Bireyden / Bizden Kaynaklanan Stres

0

Çoğu zaman, yaşadığımız stresin, işimiz, birlikte çalıştığımız insanlar, ekonomik durum gibi bizim dışımızdaki etkenlerden kaynaklandığına inanma eğilimindeyizdir. Aslında bu dış faktörler, stresi tetikleyici etki yapsalar da, stresin gerçek kaynağı kendi içimizdedir. Başka bir deyişle kendi kendimizi strese sokarız. Yıllar boyu edindiğimiz bazı alışkanlıkların yaşadığımız stresin altında yatan temel nedenler olduğunu fark edebilmemiz zordur. Kişisel alışkanlıklarımızı değiştirmek kolay olmayabilir ama imkansız da değildir. Alışkanlıklarımız kontrolü elimizde tuttuğumuz bir alandır. Edinmemiz gereken en önemli alışkanlıklardan biri, düşüncelerimizi kontrol etmektir. Kontrolü kaybettiğimizde ya da kontrolden vazgeçtiğimizde stres doğar.

Hangi düşüncelere odaklanıyorsunuz?

Hangi düşünceler dikkatinizi çekiyor?

Hangi düşünceleri kabul edip, hangilerinden vazgeçiyorsunuz?

Bilincinizi kontrol etmezseniz, stresinizi kontrol edemezsiniz.

Kaygılı bir insan mısınız? Eğer öyleyse, stresinizi kendi ellerinizle hazırlıyorsunuz. Kendinizi kaygılandırmak için çok çeşitli yollar buluyorsunuz. Sşze göre, kaygı duyulması gereken bir şeyler mutlaka var. Kaygı duymak, insanı şimdi yerine, geçmişte veya gelecekte yaşamaya iter. Kaygı duyulacaklar listesi uzar gider. Stresinizi azaltmak istiyorsanız kaygı duymaktan vazgeçmelisiniz. Eğer kaygılı bir insansanız, düşüncelerinizin kontrolünü elinizde tutamıyorsunuz demektir.

Belki de haftada 50 saatten fazla çalışan bir işkoliksiniz. (aramızda ne yazık ki, böyle arkadaşlar  var bazılarınız çok yakından tanıyorum) Güneş doğmadan işe gidip, hava karardıktan sonra işten çıkıyorsunuz. Ailenize ve arkadaşlarınıza söz verip, işe takılmak yüzünden tutamadığınız sözler o kadar çok ve sık ki artık suçluluk duyuyorsunuz. Ne kadar sıkı çalışırsanız çalışın, işe kaç saatinizi verirseniz verin, işleri yetiştiremeyeceğinizi hissedip kaygılanıyorsunuz. Sanki ne kadar hızlı çalışırsanız, o kadar geride kalıyorsunuz.

Olumsuz düşünen bir insan mısınız? İşlerin en iyi şekilde yürümesini istiyorsunuz, fakat devamlı olarak, karşılaşabileceğiniz sorunları düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Tedbirli olmaya çalışıyor ve bunun sonucunda da karşılaştığınız insanların sadece kötü yanlarını görüyorsunuz. Hayatınız, başarısızlık korkusundan başarı korkusuna kadar bir çok korkuyla mı dolu?

Yapmanız gereken işleri erteleme hastalığınız var mı? Stres çoğunlukla zaman baskısını hissettiğinizde ortaya çıkar. İşleri ertelemek son dakika baskısına sebep olabilir. Aytıca, erteleme alışkanlığı olan insanlar bu olumsuz alışkanlıkları nedeniye kendilerini suçlarlat. Bu da insanın öz güvenini azaltır.

Mükemmeliyetçilik ve gerçek dışı beklentiler strese yol açan 2 önemli kişilk özelliğidir. Mükemmel değilsiniz, ama yeganesiniz.

Strese Yenilmenin Yöntemleri

Spor yapmayın.

Egonuz sizi kuşatsın.

BEN’de takılın, BİZ’e ulaşmayın. Siz sıkılacağınıza başkaları düşünsün!

İnsanlardan uzak durun.

Sosyalleşmeyin,

Arkadaşınız olmaya çalışan kişileri görmezden gelin, bir süre sonra zaten giderler.

Her eleştiriyi kişisel alın.

Sizinle ilgili herhangi bir şeyi kişisel alın, alının ve saldırıya saldırıyla karşılık verin.

Zamanla düzelmede neymiş!

Bu stresli ortamda her geçen gün daha çok yapılacak işiniz var ve bunları programlamanız mümkün değil.

Erteleyin!

Yumurta kapıya gelene kadar ertelemek, kesin bir stres kaynağıdır.

Kontrol edemeyeceğiniz şeyler için endişelenin;

Deprem, borsa, yaklaşan buzul çağı, terör, bütün bunlara endişelenin, her an her dakika!

Yanlış mücadeleleri seçin.

Hiçbir şey yapmadan yorulmak için;

Küçük sorunlara büyük enerji harcayın.

Dönüşü olmayan kararlara karşı mücadele edin.

Yapılması gerekenlerin neden yapılamayacağı ile uğraşın.

Mükemmeliyetçi olmakla kalmayın, inanılmaz yüksek standartlar belirleyin;

Ve bunlara ulaşamadığınızda dövünün, kendinizi suçlayın, hakkınızın yendiğini hissedin!

Duygularımız bizim tarafımızdan şekillendirilir…. ve onlarda bizi şekillendirir….

Indra Gandhi Demiş ki;

Söylediklerinize dikkat edin, düşünceleriniz olur;

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınız olur;

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınız olur;

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınız olur;

Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerleriniz olur;

Değerlerinize dikkat edin, karakteriniz olur;

Karakterinize dikkat edin, kaderiniz olur.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.