Bu Pazartesi Sabahı Yeni Bir Başlangıca Var Mısınız?

0

En çok pazartesi sabahları, gözlerimiz kapalıyken bile bulduğumuz alarm erteleme butonlarından kurtulmamız gerekiyor, hem sağlığımız hem iş-okul başarımız için.

Çoğumuz uyku sırasında açık kalan televizyonun kapatma butonunu bulamayız ve çok da uğraşmayız ama konu alarmlı bir saatin erteleme tuşuysa iş değişir. En yüksek hata ihtimalimiz ikidir, üçüncüsünde o butonu buluruz ve en az bir on dakika daha kazandırırız uykumuza. Bazılarımız daha ustadır ve bu hareket bir refleks gibi hızlı ve isabetlidir. Peki, uykumuza kazandırdığımız bu dakikalar bize neler kaybettiriyor?

New Hampshire’dan Levi Hutchins ilk alarmlı saati bulduğunda yıl 1787 idi. Aradan geçen birkaç yüzyıl boyunca insanlar o lanet olası saat çalmaya başladığında nasıl bir erteleme yöntemi geliştirdi bilinmez ama eminiz çok orijinal hikayeler yaşanmıştır. Çünkü alarm erteleme butonu 1959’da icat edildi. Elli beş yıldır insanlar ne televizyonlarının ne çamaşır makinelerinin ne bilgisayarlarının hatta ne de fön makinelerinin tuşuna böyle şevkle ve iştahla basmıyor.

Konuyu mercek altına alan bilim adamlarına göre bu tuş uykumuza beş-on dakika bazen bir saat kazandırıyor belki ama sağlığımızdan kaybettiriyor.

Çünkü uykununuz boyunca vücut hafif uyku ve derin uyku arasında sürekli bir dönüşüm içinde çalışır. Gözlerimiz tam olarak açılmadan yaklaşık bir saat önce bünyemiz sistemi yeniden yüklemeye başlar. Beyin, kortisol ve adrenalin gibi hormonların serbest kalması için sinyaller yayar, vücut ısısı artar ve uyanmaya hazırlanırken daha hafif bir uyku moduna geçeriz.

Ve kendinizle çok uyumlu, erken yat-erken kalk gibi yerleşmiş bir sisteminiz yoksa, saatinizin alarmı çaldığında muhtemelen bu süreç tamamlanmadan uyanırsınız. Tüm sabah sersem gibi hissedersiniz. Ama o erteleme butonuna bastığınızda durum daha da zorlaşıyor.

Erteleme (Snooze) tuşuna bastığınızda uykunuza kazandırdığınız beş dakika derin uykunun (REM) beş dakikasından daha az dinlendiricidir. Çünkü bu beş dakika, uyku döngünüzün hafif moda geçtiği ana denk geliyor.

Bilim insanlarına göre uyku, beynin yeni anıları biçimlendirdiği bir zamandır ve bu süreç biz, her ertelenen alarm aralarında uyurken sekteye uğruyor. Oysa ki kaliteli bir uykudan yoksun kalmak çok ciddi, sağlıkla ilgili ve sosyal sorunlara neden oluyor.

Greatist.com’da yayınlanan makalede yer verilen ve lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırma, uyanmak için alarm kullanan ve yetersiz uyuyan bireylerin okul başarısının düştüğünü gösteriyor.

Aynı makalede bilim adamlarının sabahları daha kolay uyanmak için önerilerine de yer veriliyor ve ilk adım elbette ki ihtiyacınız olan uykuyu uyumanız. Erken yatmak-erken kalkmak.

Saatinizin alarmını gerçekten uyanmanız ya da uyanabileceğiniz dakikaya ayarlayın, mümkünse bu son ertelemeyi yaptığınız dakikalar olsun…  Erteleme butonunu tamamen iptal edin, olanaklı değilse alarmlı saatinizi size en uzak yere konumlayın.

İflah olmaz bir snoozerım, diyorsanız, son ertelemeyi yaptığınız zamanın 10 dakika öncesine ayarlayın. Yine gönlünüzce erteleyebilirsiniz ama bu şekilde ertelemek en azından uyanmanız gereken saatten 3-4 ertelemeyle yarım saat hatta bir saat sonra uyanmanıza engel olur ve snoozer da olsanız vücudunuzun uyanma saatine yaklaşık bir dilimde gözlerinizi açarsınız. Tabii ki bu en mükemmel yöntem değil, ama snoozerlık çok kolay kurtulunan bir sorun değildir, ne yazık ki.

Kalıcı çözüm hafta içi-sonu her gece aynı saatte yatağa gitmek ve yine hafta sonu da dahil her sabah erkencikten uyanmak. Bu başlarda zor gelecektir ama bir süre sonra vücudunuz buna alıştığında hem kaliteli bir uykunuz hem daha sağlıklı bir bünyeniz olacaktır.

Tüm bu bilgileri ortaya koyan Dr. Sarah Chellappa, günde yedi-dokuz saat uykunun organizma için yeterli olduğunu söylüyor.

Önümüz pazartesi, yeni bir haftaya başlarken snoozerlıktan kurtulmaya ne dersiniz?


Paylaş.

About Author

Comments are closed.