Genç Anne Olmak

0

Bir kadının hayatındaki en eşsiz tecrübe elbette ki anne olmaktır. Bu muhteşem deneyimi yaşamak her kadın için çok özel olsa da kimi kadınlar çok erken yaşta böylesine büyük bir sorumluluğun altına girdiklerinde ciddi problemler yaşayabiliyor. Bunların en başında da bu yeni annelik rolüne ve anne kimliğine ayak durmakta zorlanmak geliyor…

Anne ve baba olmak, insanların hayatındaki tüm sorumluluk kalıplarını değiştiren bir rol ve kimliktir. Ve her zaman bu yeni rol ve kimliklere alışmak, herkes için kolay değildir. Anne olmanın, bu rolü ve kimliği kabullenip başarıyla taşıyabilmenin ise ne yazık ki evrensel olarak ideal bir yaşı yok. Tıbbi açıdan 20 ila 30 yaş arasının doğurganlık açısından en mükemmel yaş olduğunu söylemek pekala mümkünken, psikolojik açıdan annelik rol ve kimliğini doğru sürdürebilmek için böyle bir yaş aralığı veremeyiz.

Bunun nedeni aslında çok basittir: Bazı insanlar erken yaşta duygusal olarak olgunlaşıp kişilik gelişimlerini tamamlayabilirken, bazı insanlar 30’lu yaşlarını geride bıraktığı halde hala gerekli sorumlulukları taşıyabilecek noktaya ulaşamamış olabilir. Elbette bu farkın nedenleri de incelenip araştırılabilir ancak bu tamamen farklı bir konu… Öte yandan,bir kadının anne olmak için en ideal yaşı,annenin kendisini buna hazır hissettiği yaştır. Bu, şu anlama gelir: Kadın,hayatıyla ilgili hedeflerin, hayatına dair istek ve amaçların büyük bir bölümüne ulaşmış ve bunlarla ilgili gerekli tatmini yaşamışsa, yeni bir sorumluluğa hatta hayatındaki en büyük sorumluluğa yani anneliğe hazır demektir.

Günümüz dünyasına baktığımızda en sık gördüğümüz sorun çocuk ya da kariyer arasında seçim yapmak zorunda kalan zaman zaman da bu ikisi arasında sıkışan annelerdir. Bu da çok normal ve anlaşılır bir durumdur. Çünkü kariyer, yatırım, zaman ve elbette emek ister. Tıpkı annelik gibi… Kadın, sahp olduğu kaynakları ya kariyerine ya da anneliğine aktarmak noktasında çatışma yaşayabilir. Bu durumda kadın kendisini ikisinden birini seçmek zorunda hissedebilir. Aslında iyi bir planlama ve doğru bir kaynak yönetimi ile her iki alanda da, hiçbirinden vazgeçmeden, başarılı olmak mümkündür.

Çocuk ile annenin arasındaki yaş farkının az olmasının en büyük avantajı, kuşak çatışması yaşanabilme olasılığının düşük olmasıdır. Böylelikle anne ile çocuk daha rahat iletişim kurabilir ve paylaşımları daha fazla olacaktır. Çünkü genç anne daha dinamik ve daha enerjiktir. Ancak yeterli olgunluğa ulaşmış olmak burada temel şarttır. Aksi halde, psikolojik olarak buna hazır olmayan anne, sınırları belirlemekte zorlanır. Bu da çocukla arasındaki bağların yıpranması ve ilerleyen süreçlerde de çatışma anlamına gelir.

Genç anne olmanın avantajlarına göz atarsak;

– Genç bir annenin genel olarak sağlıklı bir gebelik geçirmesi en büyük avantajdır.

– Kadının daha erken olgunlaşmasında ve dinginleşmesinde genç anne olmanın etkisi büyüktür.

– Eğer çift, birden fazla çocuk sahibi olmayı planlıyorsa, genç anne olmak bunun için uygundur.

Peki genç bir anne  olmanın dezavantajları nelerdir?

– Annenin, kendi hayatına ait amaçlarını ötelemek zorunda kalması, annenin psikolojisi açısından en büyük dezavantajdır.

– Henüz ekonomik özgürlüğünü kazanmadan anne olmuş bir kadın bu noktada sorunlarla karşılaşabilir.

– Karı-koca ilişkisi ve evliliğin ritmi tam anlamıyla oturmadan ve çiftler daha bu yeni role adapte olmadan genç yaşta anne olmak evlilikte bir takım sorunlar oluşmasına neden olabilir. Arkadaşlık gibi, romantizm gibi, evliliğin temelinde bulunması gereken sistem ve düzenekler kurulamayabilir.


Paylaş.

About Author

Aile danışmanı. İletişim ve sosyoloji eğitiminden sonra psikoloji eğitimi alıp aile ve çocuk psikolojisi üzerine çalışmaya başladı. Üç kız ve bir erkek çocuk annesi. Sakarya'da yaşıyor.

Comments are closed.