Etkili Sunum Yapmanın İncelikleri

0

Etkili bir sunum yapmak istiyorsanız John Collins’in, “Etkili Sunum Yapma” yazısında paylaştığı taktiklere göz atmalısınız.

SES

Çoğumuz sesimizi geliştirmeye ihtiyaç duymayız. Ancak sahip olduğumuz sesi, efektif bir şekilde kullanacağımızı anlamaya ihtiyaç duyarız. Oda ve dinleyici kitlesi ne kadar geniş olursa sesimizi en iyi şekilde ayarlamak için gereksinimimizde o kadar fazla
olur.

Bir müzik parçasıyla olan kıyaslamayı hatırlayın. Sonucu (yorumlayan) sesdir.

Hafızaya yardımcı “RHSPB” sesin en iyi kullanımı için faydalı bir hafıza rehberidir.RRitim, H-Hız,S-Ses,P-Pitch,B-Bekleme,duraklama

Ritim
Tek bir adımda yapılan bir konuşma ton çeşitliliği olmaksızın dinleyicilerin çabucak dikkatlerinin dağılmasına itecek ve uyumalarına sebep olacaktır. Sesleri hayata geçirmek için bir düşüş, bir akış, yükselme,düşme hallerini sese katma gereksinimi vardır. Kısa
hazırlanmış cümlelerin doğru ritmi oluşturduğu zamanlar vardır. Diğerlerinde, kelimeler vurgunun gerektiği gibi akmalıdır.Ancak Şekspiri veya tartışmaya halindeki becerikli bir politikacıyı dinlemeye çalışın. Bu bağlamın dışında uygulama yapmak zordur.Ritim uygun konuşma hızını çok sık bir şekilde dikte edecektir.

Hız
Konuşma tarzı, hızı hakkında birçok lüzumsuz boş şeyler yazılıyor. Doğrusu bir çok insan hızlı konuşmak daha efektik olduğuna inanıyor. Ancak gerçek püf noktası her saniyedeki hız değildir. Yalnız hız değişimidir. (sonuç itibariyle ritme olan bağlantı). Hız
değişimi dinlemeyi ilginç yapmak ve konsantrasyonun devamını sağlamaya yardımcı olmak için kullanılır. Öyleyse kolayca özümsenmiş pasajları daha sabit bir tempoda ele alınmalı ve ilgili düşüncelerin fikirlerin daha bir bilerek sabit adımlar kullanarak anlaşılması için zaman verilmelidir. Hız heyecanına ihtiyaç duyduğun bir hikayeyi anlatmak daha ölçülü bir konuşma
tarzını gerektirir. Hızın konuştuğunuz ses seviyesiyle hem uyuşması hem de ilişkili olmasına gerek duyulur.

Ses
Ses seviyesi kullanıyor olduğunuz odanın genişliğine ve şekline bağlıdır. Yinede sesi vurgu için kullanmak, emir vermek ve dinleyicilerin dikkatini konuşma tarzınızın sesini yükselterek ve alçaltarak tutmak önemlidir. Birçok müstakbel iyi konuşmacı, etkilemekte başarısız oluyorlar. Çünkü uzun süre için çok yumuşak bir şekilde konuşuyorlar. Konuşmak adımları yavaşlatmaya meyillidir ve sizin sesi daha net bir şekilde değiştirmenize yardım eder. Yinede birkez dinleyicilerin dikkatini yakaladınız mı? Eğer ilginç bir hikaye anlatıyorsanız ve güzel öğütler veriyorsanız sesinizi dikkatlice azaltarak onların oturdukları koltukların ucuna oturmalarını
sağlayabilirsiniz.

Pitch
Pitch sesinizin dışarıya vurulması yeteneğidir. Bu sayede rahatlıkla net bir şekilde odanın her yerinden duyulabilirsiniz. Açıklamak zordur ve pratik gösteri gerekir. Göğsünüzü şişirmeye ve sesi göğsünüzden boğazınızın arkasına veya başınızın üst kısmına doğru yükseltmeye çalışın. Ağzınızı her zamankinden daha geniş açın ve sesinizi yükseltin (bağırmak çığlık atmak gibi değil). Öğretmenlerimden birisi hadi şunu söyleyelim derdi “BOUNCE OFF the wall” Eğer ağzınızı şanslı sözlerin çıkmasını sağlamak için yeterince açmıyorsanız sesinizi yükseltemezsiniz (dalgalandıramazsınız) veya hiçbir şey yapamazsınız. Ağzınızı ve dudak kaslarınızı düzgün bir şekilde kullanmıyorsanız, sıkıcı bir monotonluk yaratacaksınız. Bir konuşmaya hazırlanmak için ısınmalısınız. Bu sayede yüz kaslarınız gevşeyecek ve boğazınız temizlenecektir. En iyi alıştırma (toplantı salonuna yakın bir tuvalet bunu yapmak için iyi bir yerdir ) mümkün olduğu kadar fazla görmek maksadıyla 5-6 kez ağız ve çeneyi çalıştırmak için sesli harflerin söylemek olacaktır. Bu gülme ve yüz kaslarınızı gevşetecek ve başlangıçtan itibaren açık ve ilginç bir yolda sizin sesinizi dalgalandırmanıza ve telafüz etmenize yardımcı olacaktır.

