Dinlemek

0

Dinlemek, yeni ilişkiler kurmak ve var olan ilişkilerimizi sürdürmek için gerekli bir beceridir. İyi bir dinleyiciyseniz, başkalarının size yakınlaştığını fark edeceksiniz. Arkadaşlarınız size açılırlar ve arkadaşlıklarınız derinleşir. Başarı biraz daha kolay gelir, çünkü siz insanları duyuyor ve anlıyorsunuzdur.

Dinlemeyen kişiler sıkıcıdırlar. Kendileri dışında kimseye karşı ilgili görünmezler. Şu mesajı vererek olası arkadaşlara ve sevgililere yüz çevirirler. Söyleyeceğin şeyler beni fazla ilgilendirmiyor. Sonuç olarak, kendilerini genellikle yalnız ve yalıtılmış hissederler. Asıl trajik olan şudur ki, dinlemeyen kişiler neyin yanlış olduğunu nadir olarak fark ederler.

Dinlememek tehlikelidir. Önemli bilgileri kaçırırsınız ve gelecek sorunları görmezsiniz. Dinlemek bir sorumluluk ve saygı belirtisidir. Diğer kişilerin nasıl hissettiğini ve dünyayı nasıl gördüğünü anlama sorumluluğudur. Kendi önyargılarınızı ve inançlarınızı, kaygılarınızı ve kişisel çıkarlarınızı bir kenara bırakmak ve diğer kişinin gözlerinden bakmak demektir. Dinlemek bir  saygı belirtisidir.

Gerçek Dinlemeye Karşı Sözde Dinleme

Gerçek dinleme, birileri konuşurken sessiz kalmaktan ibaret değildir. Gerçek dinleme, aşağıdaki 4 şeyden birini yapma amacına dayanır;

  1. Birini anlamak,
  2. Birini eğlendirmek,
  3. Bir şey öğrenmek,
  4. Yardım etmek ya da avutmak.

Birini anlamak istiyorsanız, ancak onu dinleyebilirsiniz. Bir konuşmadan zevk alıyorsanız ya da bir şey öğrenmek niyetindeyseniz, dinleme doğal olarak gerçekleşir. Birine duygularını ifade etmesinde yardımcı olmak istiyorsanız, dinlemeniz gerekir.

Gerçek dinleme için anahtar, istemek ve niyet etmektir.

Ne yazık ki, birçok sözde dinleme, gerçek olanı maskelemektedir. Asıl amaç dinlemek değil, başka gereksinimleri karşılamaktır.

Sözde dinleme ile karşılanan tipik gereksinimler nelerdir:

  1. İnsanlara ilgilendiğinizi düşündürmek, böylece sizi sevmelerini sağlamak.
  2. Reddedilme tehlikesiyle karşı karşıya olup olmadığınızı anlamak için tetikte olmak.
  3. Belli bir bilgi için dinlemek ve diğer bilgileri görmezden gelmek.
  4. Sonraki yorumunuzu hazırlamak için zaman kazanmak.
  5. Yarı dinlemek, böylece diğerlerinin de sizi dinlemesini sağlamak.
  6. Haklı çıkabilmek için bir tartışmadaki zayıf noktaları aramak ve saldırı için silah kazanmak.
  7. İnsanların nasıl tepki verdiğini kontrol etmek ve istenen etkiyi yarattığınızdan emin olmak.
  8. İyi, kibar ve düşünceli bir insanın öyle yapması gerektiği için yarı dinlemek.
  9. Birilerini incitmeksizin ya da gücendirmeksizin nasıl kaçacağınızı bilmediğiniz için yarı dinlemek.

