood idi. Earl Woods gelmiş geçmiş en iyi babaydı herhalde ve hiç şüphesiz en iyi çalıştırıcılardan biriydi.

Golf oyununda zihnin çok önemli bir payı vardır. Çoğu golfçü kendisini stresli hissettiğinde, amigdalaları kaynayıp taşmaya başlar ve sonuç olarak tıkanırlar. Ama Tiger öyle değil.-di. Stresliyken Tiger’a bakın, endişeleneceğine kararlı ve daha iyi odaklanmış hale geldiğini görebilirsiniz yüz ifadesinden. Öbür golfçüler stresli halden endişeli hale geçip sonra da tıkanırken, Tiger stresli halden atik hale sonra da kararlı hale geçer.

Ne var ki, Tiger bile kötü bir gününde amigdala kaçırmasının eşiğine gelebiliyor. Tüm zamanların en güzel spor hikayelerinden biri, 1997 Masters’ın ilk turunda Tiger’ın açılıştaki 9 çukurda 40 vuruş sayısı yapmasıyla başlar. Tiger, ilk kez profesyonel bir turnuvada yer almaktadır ve yavaş yavaş dağılmaya (beyni de öyle) başlamış görünmektedir. Panik içinde babasının yanına gider ve;  Ne olduğunu bilmiyorum, der.

Babası duraklar, Tiger’ın gözlerinin içine bakar ve şöyle der; Tiger bu noktaya daha öncede geldin, git ve sadece yapman gerekeni yap!.

O noktada Tiger toparlanmakla kalmayıp, turnuvayı 12 Atış farkı ve 18 eksi belirlenen vuruş ile kazanarak, bir daha hiç egale edilemeyen 2 rekor birden kırar. Babasının doğru zamanda söylediği birkaç basit sözcük, bir amigdala kaçımasını engellemiş olur ve muhtemel bir felaketi tarihin en büyük spor zaferlerinden birine dönüştürür.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

2 Comments

  1. 3 cümle yorum katmış ve geri kalanların hepsini orjinal adıyla “Just Listen” isimli kitaptan almışsın

    • Hayat Kolay on

      Merhaba Mert Bey, yazar zaten yazının başında bunu belirtmiş. Yorumunuz için teşekkürler.