Birbirlerinin Son Aşkı Olan Çiftlerin 10 Alışkanlığı

0

Ne zaman 70’li yaşlarda bir çifti el ele görsem, yüreğim ısınır. “Bu kadar yıldır birbirine aşkla bağlanan çiftlerin, bu sonsuz aşk ile ilgili gizli bir formülleri mi var?” diye düşünürüm. Etrafta onca ilişki biterken, ayrılıklar ve boşanmalar aratarak devam ederken, birbirlerine aşkla bağlanan çiftleri görmek çok hoşuma gider.

Hayatlarının son aşklarını sonsuza kadar kalplerinde koruyan ve birlikte yaşlanan çiftlerin ise, ilişkilerde benzer alışkanlıkları olduğunu söyleyebilirim. İşte ilişkileri mükemmel yapan ve çiftleri sonsuza kadar birbirlerine bağlayan alışkanlıklardan 10 tanesi;

1. Çiftler İlgi Duydukları Şeyleri Birbirleri İle Paylaşıyorlar Ve Birlikte İlginç Şeyler De Buluyorlar

balik-tutma

Çiftlerin birlikte zaman geçirmesi ve ilişkilerinin uzun yolculuğunda beraber eğlenebilmeleri için, ortak eğlencelerinin ve ilgi alanlarının olması gerekiyor. Bunun yanında, sevgililerden birinin ilgi duyduğu yeni bir şeyi, partneri ile paylaşması ve bu uğraştan ortak olarak zevk alınması, ilişkiyi çok daha eğlenceli hale getiriyor.

Ortak zevklerin illa çok enteresan şeyler olmasına gerek yok. Bir battaniye altına girip film izlemek kadar basit bir eğlence anlayışı bile çiftler açısından son derece neşeli zamanların yaşanmasına ortam hazırlayabiliyor.

Günümüzde çok sayıda çift, birbirinden ayrı uğraşlar ve hobilerle ilgilendiği için partnerler arası soğukluklar yaşanabiliyor. Oysa ilişki uzun bir süreç, birlikte zevk alınacak ufak çaplı uğraşlar bulunabilmeli.

2. Yatak Odasına Her Gece Birlikte Gidiyorlar

yataga-birlikte-gidiyorlar

Uzun ilişkilerin olmazsa olmazı, yatağa birlikte girmektir. Bunu son 30 – 40 yılını birlikte geçirmiş çiftler çok daha iyi bilirler. The ADHD Effect on Marriage yazarı MelissaOrlov, çiftlere yatak zamanına yakın bir sürede, kendileri için bir kutsal zaman yaratmalarını söylüyor. Bu sayede çiftler, birbirleri ile aşklarını paylaşabiliyorlar. Orlov, bu önerisinin amacının, her gün çiftlere birbirleri için özel zaman yaratmalarının gerekliliğini vurgulamak olduğunu ifade ediyor.

Günümüzde birçok çift, birbirinden ayrı zaman dilimlerini kendi başlarına yaşıyorlar. Salonda televizyon izlemek yerine, yatağa giden partnerine katılmak en güzeli olacaktır. Ya da o televizyon şovunu battaniye altında partnerinizle birlikte de izleyebilirsiniz.

3. Onlar Asla Birbirlerine Kızgın Uyumuyorlar

En mutlu çiftlerin altın kurallarından biri, işte bu madde. 50 – 60 yıllık evliler ile yapılan röportajlarda, edinilen ortak kanı, bu maddenin moral ve motivasyon açısından bir klişe önerinden çok daha fazlası olduğu…

Yatağa sinirli girmek, ortada çözülmemiş sorunların olduğunu beyne hatırlatıyor. Ertesi gün de benzer stres ve sinir durumu devam ediyor. Halbuki, çözülemeyen sorunları halletmek ya da ufak sıkıntıları büyütmemek, partnerinizin sizi çok sevdiğini hatırlamak, bütün sıkıntılarınızı unutturarak harika bir uyku geçirmenizi ve güne moral dolu başlamanızı sağlayacak.

Günümüzde ise birçok çift, uykuya sinir içinde dalıyor ve kalp kırıklıkları uzayıp gidiyor; herhangi bir çözüme ulaşılamıyor.

4. Güne Sarılarak Ve Öpüşerek Başlıyorlar, Gün Sonunu Da Bu Şekilde Bitiriyorlar

1

Mutlu çiftlerin bir başka değişmez kuralı da, güne öpücük ve sarılma ile başlamak ve aynı şekilde günü sonlandırmak…

Psikolog Doktor Andrea F. Polard, sarılma eyleminin vücuttaki oksitosin hormonunu harekete geçirdiği, bu hormonun da karşıdaki partnere güven, bağlanma, katılma ve iletişim kurma gibi duygusal gelişmelere zemin hazırladığını belirtiyor.

Günümüzdeki çiftlerin en büyük eksikliklerinden biri de bu. Yeri geliyor, gün boyu birbirine dokunmayan çiftler, dokunma ve iletişim kurma dürtülerinden yoksun olarak günü bitiriyorlar. Bu durum da, ilişkinin sonunu hazırlıyor.

