Bir Kadının Gardırobundaki Kurtarıcılar

0

Giyinmek en güzel hobimiz değil mi? Ancak hayat içinde her zaman pratik anlar gerekli. Bunun için yapmanız gereken ise dolabınızda jokerler saklamak. Tahmin ediyorum bütün bayanlarımızın son derece albenisi olan birbirinden renkli dolapları vardır. Ancak bazen bu renkler bizi kurtaramayabiliyor. Buna engel olmak için size her an her yerde kullanabileceğiniz parçaları sıralayacağım. Birçok moda uzmanının da tavsiye ettiği bu parçaları nasıl kombinleyeceğimize dair, ufak sırlara sahip olduğumu düşündüğüm için, sizlerle de paylaşmak istedim. 🙂

♥ Öncelikle renklerden bahsetmek istiyorum. Siyah ve beyaz her ortama gidebilen renkler olduğu için kurtarıcı parçalarınızı siyah ve beyaz ağırlıklı seçmelisiniz.

♥ Bir kalem etek mutlaka her bayanın dolabında olması gereken parçalardan biridir. Nedeni; duruşunun son derece kontrollü olması, ne kısa ne uzun olan etek boyu ve vücut hatlarınızı kavrayarak ortaya çıkardığı kadınsılığı size başka hiç bir bir kıyafet sağlayamaz. Bu elbiseyi siyah seçmeniz gerekli. Mümkünse askılı tercih edin. Üzerine aynı kumaş türünden ceket yaptırarak dilediğiniz ortamda giyme imkanı yakalamanız da mümkün. Cenazede, toplantıda, yemekte bu elbiseyi giymeniz oldukça kolay. Günlük form için altına çizme ya da sandalet giyebileceğiniz gibi bir topuklu ayakkabı bu elbiseyi sexi bir hale getirmeye yetecektir.

♥ Bir beyaz gömlek! Evet, bir beyaz gömlek her kadının dolabının olmazsa olmazı diyebilirim. Düz olmasına dikkat edin. Bu sayede hem klasik hem de spor olarak kullanmanız mümkün olur. Sabah bir kot ile beraber giyip çıkacağınız bu gömleğin düğmelerini açıp içine altın rengi bir kolye taktığınız anda gece dışarı çıkmanız için yeterli havayı sağlayacaktır. Eğer bir toplantı için tercih etmeniz gerekirse siyah pantolon ya da renkli, desenli pantolonlar ile kombinlenmesi kolaydır.

♥ Pantolon demişken; siyah bir kalem pantolon mutlaka dolabınızda olsun bayanlar. Beyaz gömleği içinize sokun ve biraz dışarı doğru çıkararak salaş bir hal yakalayın ardından siyah kapalı stilettolar giyin. Harika görüneceğinize emin olabilirsiniz. Çalışıyorsanız işe geç kaldığınız gün anında giyip arabaya koşabileceğiniz parçalardır bunlardır.

♥ Mevsim geçişleri için ise her kadının dolabında siyah iki hırka olması gereklidir. Biri ince biri kalın olarak dolabınızda yerini alması gereken bu hırkalar çok hızlı bir şekilde kombinlenmesi ve spor ya da klasik tarza hızlı uyum sağlaması açısından büyük bir kolaylık sağlıyor.

♥ Bir diğer önemli parça ise tabi ki deri cekettir. Mümkünse fermuar ve düğme detayları gümüş rengi ya da siyah olsun. Hantal ya da motorcu ceketi gibi görünmesin. Bu sayede klasik ya da spor kullanma imkanınız olur.

♥ Son dönemin Jean modasını da atlamamak gerekli tabi ki; İspanyol paça Jeanlar oldukça moda ve duruşları; üstüne tişört ile spor bir hal alırken ipek bir gömlek ile klasik bir hal alabiliyor. Yani dolabın vazgeçilmez jokerlerinden biri olmaya aday diyebilirim J

♥ Son olarak ise Marlyn Monroe’nin yani idolümün bir cümlesi ile konuya giriş yapmak istiyorum “Topuklu ayakkabıyı kim icat etti bilmiyorum, ama kadınlar O’na çok şey borçlu.” Tabi ki Stilettolar!!! Son dönem yeniden ünlenen stilettolardan 7 cm olan siyahlar bayanların her yerde giyebileceği türde. İster kot altına giyin, ister pantolon, ister etek altına; bu ayakkabılar her an zarif ve her an spor klasik bir görünümüne bürünebiliyor.

 


Paylaş.

About Author

Eğlenmeyi seven farklı yaşamlara saygı duyan ve sürekli yeni insanlar tanımayı seven biriydim. Henüz tanınmayı bekleyen koca bir dünya vardı; her santimini gezmek, yeni yemekler yemek, yeni insanlar tanımak ve yeni felsefeler öğrenmek istediğim bir hayatım vardı. Ancak bunu birilerine duyurmak bir yerden sonra daha önemli gelmeye başladı. Yazmayı ve okumayı tutkulu bir şekilde seviyordum ve artık düşüncelerimi insanlarla paylaşmak istediğimi fark ettiğimde bütün bunları yazıya dökmeye başladım… Özellikle güzel film izlemenin; insanın yaşamını yönlendirmesi konusunda büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum; bu güne kadar birçok film izledim ve çoğunda ben olsam ne yapardım dedim. Bir filmde başrol olmak aslında hayal değil sadece. Yazdıkça bir yerden sonra aslında bütün filmlerin bizim hayatlarımızdan esinlenilerek yazıldığını; aslında herkesin kendi filminin başrolü olduğunu gördüm… Yazmanın insanlar üzerinde huzurlu bir etki bıraktığına inanıyorum. Benim için yazının gücü kıyaslanamaz. Tıpkı bağırarak söylediklerinizin beyine emir gibi gitmesi gibi yazıda evrene yolladığınız emirler bence…

Comments are closed.