Gelecek Yıla Dair

0

Her yıl biterken hepimiz önümüze bütün bir yılı koyarak, neleri yapıp neleri yapmadığımızı anlamaya çalışırız. Bazen yaptıklarımızdan bazen de yapmadıklarımızdan dolayı pişmanlıklar duyarız. Bir önceki sene almış olduğumuz bir kararı yapamadığımızı gördüğümüzde kendimize yükleniriz, çünkü o sırada duygularımız başka, aklımız başka türlü söylüyordur. Duygularımız ve belki de egomuz yapamadıklarımız için kendimize yüklenirken, aklımız yeni yılda yapacaklarımıza odaklanıyor olabilir.

Daniel Goleman’a göre, iç disiplin hayatı akıllıca yaşamanın ön koşuludur. Burada iç disiplinden kasıt duygularımızı bastırmak değil, egolarımızı – duygularımızı – geçmiş pişmanlıklarımızı ve gelecek hayallerimizi dengede tutarak yarınlara umutla bakmaktır aslında. Goleman’ın tarif ettiği, duygularımızın efendisi olmak Doğu toplumlarında yaygın bir düşüncedir. Doğu felsefesi, mutluluğun insanın zihnini disiplin altına almasıyla mümkün olduğunu savunur. Doğu öğretilerinde gücün de mutluluğun da kaynağında insan iradesi vardır. Belki de her sene sonunda kendi içimize dönüp, kendimizi anlamak için kendi kendimize izin vermemiz, kendimizi masaya yatırmamız gerekir. Tabii bu esnada, belki de çok sevdiğimiz bazı alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerektiğini kendinize inandırmanız ve belki de yapmaktan hoşlanmadığınız bazı şeyleri de alışkanlık olarak edinmeniz gerektiğinin de farkına varmanız şartıyla…

Çoğumuz için alışkanlıklarımızı değiştirmek çok zordur. Oysa başarılı olmak, aldığımız kararların arkasında durmaktan geçiyor. Alışkanlıklarımızı değiştirmediğimiz zaman, kararlarımız çoğu zaman karar değil, sadece niyet düzeyinde kalıyor. Rejim yapmak, sigarayı bırakmak, spor yapmak bir türlü hayata geçmiyor, niyet olarak kalıyor.

Theodore Roosevelt “İnsanları birbirlerinden farklı kılan en önemli özellik yetenek, eğitim ya da zekadan çok öz disiplindir. Öz disiplinle her şey mümkündür. Eğer öz disiplin yoksa en basit hedef bile imkânsız bir hayal olur.“ der. Başarılı olmuş kişilerin hayat hikayelerine dönüp baktığınızda kendileri ile yaşadıkları içsel devinimlerden başarıyla çıktıklarını görebiliyoruz. İşte bu  devinimler esnasında kendi potansiyelimizi anlamak çok önemli… Kendi potansiyelimizi anlamaya çalışırken de egolarımızdan arınmak, gerçekten ne istediğimize, nasıl bir yolda olduğumuza ve dahası nereye gitmek istediğimize çok iyi karar vermemiz gerekiyor. Burada Peter Drucker’in çok sevdiğim bir sözünü paylaşmak istiyorum.

“Liderlere ne yapmaları gerektiğini öğretmek için çok zaman harcıyoruz ama ne yapmaktan vazgeçmelerini öğretmek için yeterli zamanı harcamıyoruz. Karşılaştığım liderlerin yarısının neler yapması gerektiğini öğrenmeye ihtiyacı yok. Onların neyi yapmayı bırakması gerektiğini öğrenmeleri lazım…”

Evet belki de yeni bir yılda, yeni kararlar alma arifesindeyken, neleri çok iyi yaptığımızı anlayıp kendimizi takdir ettikten sonra, neleri yapmayı bırakmamız gerektiğini çok iyi görmemiz gerekiyor.  Değişmemiz gerektiğinde bize engel olabilecek en büyük şeyin, geçmişteki başarılarımızın bize engel olmaması gerekiyor. Başarılı olmamızı sağlayan geçmiş inançlarımız, başarılı olmamızı sağlayacak geleceğimize engel oluyor olabilir mi?  Bu bir paradoks gibi değil mi? “Bizi başarıya taşımış olan inançlarımız, istediğimiz yere gitmekten alıkoyuyor olabilir!”

Bana göre dünya üzerindeki gelmiş geçmiş en yüksek performanslı insanların tek ortak özelliği meraktır. Öncelikle neleri bilmediğinizi öğrenin. Bilgi ve deneyiminize yeni ek bilgiler için kafanızda yer açmaya çalışın ve bu esnada gereksiz olanları da silmeye çalışın. Merak ederek yeni şeyler öğrenmek ve başarmak için, gerekli motivasyonunuzun olduğuna emin olun. Yapabileceklerinizle ilgili olarak ne çok iyimser olun ne de çok katı. İmkansızı başarmaya çalışmayın ancak değişmek ve yenilenmek, yeni bir yıla yeni hedefler ve kararlarla girmek içinde gereken zaman ve enerjiyi kendinize sağlayın.

Başarı ancak akılcı, bilgece, dengeli ve duru bir zihnin izlediği yolla elde edilir. Kendinize koyduğunuz hedefleri gerçekleştirmek için ana yoldan sapmadan, aklınızı farklı konularla doldurmadan ilerlemeniz gerekebilir. Unutmayın, Uçmaya yetecek gücümüz varken gelişemeyen kanatlarımız yüzünden hayatta olsak bile hep yürümek zorunda kalabiliriz…


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.