5. Onlar Partnerlerine Güveniyorlar

İlişkide partnerler açısından en önemli noktalardan biri de, karşılıklı güven meselesi…

Catherine Morris, Güçlü ilişkilerin sarsılmaz temel taşının güven olduğunu ifade ediyor. İlişkileri güçlendiren en temel duygulardan biri, şüphesiz ki güven duygusu oluyor.

Bitmeye yüz tutmuş ilişkilere baktığınızda, güven duygusunun kaybolduğunu ve partnerlerin birbirleri hakkında çeşitli evhamlara kapıldığı, bu durumların da kaygı ve gerginliğe neden olduğu görülüyor.

6. “Üzgünüm” Yerine “Teşekkür Ederim” Diyorlar

Psikolojide temel faktörlerden biri olan pozitif ve negatif duygular, ilişkiler açısından da önemli oluyor. Negatif duygu ve davranışlar yerine, pozitif duygu ve davranışlara yönelen çiftler, bunu alışkanlık haline getirdikleri zaman, mutlak mutluluğu yakalamış oluyorlar.

Oysa, günümüz ilişkileri gibi olumsuzluklara saplanıldığında, partneri suçlayacak ya da açığını bulacak şekilde davranıldığında, aslında ilişkinin temelden sarsıldığını görebilmek mümkün oluyor.

7. Birbirlerinin Hemen Hemen Her Başarısını Takdir Ediyorlar

cift

Partnerler, irili ufaklı tüm başarıları ya da takdir görmesi gereken işleri, birbirleri ile kutluyorlar. Bu kutlamanın ya da takdir edilmenin, işin kendisi ile ilgisi yok. Bu durum tamamen partnerlerin birbirini önemsemesinden ve birbirlerine destek olmasından ileri geliyor.

Hatta, partnerlerin birbirlerinin iş hayatlarında ya da kişisel yaşamlarında, bireysel hedeflerine ulaşma noktasında attıkları adımları desteklemeleri ve birbirlerini yüreklendirmeleri, yine bu doğrultuda yapılması gerekenleri gözler önüne seriyor.

Günümüzün kötü ilişkilerinde, takım olmanın ne  demek olduğunu bilmeyen partnerler, doğal olarak birbirlerini herhangi bir konuda da destekleyemiyorlar. Bu nedenle de yuvalar dağılabiliyor.

8. Birbirleri İçin Küçük Şeyler Yapmaya Devam Ediyorlar

Mutlu ve başarılı ilişkilerin püf noktalarından bir tanesi de, çiftlerin birbirlerine ufak tefek güzellikler yapması oluyor.

En basitinden, bir kağıda “Seni Seviyorum” notu yazıp bırakmak, partnere dünyanın en harika duygusunu hissettirebiliyor. Öte yandan, köpeklerle gezinti yaparken çok yorulan sevgilinin elinden köpekleri alarak O’na yardım etmek de, bu küçük şeylerin içinde yer alıyor.

Maalesef son dönem ilişkileri içinde bu tür güzellikleri görmek de zorlaşıyor. Halbuki partnerlerden biri böyle bir duruma ön ayak olsa, belki karşı taraftan da benzer bir hamle gelebilir. Ancak partnerler, birbirlerine dokunmamayı tercih ediyorlar.

9. Birbirlerinin Hissettiklerini Biliyorlar

cift2

Elbette ki her çift birbiri ile tam uyumlu ve aynı düşünen partnerlerden oluşamaz. Zaten bu durum ilişkiyi biraz da sıkabilir. Ancak, her ne kadar partnerler belli konularda birbirlerinden farklı da düşünseler, birbirlerinin düşüncelerine ve hissettiklerine saygı duydukları için, ortaya çok mutlu ilişkiler çıkıyor.

Hatta, bir problemin çözümü adına, “Nasıl hissettiğini anlıyorum” ifadesini söylemek bile, birçok anlamda büyük farklar yaratabiliyor.

Günümüzün kötü ilişkilerinin ortak özelliği ise, partnerlerin birbirlerini anlamadan ya da dinlemeden, doğrudan çatışma ve tartışma içine girmeleri durumu… Doğal olarak bu yaşananlar da ilişkiye zarar veriyor ve ilişki bitme noktasına geliyor.

10. Esprili Olmaktan Vazgeçmiyorlar

İlişkiler içinde partnerlerin birbirleri ile olan esprili durumları, hayattan zevk alma ve ilişkiyi keyiflendirme noktalarında oldukça önemli. Birbirlerinin mizah anlayışını çözen ve bundan zevk almaya başlayan partnerler, bir ömür boyu karşılıklı şakalaşmaların dane kadar keyif verdiğini yaşıyorlar.

Kişilerin yetişme tarzlarından, ahlaki ölçütlerinden, değer yargılarından kaynaklanan pek çok farklılık, espri ve mizah anlayışlarına da yansıdığı için, partnerlerin birbirlerine bu anlamda da alışması ve bundan zevk alması şart. Bu nedenle de, çok uzun bir yolculuğa birlikte çıkan çiftler, hayattan her tadı alabilmek ve beraber yaşlanabilmek için, birlikte gülüp birlikte eğlenmeyi de bilmeyi öğreniyorlar. Bu sayede ise, harika ilişkiler ve mutlu hayatlar gün yüzüne çıkıyor.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.