Geçmiş Başarı, Gelecektekini Garantilemez

0

Sizlerle çok güzel bir kitabın özetini paylaşacağım, umarım okursunuz. Kitap kısaca geçmiş başarılarınızın sizi gelecek başarılara ilerlemenizde nasıl engellediğini anlatıyor. Hatta aşağıya da kitabın yazarının youtube’dan bir konuşmasını gönderdim. Vaktiniz olduğunda dinlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca İngilizcesini okumak isteyenler ya da Ipad’lerin indirmek isteyenler içinde bir link kopyaladım. Kitapla ilgili wikisummaries’de de çok güzel bir parça vardı, onun da linkini kopyalıyorum.

Kitap Adı: What got you here, won’t get you there (New York Times Best Seller)

Yazar : Marshall Goldsmith (Mark Reiter ile birlikte)

http://www.youtube.com/watch?v=xY7UJVYM9n0

http://www.marshallgoldsmithlibrary.com/docs/press/WBA_WGYH_pt1.pdf

http://www.wikisummaries.org/What_Got_You_Here_Won%E2%80%99t_Get_You_There

 

Başarı Yanılgısı – Değişime Neden Direniriz?

Değişmemiz gerektiğinde, en büyük engelin geçmiş başarılarımızla ilgili inançlarımız olduğunu hiç düşünür müyüz? Başarılı olmamızı sağlayan dört anahtar inancımız, gelecekteki başarımızı tehdit ediyor olabilir mi?

Yazarın cevabı, kuvvetli bir “evet”! Bunun bir paradoks olduğunu kabul ediyor ve ekliyor:

“Bizi buralara taşımış olan inançlarımız, istediğimiz yere gitmekten alıkoyuyor olabilir!”

 

İnanç 1 : Başardım!

Acaba geçmiş başarılarımızı gözümüzde büyütüyor olabilir miyiz? Başarılı olduğunu düşünen kişiler, geçmişleri ile ilgili olarak yalnızca başarı hikayelerini hatırlamaktadırlar. Başarısız oldukları durumları ve olayları hafızalarından tamamen silmiş gibidirler…

Başarılı kişilerin başarı algıları, çoğu zaman gerçeklikten uzak olabilmektedir. Bir ekip çalışmasının sonunda, üyelere, elde edilen başarıya olan kişisel katkılarını ayrı ayrı sorduğunuzda elde edilen toplamın %100 değerini geçeceğinden emin olabilirsiniz. Aslında bunda yanlış bir şey yok, kendinden emin kişilerle çalışıyor olmanız kadar arzu edilen bir durum olamaz. “Başardım” inancı bir çok durumda olumlu olsa da, davranış değişikliği gerektiğinde, ciddi bir engel olarak karşımıza çıkabilir. Başarılı kişilere kendilerini iş arkadaşlarıyla kıyaslamalarını istediğinizde, %80-85’i kendilerini tepedeki en başarılı %20’lik dilim içinde göreceklerdir. Hatta bu kişilerin %70’i ise, daha da yukardaki %10 diliminde olduklarına inanmaktadırlar. (Yazar bu istatistiki bilgileri, 50.000 kişilik denek çalışmaları sonucunda elde etmiştir)

 

İnanç 2 : Başarabilirim!

Pek çok başarılı kişi, herhangi bir başarıyı, kişiliklerinin gücüyle, yetenekleri yada beyingüçleri ile elde edebileceklerine inanırlar. Güçlü bir içsel odaklanma taşırlar, bir başka deyişle şans, tesadüf veya dışsal faktörleri dikkate almadan herşeyin kontrolünün kendi ellerinde olduğunu düşünürler. Bu durum kimi zaman belirsizlikler, tehditler ve yüksek risklerle başa çıkma konusunda onları dezavantajlı duruma düşürebilir.

 

İnanç 3 : Başaracağım!

Bu ifade, “Başarmak için gereken motivasyonu taşıyorum” söyleminin bir başka türüdür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise, bu inancın aşırı iyimserliğe neden olmaması şeklindedir. Pek çok yönetici, bu aşırı iyimser tutumları nedeniyle işyükü yada iş riski açısından imkansızı başarmaya çalışmakta ve ekibindekiler arasında fiziksel tükeniş, moral bozukluğu ve işten ayrılmalar yaşanabilmektedir. Abartılı taahhütte bulunan kişiler,değişmek için gereken zaman ve enerjiyi de bulamazlar. Eğitimlerden sonra hedefledikleri davranış değişikliğini gerçekleştiremeyen kişilerin pek çoğu, değişim için gereken vakti ayıramadıklarından şikayetçidirler ki, bu da savımızı desteklemektedir.

 

İnanç 4: Başarmayı seçiyorum!

Elde ettikleri sonuçların, iyisiyle kötüsüyle kendi seçimleri olduğuna inanan kişilerin değişmeyi seçmesi hiç te kolay değildir. İşler zorlaştığı zaman dahi hedeflerine ilerlemekten yılmayan bu kişiler, kimi zaman durmaları, yollarını değiştirmeleri yada hedeflerinin doğru olup olmadığını sorgulamaları gerektiğini bilmek zorundadırlar.

Bu 4 inancın bize gelecekte başarısızlık getirebileceğini kim düşünebilir ki? Yazarımız bu inançların bazı hatalı davranışları bünyesinde barındırdığını iddia ediyor ve şöyle devam ediyor:

 

Bu dört başarı inancı – başarılı olmak için gerekli becerilere, özgüvene, motivasyona ve özgür iradeye sahip olduğumuz düşüncesi – bir süre sonra aleyhimize çalşmaya başlayabilir. Başarılı olan kişiler, elde ettikleri başarıları “nelere rağmen” (hangi hatalı davranışlarına rağmen)elde ettiklerini düşünmek istemezler. Onlara göre olumlu ve olumsuz görünen tüm özellikleri sayesinde başarılı olmuşlardır ve bu nedenle değişmeleri gerekmemektedir.

Bir örnek verecek olursak, pek çok artı yönü sayesinde başarılı bulunan bir yönetici, kötü bir dinleyici olduğunu kabul etmekte, ancak diğerlerini dinlememesinin, ona başarılı olmasında bir avantaj sağladığını savunmaktadır. Diğerlerini dinlememek yoluyla kendi bildiğini hiç şaşmadan uygulamakta ve bir sürü kötü fikri de beyninde işleme sokmaktan uzak kalabilmektedir.

 

Organizasyonda hiyerarşik olarak yükseldikçe, kendinizi geliştirmeniz gereken alan teknik ya da mesleki beceri alanları değildir. Kişilerarası ilişki ve iletişim alanlarıdır.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.