Farklı Ülkelerin Bahşiş Alışkanlıkları

0

Müşteri ve çalışan arasındaki gizli bağ: Bahşiş

Çeşitli şekillerde 1500’lü yıllarda başlayan bahşiş uygulaması Avrupalı ve kent-soylu aristokratların icadıdır, tahmin edilebileceği gibi. Ama resmi olarak ilk bahşiş uygulaması İngiltere’de 1600’lü yıllarda seçkin evlere gece oturmalarına giden insanlar, ev sahibinin hizmetçilerine cömertliklerini sergilemek isteyince başlamış, ve bu kısa sürede İngiltere’deki tüm kafelere yayılmış.

1900’lü yılların başında ise ABD’de insan haysiyetini küçük düşürdüğü gerekçesiyle yasaklanmış, Japonya ve Kore gibi ülkelerde de bugün bile bahşiş verme-alma konusunda bir çekimserlik hala var.

Sadece size hizmet eden kişiye hizmetinden memnun kaldığınızı göstermek için değil, size hizmet edecek garsona, valeye, hastabakıcıya ya da resepsiyoniste ayrıcalıklı davranması için de veriliyor bahşiş. Türkiye dahil pek çok ülkenin bazı yeme-içme mekanlarında hesaba yüzde 10 olarak eklenen bahşiş çalışanlar arasında bölüştürülüyor.

Yüzde 10 uygulamasının olmadığı mekanlarda ise tip-box’larda toplanan meblağ çalışanların performansına göre ay sonunda taksim ediliyor.

Hem Türkiye’de hem yurtdışında hizmet sektöründe çalışanların gelirinin en az üçte biri ki bazen yarısı bahşişlerden oluşuyor, ve ciddi bir bahşiş ekonomisi var.  İnsanlar yeni bir ülkeye ya da yeni bir kente geldiklerinde bahşiş uygulaması için ya önceden bir araştırma yapıyor ya da uçaktan iner inmez taksiciye danışıyor.

Hizmetten memnun kaldıysanız çalışanın maaşının çok yüksek olmadığını düşünerek ona küçük bir ikramda bulunmak iyi fikir. Aylık gelirin asgari ücretin bile altında olduğunu tahmin edebileceğiniz mekanlarda garson ya da valenin surat asarak hizmet etmesinden hicap duyabilir ve sadece gülümsemesi için bile 5-10 lira bahşişi gözden çıkarılmaya değer görürsünüz.

Bir de otele girdiğinizde en iyi odayı kapmak için mutlu etmeniz gereken çalışanlar var, resepsiyonist sizi süite de yerleştirebilir balkonsuz bir odaya da, bunu değiştirmek elinizde ve elinizdeki paranın gücünde.

Kış ortasında ya da yaz sıcağında kapınıza kadar gelen pizzacıya belki pizza yiyecek olmanın da sevinciyle bir miktar bahşiş vermek bir sonraki siparişinizin daha hızlı gelmesine yardımcı olabilir. Ya da son ayrılışınızda ciddi bir bahşiş bıraktığınız bara bir dahaki gelişinizde dört kişi bir masada değil iki masada oturabilirsiniz.

Otelin önünde arabanızı emanet ettiğiniz valenin de mutlu olması daha bir önemli tabii. Plajda boş şezlong bulmak maalesef sadece şansa değil plaj görevlisinin sizin cömertliğinize olan inancına da bağlı. Neyse ki cankurtaranlar bahşişe tabi değil.

Birkaç sene önce Antalya’da lüks bir otelde bir seferde 10 bin dolar bahşiş veren adam yüzünden garsonlar arasında ciddi olaylar yaşanmıştı.

Bu güzel geleneğin tadını kaçıranlar var kuşkusuz ama pek çok ülkede özelikle ABD’de hesabın en az yüzde 15’İ kadar (Bazen yüzde 20) bahşiş vermediğiniz bir çalışanın bedduası arkanızdan gelebilir.

Özellikle Türkiye’de sizi sinirlerinizi bozmadan evinize getiren bir taksicinin arabasından iniyorsanız para üstünün bir kısmını almamak da çok anlamlı, ki taksi sürücüsüne bahşiş ABD’de bir gelenek.

Çin’de bahşiş vermek-almak kanunen yasak ama bazı oteller buna izin veriyor, ülkede bahşişin toplumsal olarak da çok benimsenmediğini ekleyelim.

Almanya’da bahşiş vermek ABD’de olduğu gibi zorunlu değil ama müşterinin onayı olmaksızın hesaba bahşiş oranı eklemek kanunen yasak, ama yine de nadiren bu tür uygulamalarla karşılaşabilirsiniz. Garsonlara az veya çok mutlaka gelenek olarak bahşiş verilen ülkede kasiyerlere bahşiş verilmesi çok abes görünüyor. Genelde garson-vale gibi ortak hizmetlerde çalışanlar için verilen bahşişler Almanya’da kredi kartıyla da tahsil edilebiliyor.

Fransa’da bahşiş vermenizi kimse beklemez, çünkü garson, vale ya da belboyun hizmeti faturaya makul bir yüzde olarak eklenir, ama Fransızlar eğer hizmetten çok etkilendilerse bu ekli faturayı ödedikten sonra da bir-kaç Euro’yu masada bırakabiliyorlar.

Yunanistan’da Türkiye’dekine benzer bahşiş uygulamaları var. Zorunluluk yok, faturaya eklenme uygulaması da bizde olduğu gibi çok yaygın değil ama insanlar hizmetten memnun kalmışlarda 1-2 Euro bahşişi masaya bırakıyorlar. Yine Türkiye’de olduğu gibi klas bir kafe-bardan ya da otelden çıkıyorsanız bahşiş bizde 10-20 liraya yükselirken Yunanistan’da da 10-20 Euro’ya çıkabiliyor.

İzlanda’da bahşiş geleneği yok ve hiçbir hizmet alanında çalışan bahşiş beklemiyor da almıyor da. Anlaşıldığı gibi sadece coğrafi olarak değil kültürel olarak da dünyanın çok uzağındalar.

Hindistan’da bahşiş kabul edilmiş bir gelenek ama çok beklenen bir cömertlik değil. Hizmet sektörünün bazı işletmelerinde patron tarafından çalışanlara yıllık bahşiş gibi bir meblağ ödeniyor. Bir postacıya, çamaşırcıya bahşiş vermek yaygınken geleneksel Hint çekçeği taşıyan insanlara ya da taksi şoförlerine bahşiş vermek çok yaygın bir uygulama değil.

Bahşiş çok küçük bir ayrıntı gibi görünse de hem alan için, hem de verenin keyifli bir hizmet yaşaması için çoğu alanda anahtar önemde. Ama ne çok pinti olmalı ne de görgüsüzlük sergilemeli, en doğru rakamı belirlemek size kalmış.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.