Neden Kimyasal İçermeyen Deterjan Kullanılmalı

0

Evde kullandığınız küçücük bir şişe deterjanın ne kadar zararı olabilir?

Bu deterjanlar havayı, suyu kısacası çevreyi kirletiyor.

Soluduğumuz havaya, tarım için sulanan arazilere, havadan düşen yağmurla büyüyen otlara ve bu otları yiyen hayvanlara bulaşıyor ki; dolaylı yönden yine bizim vücudumuza giriyor. Günlük yaşamda evimizde giren deterjanlar yaklaşık 50000 çeşit kimyasal içeriyor. Her yıl yenileri de eklenmeye devam ediyor. Eskiden arapsabunu, beyaz sabun gibi doğal ürünler temizlik için yeterliyken şimdi ise her ayrı yüzey her ayrı oda için ayrı birkaç tane temizlik maddesine ihtiyaç duyuluyor. Bunun sebebi ise insanların zamansızlıktan yakınıp işlerini çabuk bitirmesi ya da uğraşmak istememesi oluyor. Gelişen dünya ekonomisi ve reklamların varlığını da eklemeden geçilmemesi gerekir. En sonunda da yavaş yavaş zehirlenerek kronik yorgunluk, değişik alerji türleri, karaciğer rahtsızlıkları ve kanser artışı boy gösteriyor. Kimyasallar vücudumuza soluma, yutma ve temas yoluyla yaklaşık 26 saniyede etki edebiliyor.

Alkollü olanlar oda parfümleri ve yüzey temizleyicilerinde kullanılıyor. Sinir tahribatlarına neden olabiliyor. Çamaşır suyunun içinde bulunan kimyasal ise ağız, mide ve boğazda birikip hastalıklara sebep oluyor. Buranın yapısını bozup solunum hastalılarına davetiye çıkarıyor. Cam temizleyicilerinde kullanılan amonyak ise baş ağrısına yol açarak, akciğerleri ve solunumu etkiliyor. Tuvalet temizleyicilerinde kullanılan hidroklorik asit ise görme bozukluğuna yol açıyor. Avrupa ülkelerinde tamamen yasaklanan naftalin ise kanserojen madde olduğu kanıtlanmıştır. Bunun gibi sayılamayacak çok örnek var iken evdeki temizlik ürünlerinin dışarıdan eve giren toza yada maddelere göre daha çok zararı olduğu bilim adamları tarafından desteklenmiştir..

Yani evi temizlemeseniz hiç bu maddeler dokunmasanız yeridir. Ev hanımlarının boşta kaldıkça deterjanlarla oynaması sebebi ile çalışanlara göre yüzde 60 kansere yakalanma riskinin olduğu istatistiklere dayanarak kanıtlanmıştır. Bu gibi sayısız veri varken hala akıllarda nasıl evimi mikropsuz, pırıl pırıl hale getirebilirim düşüncesi gelebiliyor. Deterjan alırken amonyaklı değil oksijen içeriği olanlar, temizliği yapılan yerlerin bol su ile durulanması, mekanların havalandırılması ve mümkün olduğunca havayı teneffüs etmemek küçük çözümler olabilir.

Çamaşır sodası, boraks, sirke, karbonat, bitkisel yağ tabanlı sabunlar, spreyleme yöntemi ile çok fazla tüketime gitmeme, pamuklu bezler, selüloz süngerler ve doğal fırçalar kullanmaya alışmak ve zamanla bunların faydasını görmek, sağlığımız açısından faydalı olacaktır. Ev yapımı temizleyicilere katılan uçucu bitkisel yağlar ise koku bakından nötr olan temizleyicilerinizi sevdiğiniz kokuya kavuşmasını sağlayacaktır. Ayrıca manavdan alacağınız çeşitli meyvelerden de doğal ve hoş kokulu temizleyiciler yapabilirsiniz. Bir örnek vermek gerekir ise; genel temizleyici olarak banyo, mutfak, parke, kurumuş yağ lekesi ve çerçevelerde kullanabilirsiniz.

Malzemeler; Yarım portakalın kabuğu, 1 adet limon kabuğu, yarım greyfurt kabuğu, yarım litre sirke, yarım litre su ve cam kavanoz.

Yapılışı: Bütün kabukları iri parçalar halinde doğrayın. Püf noktası olarak eğer mutfakta kullanacaksanız üzüm sirkesi, cam ve parke temizliğinde kullanacaksanız elma sirkesi kullanarak cam kavanozda hazırlayın. Kavanozun kapağını kapatarak serin ve güneş almayan yerde 2 hafta bekletin. 2 hafta sonra kabukları karışımdan ayırarak üzerine yarım litre su ekleyin. Püskürtmeli bir şişeye alarak uygulayacağınız alana sıkın. Kuru bir bez ile ovaladıktan sonra nemli bir bez ile temizliğinizi tamamlayın.


Paylaş.

About Author

Yorum Yapın