Ergenlikten Yara Almadan Sıyrılmanın Yolları

0

Ergenlik denen olay sizi 15 yaşında takip etmeye başlayacak. Evet, anlatılanlar kadar zor bir dönem. Erkekler için; sesin çatallanacağı, kızlar için; göğüslerin henüz belli belirsiz olduğu kız gibi davransa olmayacağı erkek gibi davransa abes kaçacağı bir dönem.

Bu dönemde genellikle kendinizde bir şey hissetmeyeceksiniz ancak ağır depresyonların kıyısından döneceksiniz. Zaman zaman ağlamak, zaman zaman odalara kapanmak isteyeceksiniz. Ani kızgınlıklar ani heyecanlar sizi bekleyecek.

Kızlar için yeni aşklar can yakıcı olacak çünkü her hoşlanmayı yeni yaşadıkları bir duygu olduğu için dünyanın en büyük aşkı sanacaklar. Erkekler ise bu dönemde kadınları tanımaya daha çok önem verecek ve 6 7 kız arkadaş edinmenin önemli olduğuna inanacaklar. Güç gösterileri erkeklerde sıkça görülecek.

Şöyle bir bakarsak siz ergenler… sizleri tanıyorum değil mi? 🙂

Çünkü bende bir zamanlar bir ergendim ve inanın geçiyor. Ancak arkanızda kötü hatıralar kalsın istemiyorsanız size vereceğim tavsiyelere uymanız gerekecek.

– Bu dönemde ailenize katlanamayacaksınız. Dedikleri her şey sizde ne çok biliyorlar duygusu uyandıracak. Aslında bir bakıma haklı olacaksınız. Devir değişiyor asla onların dediklerinin tamamı doğru olmayacak ama dünyada değişmeyen şeyler var. Bu konularda doğru söyleyecekleri kesin. Bu nedenle tamamını olmasa da bir kısmını deneyin. Erkekler bağımlılık yapıcı maddeler için, kızlar ise yaşça büyük adamlar için dikkatli olmalı bunlar alacağınız en belirgin uyarılar. 🙂

– Arkadaşlarınızı iyi seçin. Bu dönem sizi lisede vuracak. Lise arkadaşlıkları senelerce sürecek değerdedir. Her zaman üniversite arkadaşlıkları başkadır dense de aslında lise arkadaşlıkları da aynıdır çünkü bu dönemi sizinle aynı düşünceleri paylaşarak yaşayacak kişiler yalnızca arkadaşlarınızdır.
Okulda ya da başka sosyal ortamlarda büyüklerinize laf yetiştirme isteğiniz olacaktır. 🙂 İnanın bunu yapmak istemezsiniz. Çünkü büyümek deneyim ve daha geniş bir sözcük dağarcığı demektir. Bu nedenle rezil olmak istemeyenlerdenseniz sadece şakalaşın. 🙂

– Ergenseniz çılgın anlar yaşamak isteyeceğiniz kesin 😀 okuldan kaçmak, kız arkadaşınızla ev kaçamakları yapmak, okulda hocalara sigara içerken yakalanmamak bütün bu aksiyonların içinde… Ancak unutmayın kurallara uymamak güzeldir fakat sınır aşıldığında zarar göreceksinizdir.

– Anneniz ve babanız sizi bu dönemde sık sık uyarı yağmuruna tutacaktır ve gerçekten herkesten öğüt alacağınız dönem bu dönemdir. Dikkat dağınıklıkları vs. bu dönem peşinizi bırakmayacağı için hayatınızı önemsiyorsanız dershane takviyesi alın derim aksi halde kötü notlar hem geleceğinizi etkileyecek hem de nasihat seanslarını attıracaktır.

– Eğer lise döneminin komik anlar yaşayan çocuğu olarak bilinmek istemeyenlerdenseniz marjinal saç şekillerinden kaçının ve etek boyunuzu iyi ayarlayın yoksa okulda öğretmenler tarafından saçı kesilen ya da eteği nedeniyle alay edilen çocuğu olarak anılırsınız.

– Okul öğretmenlerinizle aranızı iyi tutun bu ergenliği iyi atlatmanın en kolay yoludur. Hatta genç öğretmenler sizin en iyi yardımcınız dahi olabilir. Ancak matematik öğretmenleri ve fizik, kimya öğretmenleri her zaman garip olacaktır, kişisel algılamayın…

– Bir hobi seçin spor, müzik, resim ve bunu geliştirin bu size iyi gelecek ve kendinizi geliştirmenize yardımcı olurken ergenliğin hormonlarını sakinleştirecektir.


Paylaş.

About Author

Eğlenmeyi seven farklı yaşamlara saygı duyan ve sürekli yeni insanlar tanımayı seven biriydim. Henüz tanınmayı bekleyen koca bir dünya vardı; her santimini gezmek, yeni yemekler yemek, yeni insanlar tanımak ve yeni felsefeler öğrenmek istediğim bir hayatım vardı. Ancak bunu birilerine duyurmak bir yerden sonra daha önemli gelmeye başladı. Yazmayı ve okumayı tutkulu bir şekilde seviyordum ve artık düşüncelerimi insanlarla paylaşmak istediğimi fark ettiğimde bütün bunları yazıya dökmeye başladım… Özellikle güzel film izlemenin; insanın yaşamını yönlendirmesi konusunda büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum; bu güne kadar birçok film izledim ve çoğunda ben olsam ne yapardım dedim. Bir filmde başrol olmak aslında hayal değil sadece. Yazdıkça bir yerden sonra aslında bütün filmlerin bizim hayatlarımızdan esinlenilerek yazıldığını; aslında herkesin kendi filminin başrolü olduğunu gördüm… Yazmanın insanlar üzerinde huzurlu bir etki bıraktığına inanıyorum. Benim için yazının gücü kıyaslanamaz. Tıpkı bağırarak söylediklerinizin beyine emir gibi gitmesi gibi yazıda evrene yolladığınız emirler bence…

Comments are closed.