 

Dinlemenin Önündeki Engeller

Dinlemenin önündeki engellerin bir kısmını, farkında olmadan günlük yaşantımızda çok fazla kullanıyoruz. Bazıları ise belli durumlar ve kişiler için bir kenarda tutulurlar. Herkes bu engelleri kullanır o yüzden bir çoğu size tanıdık gelirse sakın endişelenmeyin. 🙂

Karşılaştırma

Karşılaştırma dinlemeyi zorlaştırır, çünkü sürekli olarak kimin daha gösterişli, daha yetenekli daha duygusal olduğunu değerlendirmeye çalışırsınız, siz mi yoksa diğer kişi mi? Birileri konuşurken kendi kendinize şunu düşünürsünüz; Ben bu kadar iyi yapabilir miydim? Ben daha çok zorlanmıştım, o zorun ne olduğunu bilmiyor. Ben daha çok kazanıyorum.  Bu durumda fazla bir şey anlamazsınız, çünkü daha iyi olup olmadığınızı anlamaya çalışmakla çok fazla meşgulsünüzdür.

Akıl Okuma

Akıl okuna kişi, insanların ne dediğine pek dikkat etmez. Aslında o, genellikle söylenenlere güvenmez. Diğer kişinin gerçekten ne düşündüğünü ve hissettiğini görmeye çalışır. Akıl okuyan kişi, gerçeği görme çabasıyla, sözcüklerden çok ses tonuna ve gizli işaretlere dikkat eder. Siz de bir akıl okuyucusuysanız, büyük olasılıkla, insanların size nasıl tepki verdiğiyle ilgili varsayımlarda bulunuyorsunuzdur. Bahse girerim ki, şuanda cildime bakıyor… Benim aptal olduğumu mu düşünüyor acaba? Bu görüşler sezgilerden, önsezilerden ve üstü kapalı kaygılardan doğar ancak diğer kişinin size gerçekten ne söylediğiyle pek ilgisi yoktur.

Tekrarlama

Ne söyleyeceğinizi içinizden tekrar ederken dinlemeye vaktiniz olmaz. Bütün dikkatiniz bir sonraki yorumunuzu hazırlamaya yönelmiştir. İlgili görünmek zorundasınızdır ancak aklınız uzaklara gidiyordur çünkü anlatacağınız bir hikaye ya da parmak basacağınız bir nokta vardır. Bazı kişiler bütün bir konuşma akışını kafalarından geçirirler. Ben şunu söyleyeceğim, sonra o bunu söyleyecek, daha sonra ben şunu söyleyeceğim…. Ve devam eder.

Süzgeçten Geçirme

Süzgeçten geçirdiğiniz zaman, bazı şeyleri dinler, bazılarını dinlemezsiniz. Sadece, birilerinin kızgın ya da mutsuz olup olmadığını ya da kendinizin duygusal tehlikede olup olmadığınızı anlamaya yetecek kadar dinlersiniz. Konuşmada bu sayılanlardan hiçbirinin olmadığını anladığınızda, aklınızın dağılmasına izin verirsiniz. Süzgeçten geçirmenin bir diğer şekli, belli şeyleri duymaktan kaçınmaktır. –özellikle tehdit edici, olumsuz, eleştirel ya da sevimsiz şeyleri. Sanki o sözler hiç söylenmemiştir, belleğinizde onlarla ilgili hiçbir şey yoktur.

Yargılama

Olumsuz etiketler çok büyük bir güce sahiptir. Birisinin aptal, deli ya da yetersiz olduğuna ilişkin önyargıda bulunursanız, onun ne söylediğine fazla dikkat etmezsiniz. Onu çoktan gözden çıkartmışsınızdır. Dinlemenin temel kurallarından biri, yargılamaların, dinledikten ce iletinin içeriğini değerlendirdikten sonra yapılması gerektiğidir.

Özdeşleştirme

Bu engelde, bir kişinin size söylediği her şeyi alır ve kendi deneyimlerinizle bağlantısını kurarsınız. Onlar size diş ağrılarından söz etmek isterler, ancak bu size diş eti çekilmesi nedeniyle ağız ameliyatı olduğunuz zamanı hatırlatır. Onlar kendi hikayelerini bitirmeden siz kendinizinkine dalmışsınızdır. Duyduğunuz her şey size bir zamanlar hissettiğiniz, yaptığınız ya da acısını çektiğiniz bir şeyleri hatırlatır. Kendi hayatınızdaki bu heyecan verici hikayelerle o kadar meşgulsünüzdür ki, diğer kişiyi gerçekten dinlemeye ya da anlamaya çalışmaya zamanınız yoktur.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.