İnsan İsterse: Walt Disney

0

Mümin Sekman’ın İnsan İsterse serisinden Walt Disney’in hayatını göndermek istedim… Bizim gördüğümüz Walt Disney kahramanları ile, onları yaratan insanın hayatındaki farka inanamayacaksanız, ama bu da muhteşem bir azim öyküsü tabii. 🙂

Hayat paylaşınca, paylaşıp da tadına varınca güzel…

Yeteneksiz Diye İş Verilmedi. Kurduğu 2 Şirket de Battı. İlk Filmi Tutmadı Ama O Yılmayıp 30 Oscar Aldı.

Walt Disney, 1901 yılında Chicago’da doğdu. Babası marangozdu ve düzensiz işleri yüzünden sürekli dolaşıyorlardı. Oldukça yoksul bir ailesi vardı. Hastalanan babası düzenli olarak çalışamadığı için öğretmen annesinin geliri yoksulluk sınırında bir hayat yaşatıyordu onlara. Mecburen çalışmaya başladı ve gazete dağıtıcılığı yapmaya karar verdi. İşi zor, kazancı düşük olsa da durumdan şikayetçi değildi çünkü bu iş sayesinde gazetelerdeki fotoğraf ve karikatürlere dalıp gidebiliyordu.

En büyük hayal, dağıttığı gazetelerde bir gün onun resimli hikayelerinin yer alabilmesiydi…

Bu hayalini gerçekleştirmek için büyümeyi beklemek istemedi. Çizimlerini kağıtlara yapıştırarak hazırladığı gazeteyi komşularına dağıtmaya başladı. Annesinin anlattığı hikayelerden kendine yarattığı kocaman olan dünyası, Walt Disney’in hayal dünyasının kapıları ilk kez aralanmıştı. Bulduğu her kağıda hayallerini çiziyordu. Ama zamanla taslaklar yetmez oldu. Bu taslakları ve hayallerini herkesin görmesini istiyordu. Gazete dağıtıcılığıyla ya da kendi yaptığı gazeteyi satarak ailesini geçindiremiyordu. Daha fazla para kazanmak için, tren istasyonunda soda ve gazete satmaya başladı. Trenler onda derin bir iz bıraktı. Öyle ki bir gün bu izlerden hayallere sığmayacak bir dünya yaratacaktı. Disneyland!

Bir kitap hayatını değiştirdi…

Liseye Chicago’da kaydını yaptırdıktan sonra, şehri gezerken bir kitapçıya girdi ve tüm kitapları almak istedi ancak bir kitaba bile yetecek parası yoktu. Pazarlık yaparak bir kitap aldı ve kitabın sonunda büyük bir hazineni haritasını buldu.  O harita ücretsiz kurs veren bir sanat akademisinin ilanıydı.  Gündüz okula, gece resim kursuna devam etti. Dersleri pek parlak değildi ama müthiş bir taklit yeteneği vardı. Öğretmenlerinin de desteklediği Walt, tahtaya hayalindeki kahramanların karikatürlerini çiziyor, sonra da öykülerini anlatıyordu.

Canlı çizgi – roman gösterisini amatör tiyatrolarda sergilemeye başladı. 1. Dünya Savaşı’na gönüllü asker olarak katılmak için başvurdu. Ambulans şoförü olarak gönderildiği Fransa2da 1 yıl kaldı ve 1 yılın sonunda ambulansın kaportasının üzerinde çizim olmayan yer kalmamıştı. Savaştan döndükten sonra, hem yapabildiği hem de yapmak istediği tek iş çizimdi. Çizimlerinden oluşan bir dosyayı koltuğunun altına alıp gazete gazete dolaştı. Ancak tüm editörler olumsuz yanıt dönüyordu. Kimse hayallere prim vermese de, o hayatla pazarlık etmeye devam etti ve kiliseler için resim çizmeye başladı.

Kurduğu ilk şirket battı!

Disney bunun üzerine, kendi filmini yapmaya karar verdi, bunu için de kendi şirketini kuracaktı. Tek sermayesi hayali kahramanlar ve çizim yeteneği olan bu küçük şirketin ilk işi çizgi film tekniğini bir adım ileri götürmek oldu ama kimse bu teknikle ilgilenmedi. Ancak o hayalinden vazgeçmedi ve Alice Harikalar Diyarında  öyküsünü, çizgi filme uyarlamak için elden düşme bir kamerayla çekim yapmaya başladı, ama çekimler bitmeden şirket iflas bayrağını çekti! Yine yılmadı ve cebindeki 40 $ ve yarım kalan projesiyle 22 yaşında Hollywood’un yolunu tuttu.

