“İnsan İsterse Her Şeyi Yapar” Müthiş Bir Örnek

0

Aşağıda sizlerle paylaştığım yazı, gerçek bir hayat hikayesi… Biraz eski bir hikaye ve Kübra hala çok başarılı… Bu hikayeyi paylaşıyorum çünkü ne zaman zor bir şeyler hakkında konuşsak hepimizin bir bahanesi ortaya çıkıyor… Halbuki aslında insan kafaya koyarsa yapamayacağı şey yok.

Bir şey yapmak isteyip de yapamayan, vaktim yok, param yok, imkanım yok, canim istemiyor, ne yapsam olmuyor, bir türlü yapamıyorum diyen herkese örnek olsun! 🙂

İnsan İsterse Henüz 15 Yaşındayken, Bir Gecekondudan Yola Çıkıp Avrupa Satranç Şampiyonluğuna Uzanabilir…

Tarih: 9 – 19 Eylül 2006

Yer: Karadağ’ın Herzeg Novi Şehri

Haber: Ankara’nın varoş bölgelerinden Kayaş’ta yaşayan 15 yaşındaki Kübra Öztürk, 16 Yaş Altı Bayanlar kategorisinde Türkiye tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonluğunu getirdi.

Başarı ve inanç bir “imkansız” gibi görüneni daha yendi. Bu yazının konusu Satrancın Küçük Prensesi unvanını alan küçük şampiyonun hikayesidir.

1991 yılında doğdu. Babası konfeksiyon işçisi, annesi ev hanımıydı. Ankara2nın Mamak ilçesinde, imkansızlıkların içindeki 5 kişilik bir ailenin en küçük çocuğuydu.

 

Kader bir şans oyunu değil, seçim sorunudur.

Beklenecek değil, elde edilecek bir şeydir.

 

Bir öğretmeni hayatının akışını değiştirdi!

Farkındalık açık zihin, önceden tahmin edebilme yeteneği, zeka ve tecrübe ile iyi sonuçlar alınan, içinde şans faktörü barındırmayan bu spora 7 yaşındayken, öğretmeninin teşvikiyle başlamış Kübra.

Ankara Mamak’taki Kayaş İlköğretim Okulu’na devam ederken, bir gün öğretmenimiz yeni açılan bir satranç merkezi olduğunu söyledi. O önerdiği için, Gaziosmanpaşa Rotary Klübü’nün kurduğu Kayaş Satranç Eğitimi Merkezi’ne geldim. Babam, evimize çok yakın olduğu için gelip gitmeme izin verince, okuldan sonra her gün devam ettim.

Kübra’nın yeteneğinin bir üye tarafından görülüp, satranç oynama konusunda desteklemesi ve gittiği turnuvalarda sponsorluk yapması onu satranca daha da yakınlaştırdı.

Yetenek ve Destekle Yeşeren Bir Başarı

Evin geçimini konfeksiyonda çalışarak temin eden babası Durmuş Bey, kızının başarısına çelme takıp engel olmak isteyenlere kulak tıkadı. Ona inanıp destek olarak bu zorlu yolculuğunda yalnız bırakmadı.

Kübra’nın satranç merkezindeki hocası çok tatlı dilliydi. Mesafe de yakın olduğu için gönderdim. Sonra “iyi” diye söylenince turnuvalara gitmesini söyledim. Mahalledekiler “Kumara Alışır” dedi ama ben bunların hepsini duymamazlıktan geldim. Kızıma güvendim. Bence kızım kendini satrançla olgunlaştırdı. Çok bilinçli yetişti.  Yurtdışındaki bazı turnuvalara vize alıp gitmesini sağlamak amacıyla bazen 1 aylık geçimimizi feda ettim. Anlayacağınız çocuğumda istikbal gördüm. O da bizi, ailesini utandırmadı….

Kübra’nın annesi de onu her zaman desteklemiş…

Annem evde rahat bırakmaz beni. Hiçbir şey yapmadan TV izlesem mesela, hemen der ki, “Kızım otur satranç çalış.” Çok şanslıyım çünkü ailem beni destekliyor. Okulumdaki hocalarım ve tüm arkadaşlarımda beni her zaman destekliyor.

Bazen Yolda yürürken Karşımda Ne Varsa Hepsi Birer Satranç Taşına Dönüşüyor!

Çocuk yaşlarda satrançla tanışan Kübra, çocuklara özgü diğer oyunlardan da kısmen mahrum kaldı. Tüm yaşıtları dışarıda oynarken, o satranç egzersizleri yapıp zihin kaslarını güçlendirmekle meşguldü.

