Bir Ekmeğin İzinde

0

3

“En son ilk kez ne yaptın?”

Bu soru, bireysel gelişim eğitimlerine ilgisi olanlara çok tanıdık gelecektir.

Oluşturduğumuz rutine kendimizi kaptırıp, dışına çıkmayı hatırlamadığımız anlarda ilaç gibidir.

“En son ilk kez ne yaptın?”

Hayatın tanıdık yollarından çıkıp, hiç yapmadığınız neyi yaptınız mesela geçen hafta?

Eğer hızla bir cevap bulamıyorsanız, önümüzdeki günler için keyifli bir hedefiniz var demektir.

Bugüne kadar hiç yapmadığınız bir şey…

Öyle uzun uzadıya bir listeye gerek yok. Küçük adımlar yola çıkarır. “Brezilya’yı görsem iyi olurdu” deyip bir süre daha oturmaktansa, “hiç çiçek ekmedim, hiç yoga yapmadım, tanımadığım birine hiç iltifat etmedim…” listesi daha ulaşılabilir hedeflerle dolu.

Benim bu seneki savsözüm  “gitmediğin yerlere git, etmediğin lafları et”

Etmediğim lafları etmekten neyi kastettiğim başka yazının konusu olsun. Bu kez gitmekten bahsedelim.

827

Seyahat için üç ana engel vardır aslında; zaman, para, sağlık. Çok klasiktir, bunların üçü bir araya kolay kolay gelmez.  Yine de ben sağlık varsa uygun zaman ve uygun bütçe oluşur fikrindeyim. (Bu fikre gelmek yıllarımı aldı o ayrı:) )

Birkaç ay önce arkadaşım Aslı Bozcaada’da ekmek yapan birinden bahsetti. Sipariş alıp kargo ile yolluyor dedi. Cevabım aynen şöyleydi “Ekmeği de Bozcaada’dan getireceksek ölelim”

Ölmedik şükür!

Önce bu ekmekçiyi takibe aldım instagramdan. O zaman ekmekçiydi şimdi Ali. 🙂

Siparişi verdim. İki ay geçti gelen giden yok. Bu arada sıkça ada fotoğrafları paylaşıyorlardı ve  Bozcaada’yı merak eden biri olarak  kanım bitlenmeye başlamıştı. Etrafımda sıkça seyahat eden bir dostumdan da feyz alarak tek gece için kalkıp adaya gittim. İlk kez…

2

Patiska Bağevi’nde kaldık, meğer Ali de ekmekleri orada yapıyormuş. Yolculuk Bozcaada’yı görmek değil ada ekmeğinin izinden gitmekmiş meğer.

Bozcaada’nın turistik mevsimi değildi henüz. Oya bağ evini yaza hazırlıyordu, bir yandan odalar elden geçiyordu bir yandan otlar ayıklanıp stoklanıyordu. Malum baharın çeşit çeşit otları pek lezzetlidir. (@patiskabagevi)

814

Denize girmek için Nisan erkendi, o yüzden adanın keyifli restoranları, eski yerleşimlerin vazgeçilmesi Çınaraltı kahvesi, ayazması, bağları, kumsalları, mis gibi havası, şarabı, ekmeği, peyniri, zeytini ile vakit geçirdik. Bozcaada, kendi başına bir mütevazı ülke…

826

818

Elbette adada olmanın en heyecan verici yanı, aylardır kim bu ekmeği yapıp da yollamayan adam sorusunun vücuda gelmiş yanıtı idi.  Ali Erol imiş.

1

Ada ekmeği Ali için sevgiyi dağıtmanın yolu. Ekmek yapmak hayalini adada gerçekleştiriyor. Ekmek yapmak hayal olur muymuş demeyin. Aslında bu kadar “basit/sade” bir hayal insana kendi hayalleriyle ilgili de ayna tutuyor. Hem hayal gerçek oluyor hem para kazanıyor hem sağlık dağıtıyor. Az şey mi?

Peki, nedir bu ekmeğin hikmeti derseniz, ekşi mayalı bu ekmek için Ali’nin “İlk insanların yediğine çok yakın” dediğini hatırlıyorum. Yanlış hatırlıyorsam kendisi düzeltir.

Ekmeklerle beraber yolladığı bilginin giriş paragrafı da şöyle;

“Çabuk yapılan ekmek günümüz diyetindeki en yıkıcı uygulamalardan biridir ve normal beslenme haline gelmiştir. Doğru işlenmemiş ve iyi hazmedilmemiş buğday, günümüzde yaygın olan “glüten alerjisi” başta olmak üzere,  obezite, diyabet ve birçok alerjik rahatsızlıklarda başlıca etken olmakta, tüm bunlar da kansere yol açan ortamın oluşmasına katkıda bulunmakta.”

Instagramdan @alishiro ismini takip edebilirsiniz, alierol78@gmail.com adresine sipariş verebilirsiniz.

Size aylarca ekmek yollayamayabilir, önemli değil.

Olmadı atlar gidersiniz.

İlla sipariş verin demiyor Ali, bu ekmek yayılsın sevgi yayılsın diyor. İsteyene ekşi mayasından gönderiyor ücretsiz, yaşatacağınıza ve ekmek yapacağınıza söz verirseniz.

Şimdi heyecanla kapımın çalmasını bekliyorum. Yola çıkmış geliyormuş.

830


Paylaş.

About Author

Doğdu, büyüdü, okudu, çalıştı. Hayaller kurdu. Her şeyi bırakıp peşinden gitti. Müziği seçti. Şarkı söylemeyi iş edindi. Yazmayı sevdi, paylaşmayı. Hayata dokunmayı... Her yaşta yeni bir şey daha ekledi kendine, yük olanları attı. Köktü kanattı birbirine karıştı. Çünkü hayat yaşandığı kadardı.

Comments are closed.