Bekleme
Nihayet “bekleme” Düzgün bir şekilde kullanıldığında çoğumuzun onu gözardı etmesine rağmen ,sesin en etkili kullanımını oluşturur. Uzman konuşmacılar bekleme noktasını şöyle açıklıyorlar; Bir konuşma yaptığınızda siz yalnız bir veya iki nokta da beklersiniz. Beklide üç tane ,ama hiçbir zaman daha fazla yapmazsınız. Elbette bunu bu yolla süslüyorsunuz veya bir hikaye bir olay veya bir ciddiyetle! Yalnız bu noktaların üzerinde oluyor bunlar ve sesinin dalgalanmasını sağlamalı ancak her şeyden önemlisi beklemeyi unutmamalısın. Eğer bunu yapabilirsen bu senin bekleme noktanı vurgulamanın en etkin yoludur.

5’e Kadar Say
Etkili olması için bir beklemenin en az 5 e kadar sayılmasına gerek vardır. Bu sana sanki sonsuzmuş gibi gelecek. Sen bunu uygulamadıkça çabucak sinirlerini kaybedeceksin ve öyle kısa bir beklemeyle sonuçlanacak ki dinleyicilerin tarafından fark
edilemeyeceksin.

Ses
Alıştırma; aşağıdaki pasajı normal bir şekilde oku. Bir bekleyişin farkedilebilir bir etkiye sahip olduğu 3 noktanın altına çizgi çek. Şimdi okumayı dene ve her bir beklemede 5’e kadar yüksek sesle say. İkinci kez kendi içinden say ve dikkatle dinleyicilere bak. Notlarına bakma veya kıpırdama. Sessizlik korkutucu değil mi? “Arkadan müzik nağmeleri geliyordu. Bu bir caz müziği nağmesiydi. Ne olduğunu
bilmiyorum. Sonra mevsimlerden sonbahardı. Vasıta güvertesinde portatif botu görmüş olduğum yere gittim. Şaşa kaldım. Botu gördüm. Adamlar hala onu denize atmaya çalışıyorlardı. Sanırım kalabalıkta herhangi bir denizci yoktu. Onlar botu atamadılar. Onların yanına kadar gittim ve bende sadece(bir el attım) yardım ediyordum ki büyük bir dalga güvertenin su hizasına kadar geldi. Büyük dalga botu açığa taşıdı. Ben bir küreğin tutamacından tuttum ve bende onunla sürüklendim. Sonrasında tek bildiğim şey kendimin içinde olduğuydu”.(Titanik’ten birbölüm) Birçok konuşmacı beklemelerin olması gereken yerleri “eee” , “ııı” veya “şey” ile
dolduruyor. Boşlukları bu şekilde doldurmak sinirliliğin bir göstergesidir ve bir sonraki evre için düşünme zamanı kazanmak için bir alettir. Bu konuşma ritmini bozuyor ve dinleyicilerden söylenen şeyleri algılamak için ihtiyaç duydukları zamanı çalıyor.  Konuşmacılar çoğunlukla büyük mutlulukla bu sinir bozucu alışkanlıktan habersizler, ve onların en iyi dostları onlara bunu söylemedikçe onlar iyi konuşmaları bu tereddütlü seslerle bozmaya devam edeceklerdir. Yinede bunun birkez farkına varıldı mı bu
davranıştan ne kadar çabucak kurtulunabildiği çok şaşırtıcıdır ve stil ve kişisel güvendeki ilerleme dikkate değer oluyor. Bu “eee”lerin, “ııı”, “şey” lerın bir konuşma esnasında kaç defa söylediğini öğrenin. Bunun için arkadaşından senin konuşmanı kameraya çekmesini iste ve ne kadar çok “eee” veya “ııı” ları bir dakikanın içinde söylediğini gör. Toplamın ne kadar fazla olduğunu gördüğünde çok şaşıracaksınız. Bu kötü alışkanlıktan kurtulacağına dair kararını ver.