Hollywood’da yaşayan kardeşiyle birlikte 2. Şirketini kurdu. Walt Disney Brothers. Alice Çizgi Film Diyarı’nda filmini çok düşük bir karla bir dağıtım şirketine verdi, iyi bir adım atmış oldu. Yarattığı Julis, sonraki adıyla Kedi Felix’in Maceraları ile büyük yapımcıların dikkatini çekti. Universal Stüdyoları için Tavşan Oswald  karakterini çizerek rüştünü ispatladı. Bundan cesaret alarak zam talep ettiğinde bir kez daha başa döndü. Universal, tüm ekibi elinden alarak işine son verdi.

Bir gün, odasında kara kara düşünürken, gözü bir fındık faresine takıldı. Fareye yiyecek vererek, onunla yakınlaştı. Yeni kahramanını işte böyle buldu. Farenin hayatta ve ayakta kalma mücadelesini anlatacak çizgi dizi için 3. Şirketini kurdu. Yeni kahramanına çok güvendiğinden, tüm imkanlarını zorluyordu. Farenin maceralarını izleyiciye sesli olarak sunmak istiyordu. Daha önce hiç sesli film çekilmediği için bu karar hem riskli hem de yüksek maliyetliydi. Aynı zamanda ortağı olan kardeşi onu bu projeden vazgeçirmek için çok mücadele etti. Ama Disney tünele değil sonundaki ışığa bakıyordu.

İstimbot Will adıyla seyirciye sunulan fare büyük beğeni topladı. Yardımcı karakter olarak doğan minik fare seyircinin ilgisiyle başrolü kaptı ve Walt Disney’e hem şöhretin hem de servetin kapılarını açtı. Serinin devamında minik farenin adı  Micky Mouse olarak değişti ve dünyanın gelmiş geçmiş en meşhur faresi oldu. Bu fare Walt Disney’in hayatında o kadar önemlidir ki, yıllar sonra başarısının sırrı sorulduğunda,  Her şey bir fare ile başladı  diye özetleyecektir.

Micky Mouse’dan sonra Donald Duck, Dufy, Varyemez Amca gibi unutulmaz çizgi kahramanlar yaratan Disney, hayal gücünü annesinin anlattığı hikayelere borçlu olduğunu her zaman söyledi.  Bir çiftlikte beş parasız hayata başlayan Walt Disney, hayallerinin peşinden giderek hem kendi hayatını hem de milyonlarca çocuğun hayatını değiştirdi. İşinden kazandığı parayı yine işine yarayan Disney, film ve eğlence endüstrisinde devrimler yaptı. Aldığı 30 Oscar ödülüyle  en fazla Oscar alan kişi rekorunu hala elinde tutuyor. Walt Disney 1966 yılında kansere yeni düştü.

Walt Disney’den Hayat ve Başarı Dersleri

○ Peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.

○ Hayatımda, yaşadığım tüm sorunlar, sıkıntı ve engeller beni güçlendirmiştir. Sen farkında olmasan da bir tekme senin için dünyanın en iyi şeyi olabilir.

○ Ben her zaman hayatın iyimser tarafından bakmak istiyorum.

○ Endişe edenler endişe ederken, planlayıcılar planlarken ve muhasebeciler neden satın alamadığımızı hesaplarken, ben işi başlatmakla meşgul oluyorum.

○ Sadece para için yola çıkarsanız, işe yaramayan bir noktaya ulaşırsınız.

○ Her nasılsa, rüyaları gerçeğe dönüştürmenin sırrını bilen bir insanın ulaşamayacağı bir yükseklik olduğuna inanmıyorum. Bence bu özel sır, 4 kelime ile özetlenebilir: Merak, Güven, Cesaret ve Süreklilik.  Bunların içinde en önemlisi Güven Eğer bir şeye inanıyorsanız ona tamamen inanı, açıkça ve sorgusuzca.

Bazı şeylerin aslı, ön kabullerimize göre değerlendirip gördüklerimizden farlı olabilir.

Durumu doğru değerlendirmek ve “Resmin bütününü” aslına uygun olarak doğru görebilmek istiyorsak, peşin ikirlerimizden / ön kabullerimizden arınmış olarak, farklı bakış açılarından da görmeye çalışmalıyız.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.