Çalışma Hayatı Stresi

0

Ailelerimiz ilkokuldan itibaren çok iyi bir eğitim almamız için kendilerinden, hayatlarından feragat ederler. Bunun sebebi çocuklarının, iyi bir eğitim alarak iyi bir işe sahip olmasını sağlamak, çalışma hayatında mutlu olmasına vesile olmaktır. Ancak hayat ailelerimizin düşündüğü kadar vicdanlı değil aksine çok acımasızdır.  Bu acımasızlığını genellikle iş hayatımızda karşımıza çıkarmaktadır. Stres; çalışma hayatımız boyunca en azılı düşmanımız gibidir. Çalışma hayatı stresi birçok faktörden oluşmaktadır. Bu faktörleri; çalışma arkadaşlarımızla olan yatay ve dikey iletişim, işletme dışında etkileşim halinde bulunduğumuz kişi, kurum ve kuruluşlar, iş ve normal yaşantımız da zamanla yarışma içerisinde olmamız, kişisel eksikliklerimiz ve ailevi sebepler olarak sayabiliriz.

İnsanlar iş yaşantılarında karşılaştıkları sorunlar karşısında yeterli savunma gösteremeyip stres dediğimiz zamane rahatsızlığıyla karşı karşıya kalırlar. Çalışma hayatı stresi, iş hayatlarını etkilediği kadar insanları normal yaşantılarında da olumsuz olarak etkilemektedir. Mesai bitimi sonrası evine gelen çalışan iş hayatının ve stresinin oluşturduğu negatifliği ev halkına yansıtarak ev halkının da huzursuz olmasına neden olurlar.. İnsan psikolojisi bütün bireylerde aynı olmadığından çalışma hayatı stresi nedeniyle fiziki ve ruhsal olarak hastalıklara yakalanan çalışanlar bulunmaktadır.  Dışarıdan basit gibi görünen stres kavramı insanların hayatını cehenneme çevirebilmektedir. Kimi insan ise çok vurdumduymaz olarak tabir edilen umursamama rahatlığına sahip olduğundan stres etkilerine kapılmaz. Bu insanlar hayatı çok lakayık yaşadıkları için eleştirilirler ancak çalışma hayatı stresi bu insanlar için hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Çalışma hayatı stresi için asla yok edilemez denilse de minimum seviyeye indirebilmek mümkündür. Bunun için çalışanlar öncelikle iş yerinde dikey ve yatay iletişim kanallarını olabildiğince şeffaf tutarak ast-üst iletişiminin sağlıklı ve güçlü olmasını sağlamalıdırlar. İletişim sağlıklı olarak gerçekleştirildiği takdirde yanlış anlamalardan veya anlaşamamaktan kaynaklanan sorunlar minimuma inecek, stres kavramının bir ayağı yok edilmiş olacaktır.

İkinci olarak iş yerinde oluşan bütün negatiflik mesai bitiminde iş yerinde bırakılmalıdır. Bu negatifliği kesinlikle iş yeri dışına taşımamalıyız. Eğer iş yeri dışına taşımamayı başaramıyorsak bir psikologdan yardım almalıyız. Günümüzde psikologlara giden insanlara her ne kadar sorunlu gözüyle bakılsa da psikologların bizler için var olduğunu unutmamak gerekmektedir. Dışardan yardım alarak gelecek hayatımızı daha mutlu ve daha stressiz geçirebiliriz.

Bunları yaptığımız takdirde çalışma hayatı stresi dediğimiz kavram hayatımızda minimum seviyede olacaktır. Böylece iş yaşantımızda olduğu gibi normal yaşantımızda da stressiz bir hayat yaşayabilecek yaşadığımız anın tadını çıkarabileceğiz.


Paylaş.

About Author

Yorum Yapın