Okul ve satranç bütün zamanımı alıyor. Geriye kalan zamanda ancak dinlenebiliyorum. Her gün 3-4 saat satranç oynuyorum. Tabii bu kadar satranç oynayınca atlar ve piyonlar rüyalarıma giriyor. Bazen yolda yürürken, otobüsteyken karşımda ne varsa hepsi birer satranç taşına dönüşüyor. İnsanları piyon gibi hayal ediyor, yürüdüklerinde hamle yaptığımı hissediyorum. 7 yaşından beri filler, atlar ve piyonlarla oynuyorum. Biz onlarla kardeş gibi büyüdük.

Satrançla yoğrulan hayatının yanı sıra lise öğrenimine devam eden Kübra hiçbir bahanenin ardına sığınmıyor ve gece yarılarına kadar ders çalışıyor. “ŞİKAYET ETMEYİ HAYATINDAN ÇIKARAN” ve kendini engelleri aşmak için programlayan bir yaşam onunkisi…

Peki Kübra Neleri Başardı?

Kübra Öztürk, Karadağ’ın Herzeg Novi şehrinde düzenlenen Avrupa 16 Yaş Altı Bayanlar klasmanında 32 ülkeden 737 satranççının yer aldığı şampiyonada, 62 sporcu ile yarıştı ve Türkiye2ye ilk kez Avrupa Şampiyonluğunu kazandırdı.

Peki Kübra bu şampiyonluğu kazanırken neler hissetti;

Şampiyonada, 2. Turu kaybedince bir anda umutsuzluğa kapıldım. Son tura girerken büyük stres altındayım. Kazanamazsam dereceye giremeyecektim. Maç başladıktan sonra, daha önce 2 kez yendiğim rakibimi yine yeneceğimi kendi kendime söyleyerek ve kendimi motive ederek şampiyon oldum.

Kübra 2000 yılından beri her yıl bulunduğu yaş gruplarında Türkiye Şampiyonu oldu. 2001 yılında Dünya Şampiyonasında 9. Oldu. Yeni hedefi ise WGM (Women Grand Master) olmak ve dünya tarihine ilk Türk Bayan olarak geçmek.

Başarının, kişinin hayatta ulaştığı yerle değil, başarmaya çalışırken üstesinden geldiği engellerle ölçüldüğünü öğrendim.

Halen BJK Spor Klübünün sporcusu olan Kübra, kazandığı her maç için aldığı paraları ailesine verdiğini ve onların da bu parayı eğitimi için harcadığını söylüyor.

 

Kübra’dan Başarısızlığı Mat Etme Taktikleri

  • Gücünüzden şüphe ederseniz şüphelerinize güç vermiş olursunuz. Bu özdeyişi çok beğeniyorum.
  • Başarı başarısızlıktan bile olumlu bir şey ya da bir şeyler çıkartmaktır. Olumsuzluğun içinden çok küçük bir miktarda bile olsa bir güzellik bulup çıkartmaktır.
  • İlk önce her şeyde ve her konuda sabırlı olmak gerekiyor. Çünkü sabredilmeyen bir şeyin sonu olmaz ve doğal olarak başarı elde edilemez.
  • Hangi konu olursa olsun insanın ilk önce kendine güveni olması ve BEN KENDİME GÜVENİYORUM VE HER ŞEYİ YAPABİLİRİM demesi gerekir. Kendine, umutlarına, duygularına inanmayan kişi başarının ne demek olduğunu bilmeyen ve hatta her şeyden vazgeçmiş kişidir.
  • Şartlar ve olaylar ne olursa olsun her şeye pozitif bakmak gerekir. Her şeye negatif bakan ve kendini karamsarlıkla besleyen kişiler hayattan zevk almayı bilmeyen ve beraberinde başarının o enfes tadına varamamış kişilerdir.
  • İnsanlardaki önyargıyı parçalamak atomu parçalamamdan daha zor demiş Einstein. Önyargı başarıya ulaşmadan ayağınıza hiç olmadık yerde dolanan bir çelme gibidir.. Önyargı zincirini kırmış kişiler hayatı deneme yanılma yoluyla keşfedip yaşadığı tüm olumsuzluklarda ders almayı bilen ve başarıya giden yolda hızımızı kesen çakılları temizleyebilen insanlardır.

 

Kübra başardı ve halen de başarıyor.. Ya siz?

Yüreğinizin düşler haritasında, hayallerinizin ve hedeflerinizin size göz kırptığı ortada ilerlemelisiniz..

http://www.hurriyet.com.tr/pazar/7973790.asp

http://ulusaltakim.tsf.org.tr/a-milli-takim-kadin/sporcular/83-kubra-ozturk

http://www.haber7.com/haber/20111226/Satranc-ustasi-Kubra-Ozturk.php

http://www.bjk.com.tr/tr/haber/51236/kubra_ozturk_sampiyon_oldu.tr.html


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.