Şunları yapmayı hatırla:

• Biraz daha yavaş konuş
• Sen konuşurken “ee”leri dinlemeyi dene.
• Kağıda sık aralıklarla “ee yok” yaz.

UYGUN SÖZLER
Bir şeyi nasıl söyleyeceğiniz her zaman başarılı bir takdim için anahtardır. Burada amaç dinleyiciler için doğal bir şekilde konuşmak olacak, okuyucular için değil; kulak için göz için değil. Sizin gerçek yazı veya brifing notlarınız kulağa hoş gelecek şekilde ve iyi bir ses
tonuyla anlaşılması kolay olan kelimeler kullanarak size doğal bir şekilde konuşma cesareti verdiğinden emin olun. İyi dilbilgisi kesinlikle gerekli değildir. Konuşurken her zaman cümlelerimizi tamamlamalıyız ve yazı dilinde uygun olmayacak, sözler, ibaraler ve argolar kullanırız. Takdiminiz esnasında konuşma tarzınız şunu yansıtmalı; bir yapı oluşturmalı, sorulara kısa ve kesin cevaplar vermeli; işaret yapmak veya bir tartışmayı geliştirmeye faydalı bir tip oluşturmalıdır.

MİZAH
Zeka ve mizah, hazır cevap, tepkili,konuyla ilgili veya öyle yada kendi kendine olmuş gibi görünmesi şartıyla muhabbet ve konuşmaya zevk katar. Yine de bu kitaptan öğrenebileceğin bir şey değildir. Çünkü o öyle kişisel bir şeydir ve tarzı ve tavrı tamamen konuşmacının kişiliğine bağlıdır. Ancak hatırlamaya değecek hususlar:

• Kendinle dalga geç, dinleyicilerle değil. Hem dinleyicileri eğlendiren hem de onların senin kişilerle ve dinleyicilerin özel şeyleriyle uğraşmaktan ziyade bir insan olduğunu bilmelerini sağlayacak senin zıttına hikayeler anlatmak daha iyidir.

• Tepki vermeyen bir dinleyiciyi eğlendirmeye çalışmakta ısrar etme

• Eğer esprilere kahkaha veya tebessüm vermiyolarsa karşındaki insanlardan tarzını değiştir.

• Kitaplarda okuduğun bir espriden kaçın. Özgünlük en iyisidir. (eğlenceli kişisel tecrübeler kullan) Bu demek değildir ki herhangi bir yerde okuduğun bir fıkrayı, espriyi, anlatmaman gerekmiyor. Ancak onlar söylediğin şeylerle ilgili olmalı.

• Gül, ancak kendi esprilerine fazla reaksiyon gösterme. Eğer iyi bir Kahkaha almaya yeteri kadar şanslıysa takdimine devam etmeden önce dinleyicilerinin yerleşmesine izin vermek için yeterince beklediğinden emin ol.

• Her zaman mizahını o anki konuyla ilgili kurarak kullan.

• Espride aşırıya kaçma. Sıkça tecrübesiz mizahi yeteneğiyle altta kalmayan bir konuşmacı bunu aşırıya kaçarak etkisini bozacak ve dinleyicilerin bazı yanlarından ötürü kızdırmaya başlayacaktır.

• Her ne kadar bu söylediğimiz bir şey için geçerli olmasına rağmen zamanlamanı iyi ayarla. Şakalar yapılırken kötü bir şekilde söylenmiş bir cümle sizi rezil edebilir.

• Yazılı olmayan bir yoruma cevap olarak sık sık konuşurken hazırlıksız, kendi kendine olan (doğaçlama) ifadeler mizahın en iyi tipidir. Zamandan faydalan. Bazı konuşmacıların bu yolda yetenekleri vardır. Yakında bu yeteneğe sahip olup olmadığını öğreneceksin. Eğer sahipsen onu kullan ancak aşırıya kaçma.Eğer bu yetenek yoksa yazılarına bağlı kal. Başarılı planlanmış bir mizah için pratik yapmanın işin püf noktası olduğunu söylersem şaşırma.

