Herkesin Doğru Bildiği Yanlışlar

2

Galat-ı meşhur, yani meşhur yanlışlar. Kelimelerin ve deyimlerin herkes tarafından yanlış biçimde kullanılıp, aslının yerine yanlış olanın dile yerleşmesi durumu. Kısaca “herkesin doğru bildiği yanlışlar”.

Dilimizde bunun o kadar çok örneği var ki, bu kelimeler ya da deyimler doğru şekilde kullanıldığında anlaşılmayabiliyor. İşte bu meşhur yanlışların en meşhur olanlarından bazıları;

Zürafanın düşkünü, beyaz giyer kış günü

Zürafanın neden beyaz giydiğine aklınız hiç ermediyse hemen bunu da açıklayalım. Kelimenin aslı zürefa. Zürefa, zarif kelimesinin çoğulu. Ses benzerliği olsa da zürafaya beyaz giydirirken bir düşünmek gerek.

Güzele bakmak sevaptır

Bu sözün arkasına sığınıp gözlerini fır döndüren erkeklere kötü haber. Sözün aslı “güzel bakmak sevaptır”. Yani bir şeye bakarken bile iyi niyetle, temiz duygularla bak demek isteniyor.

Sıfırı tüketmek

Çok yaygın yanlış kullanılan sözlerden birisi. Deyimin aslı “zafiri tüketmek”. Zafir, soluk anlamında ve her şeyin sonuna gelindiğini anlatmak için kullanılıyor. Sıfırı tüketmek matematiğe aykırı da olsa mübalağa sanatının en güzel örneklerinden birisi.

Saatler olsun

Genelde erkek kuaförlerinin, müşterilerinin arkasından söylediği son sözdür. Ancak doğrusu, “sıhhatler olsun”. Yani berber, sizinle uzunca bir vakit geçirmek istediğini söylemeye çalışmıyor.

Hile hurda

Orijinali “hile hud’a”. “Hud’a”aldatmak ve kötülük anlamlarında. Yani sanıldığı gibi hurda ile ilgili bir durum söz konusu değil.

Ali kıran baş kesen

Serseri ve acımasız kimseler için kullanılan bu deyimin aslı “dal kıran, baş kesen”. Ses benzerliği de olmamasına rağmen nasıl bu hale geldiği tam bir muamma.

Eşek hoşaftan ne anlar

Oldukça ilginç örneklerden birisi. Söylenişindeki yanlışla birlikte anlamı da değişmiş ve daha geniş bir alanda kullanılmaya başlanmış. Aslında doğrusu “eşek hoş laftan ne anlar”.

Evraklar, evlatlar, tüccarlar, fukaralar, evliyalar

Evet hepsinin kullanımı yanlış. Sırasıyla hepsi varak, velet, tacir, fakir ve veli kelimelerinin çoğul hallerine tekrar çoğul eki eklenerek söyleniyor. Yani aslında evrak, evlat, tüccar, fukara ve evliya zaten çoğul kelimeler. Yine de Türkçe’de böyle bir kullanım olmadığı için anlaşılabilir bir hata.

Namahrem

En tehlikeli örneklerden birisi. Mahrem; gizli, saklı anlamına gelirken, namahrem; gizli saklı olmayan, açıkta olan anlamına geliyor. Yani namahrem, mahrem olmayan anlamında. Ancak bir atasözümüz “Galat-ı meşhur, lugat-ı fasihten evlâdır.” Der. Yani yanlış da olsa siz yanlış olduğu şekilde kullanmaya devam edin, yoksa maazallah.


Paylaş.

About Author

2 Comments

Yorum Yapın