BEDEN DİLİ
Etkileyici bir konuşmacı için kendisinin ve dinleyicinin beden dilini anlamak önemli bir beceridir. Sadece uyuklayanlara, sizi tasdik edecek şekilde ya da yaptığınız açıklamalara inanmadıklarını belirtmek için açık olarak kafalarını sallayanlara bakmak yerine aynı
zamanda hemen göze çarpmayan işaretleri de doğru yorumlamak önemlidir. Bunlar not tutanlar, kağıt karalayanlar, öne doğru eğilenler, sizin hareketlerinizi izleyenler ya da sizinle göz temasında bulunanlar olabilir. Beden diliniz önemlidir, ister ayakta olun ister oturuyor beden diliniz söylediğiniz şeyleri destekleyici olabilir, söylediğiniz şeylerin gerçek manasının dışında anlaşılmasına
neden olabilir ya da hiçbir şey ifade etmeyebilir. Dikkate alınacak konular şunlardır;

Duruş Biçimi : Ayakta durmak
Nasıl davranırsanız davranın güven verici, hoş ve sevimli olmalısınız. Dinleyici üzerinde iyi bir etki ile başlamak için ayaklar yeteri kadar açık ve dengeli, eller öne doğru ve notlarınızı tek elle tutmalısınız. Eğitim çavuşunun ‘’Baş yukarda, omuzlar dik, karın
içerde’’ diye söylediği komutu güzel bir tavsiye olabilir. Kürsünün arkasına saklanmayın etrafta biraz dolaşın. Dizleriniz titremeye başladığında bu sizin için gerçekten gerekli olacaktır. Sahnede sadece bir yere bağlı kalmanız kötü olacaktır. Biraz hareket ederek
bunu önleyebilirsiniz. Bu sağlam fakat rahat duruş iyi bir izlenim verecektir. Gözlerin sürekli notlara, tavana ya da zemine dikili olması, ayakta dururken bir ayağın diğeri üzerine atılması, kambur olacak şekilde omuzların ve kolların bağlanması açık bir çelişkidir.

Eller :
Bir çok gözlemciye göre zevk ya da ıstırabın sebebi ellerdir. İyi el hareketleri konuşmacı için değerli bir yardımcıdır. Fakat kötü bir şekilde kullanılan el hareketleri sadece dikkat dağıtır. Gerçekte eski araştırmalara göre söyleneni desteklediği sürece doğal el hareketleri kelimeler kadar önemlidir aksi takdirde dinleyici verilmek istenen mesajı alamayacaktır. Bir çoğumuza göre konuşurken bir şeyi vurgulamak istediğimizde ellerimizi kullanmamız doğaldır. Küçük gruplarla konuşurken ilgi ve heyecan yaratan bu akıcı hareketler daha geniş dinleyiciler söz konusu olduğunda dikkati dağıtır. Geniş kitlelere konuşurken jestleri az kullanmak en iyisidir, ancak dinleyiciler tarafından fark edilebilmesi için yaptığınız jestlerin görkemli olması gerekir aksi takdirde dinleyici bunları fark edemez. Uygun zamanda jest yapabilmek için konuşma notlarınıza bakmanız size yardımcı olacaktır. Notlarınızda jest yapacağınız yerleri işaretleyin. Fakat bu tekniği çok fazla uygulamayın ve kollarınızı hareket ettirin. Gaye tüm dinleyicileri konuşmanıza dahil etmektir. Bunu tüm salonu sürekli sıra sıra tarayarak değil bakışlarınızı bir grup dinleyici içerisinden birine yoğunlaştırıp onunla bir süre konuştuktan sonra başka bir gruba geçerek yapmalısınız. Her grup için 10-15 saniye ayırmanız yeterli olacaktır. Bu sayede göz teması kurduğunuz gruplar içerisinde herkes kendisiyle konuştuğunuzu sanacaktır.(Oyuncuların sahnede ne kadar çok direkt olarak
sizinle konuşuyor gibi göründüklerini hatırlayın). Bir desteğe ihtiyacınız olursa ilk zamanlarda sıcakkanlı yüzlere bakın, gergin
olduğunuzda düşman yüzlere de bazen bakmalısınız.

Duruş Biçimi : Oturmak
Sandalyeye ilk oturduğunuzda sırtınız destek alacak şekilde düzgün ve kollarınız masanın üzerinde olacak şekilde oturun. Kendinizi kasmadan dik oturmalısınız ve ayaklarınız aralarında 12 inç olacak şekilde yere tam basmalıdır. Bu pozisyon uyanık, dostça ve kendinden emin bir izlenim verir ve bir sandalyeye gömülü oturan biriyle kıyaslanmanızı sağlar. Ayakların yere sağlam basması genellikle can sıkıntısını belirten ve insanları sinir eden ayakların devamlı sallanmasını önler.

Gözler :
Herkes göz temasının önemini bilir, fakat birçoğumuz göz teması kurduğumuzda
utanırız mahcup oluruz. Bir toplantıda masanın etrafında otururken etkilemek istediğiniz kişiye odaklanmanız çoğu zaman önemlidir. Bununla birlikte diğerlerini de ihmal etmeyin.
Birisine direkt olarak bakmanın zor olduğunu düşünüyorsanız ya da utanmaya mahcup olmaya başlıyorsanız, kişinin burnunun üst tarafında alnının ortasında ve ağzının her iki yanında noktalar belirleyin ve gözlerinizi bu noktalar arasında gezdirin. Bu sürekli olarak
aynı noktaya bakmanızı önler. Kitapta söylenen göz teması kurun cümlesi, birine gözlerinizi dikin ve onun yüzünden hiç ayırmayın anlamına gelmez. Göz temasının sabit olması gerektiğini düşünmeyin. Kişilerin başka taraflara bakmak için alana ihtiyaçları vardır. Bakışlarınızı notlarınız, insanların yüzleri, etraf ve projektör üzerinde gezdirin. Bazılarımız bakışlarımızı bilinçsiz bir şekilde dinleyicilerin 3 feet üzerinde odaklarız ya da ilham almak için pencereden dışarıya dinleyicilerin dışında başka yerlere bakarız. Bu
kaygının bir belirtisidir ve kötü bir alışkanlık olabilir (Tekrar ettiğinde farkına varmalısınız). Üstesinden gelmek için notlarınıza size bunu yapmamanız gerektiğini hatırlatacak özel bir işaret ekleyin. Göz temasından kaçınmanın en kolay yolu projektörde ya da yansılarınızda duvarda oluşan şekillerle konuşmaktır. Dinleyiciye arkanızı dönerek göz teması kuramazsınız.

Tavırlar :
Tavırların iyi tarafı insanları sinirlendirmek için en iyi yoldur, kötü tarafı sözleşmeyi kaybetmenize neden olur. Elbette bazılarımız katlanmak zorunda olduğumuz ve önüne geçemeyeceğimiz fiziksel engeller yüzünden acı çekebiliriz. Eğer tekniğimiz iyiyse
genellikle dinleyicinin desteğini ve sempatisini kazanırız. Duyduğum en iyi konuşmacılardan birisi kekemeydi. İlk olarak bu dinleyiciler arasında bir huzursuzluğa neden oldu, ancak o kadar usta bir konuşmacıydı ki kısa zamanda dinleyici istekli oldu ve onunla geçen zamandan zevk almaya başladı. Şimdiye kadar gördüklerim arasında duraklamanın gücünü gösteren en etkili sunumdu, ve bunu etki yaratmak amacıyla yaptığı konusunda tamamen ikna oldum. Kaşınıyor musunuz? Sürekli saçlarınızla, bıyığınızla, küpenizle mi oynuyorsunuz? Ya da cebinizdeki anahtar veya bozuklukları mı karıştırıyorsunuz? Sinir bozucu alışkanlıklardan kurtulmak için ilk olarak bu alışkanlıklara sahip olduğunuzun farkında olmalısınız. En iyi arkadaşınız size bunu söylemiyorsa, bir video kaseti söyleyebilir. Onları teşhis ettiğinizde durdurmak için notlarınız arasına görsel ya da yazı olarak hatırlatmalar koyun. Bilinçli olarak kötü alışkanlıklarınızı not etmeniz ve kendinize hatırlatıcılar sağlamanız bu alışkanlıkları yapmamanıza yardımcı olur. Hepimiz elimizde okunmayı bekleyen bir deste kağıtla izleyicinin önünde durmaktan kaçınmak isteriz. Bir stil yansıtarak kesintisiz ve dinleyicilerle iyi bir uyum oluşturan bir konuşma sunmak için tek ihtiyacın olan iyi planlanmış bir hafıza uyarıcı. Hafıza uyarıcılar genellikle eğer ayakta duruyorsanız 3×5 inç boyutlarında ufak dizin (indeks) kartlarına veya eğer oturuyorsanız mektup kağıdı boyutundaki kağıtlara yazılır. Kartların sağ üst köşelerinde (eğer solaksanız sol üst köşelerinde) bir delik olmalı ve halka ataçla tutturulmuş olmalıdır.

 

 


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.