Geribildirim

0

Geribildirim, Geribesleme ve pek çoğumuzun kullandığı haliyle Feedback.. aslında hayatımızda her anda her yerde var… Özellikle iş dünyasında öyle içimizde, öyle çok kullanıyoruz ki bazen kelime kendisine yüklenen anlamını bile yitirebiliyor…

Geribildirimin en önemli özelliği bana göre, doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiye ve doğru kişiye tarafından veriliyor olması… Tüm bunları bir arada bulup da yapabilirseniz ne mutlu size!

 

GERİBİLDİRİM

İlk insanın su içmek üzere bir su birikintisine doğru çömelip su yüzünde kendi yansımasını görmesinden bu yana geribildirim, hayatımızın bir parçasıdır.

Başarılı kişilerin olumsuz geribildirimden 2 nedenden dolayı hoşlanmazlar ve zaman zaman büyük problemler çıkabilir;

  • Başarılı kişiler olumsuz yorumları bir başkasının ağzından duymak istemezler,
  • Başkaları bu olumsuz yorumları, başarışı kişilerin yüzlerine söylemek istemezler.

İnsanlar kendileriyle ilgili olumsuz geribildirimleri duymak istemezler, duysalar da kabullenmekte zorlanabilirler. Başarılı kişiler, kendi başarıları hakkında inanılmaz bir yanılgı içindedirler. Çoğu başarılı gruptaki üyelerden %95’inden fazlası, kendini grubunun üst yarısında konumlandırıyor. Bu istatistiksel olarak saçma gözükse de, psikolojik olarak bir gerçektir. Ve başarılı kişilere yanlış olduklarını söylemek, ancak ve ancak onları değiştirmek kadar işe yarayabilir. Ki bu mümkün değildir.

Geribildirim genelde, kişiselleştirmeden gayet makul bir şekilde uzak durulmaya çalışılsa bile başarılı kişiler üzerinde etkili olmaz. Durumu kişiselleştirmekten uzak tutmak, kişinin kendisine değil, gösterdiği davranış biçimine odaklanmaktır, ancak bu zaman zaman sadece teoride mümkün olabilir.  Başarılı insanların kişilikleri yaptıkları şeylerle genelde o kadar yakından ilintilidir ki, hayatlarındaki en önemli faaliyet hakkında aldıkları bir negatif geribildirimi kişiselleştirmeyeceklerini düşünmek saflık olur.  İnsanlar, kendileri hakkındaki düşüncelerimizle mutabık olan geribildirimleri hoş karşılarken, bu düşüncelerimizle mutabık olmayan geribildirimleri reddederler.

İnsanların, geribildirimde bulunmak istemeyişinin de nedenini anlamak zor değildir. Büyük şirketlerde, başarılı insanların bizim üzerimizde –maaşımız, kariyerimiz, işimizi kaybedip kaybetmeme ihtimalimiz üzerinde- gücü vardır. Bu insanlar ne kadar başarılılarsa bizim üzerimizdeki güçleri de o derece güçlüdür. Bu gücü, bir olumsuz geribildirime verilecek olası elçiyi yok et tepkisiyle birleştirdiğinizde, kralların neden hala çıplak dolaştığını gayet net bir biçimde anlarsınız. Bir soru; en son ne zaman patronun hatalı olduğunu kanıtlamak için göstermiş olduğunuz efor, kariyerinizde yükselmenizi sağladı?

Olumsuz geribildirim, hatalı olduğumuzu kanıtlamak için vardır (ya da en azından çoğumuz bunu böyle görürüz). Geribildirim başkaları tarafından, başarısızlık hissimizi güçlendirmek veya en azından bunu bize hatırlatmak amacıyla kullanılabilir –ve buna göstereceğimiz tepkinin olumlu olması zor bir ihtimaldir. Bir soru; Eşiniz veya kız / erkek arkadaşınız size, geçmişte yaptığınız bütün yanlışlarınızı hatırlatsa, bu bellek yolculuğunu ne kadar hoş karşılarsınız?

Olumsuz geribildirim genelde içimize kapanmamıza neden olur. Gardımızı alır ve kabuğumuza çekilir ve dünyaya küseriz. Böyle bir durumda değişimin gerçekleşmesi mümkün değildir. Geribildirim nerede olduğumuzu gösteren çok faydalı bir araçtır. Geribildirim olmasaydı, herhangi bir sonuca ulaşamazdık. Skor tutamazdık. Daha iyiye veya daha kötüye gidiyor olup olmadığımızı bilemezdik. Tıpkı, pazarlamacıların sattıkları ürün hakkında fikir edinmek için geribildirime ihtiyaç duymaları gibi hepimiz, nerede olduğumuzu görmek, ne tarafa gitmemiz gerektiğini anlamak ve göstermiş olduğumuz gelişmeyi ölçmek için dürüst ve işimize yarayacak geribildirime ihtiyaç duyarız. Böylesini elde etmek her zaman kolay olmaz.

Çoğu insan kendisi hakkında verilen geribildirimin geçerliliğini inkar eder, bunun en büyük nedeni, bu geribildirimlerin yanlış kişiler tarafından yapıldığına inanmalarıdır.

Geribildirimdeki 4 Yükümlülük

Bir kişiye geribildirim verirken 4 ana maddeye dikkat etmek gerekir;

  • Geçmişe bir sünger çekin.
  • Her zaman gerçeği söyleyin.
  • Destekleyici ve yardımcı olun, alaycı veya olumsuz değil.
  • Kendinizde de geliştirebileceğiniz bir şeyler bulun, böylece her 2 taraf da yargılamaktan ziyade, geliştirmeye odaklansın.

Kendi davranışlarınızı kendiniz düzeltmeye çalışırken, aynı şeyi kendi iş arkadaşlarınıza ya da çevrenizdekilere de uygulamanız gerekir.

GEÇMİŞE BİR SÜNGER ÇEKİN

Geçmişe bir sünger çekebiliyorlar mı? Etrafınızdakilere karşı geçmişte ne tür bir gerçek ya da farazi bir hata yapmış olursanız olun bunları ancak zahmetli ve uzun bir çaba sonucunda unutturabilirsiniz. Bunları başkalarının zihninden silmeniz pek mümkün değildir. Dolayısıyla, insanların geçmişe bir sünger çekmelerini isteyebilirsiniz. Bu, size basit gibi gözükse de karşınızdaki için pek de kolay bir şey değildir. Çoğumuz mükemmel ebeveynler olmadıklarından dolayı annemizi ve babamızı hiçbir zaman affedememişizdir. Ve sık sık mükemmel ben olamadığımız için kendimizi de affedemeyiz. Fakat önce kendinize, sonra da başkalarına bunu kabul ettirmeniz gerekir. Bu olmadan insanları bir yargıçtan bir yardımsevere dönüştüremezsiniz. BAĞIŞLAMAK, DAHA İYİ BİR GEÇMİŞ İÇİN UMUT EKMEKTİR.

HER ZAMAN GERÇEĞİ SÖYLEYİN

Hangi konuda hatalı olduğunuzla ilgili insanların söylemiş oldukları şeyleri baz alıp değişmeye ve daha iyi olmaya çalışıp da sonunda, aslında böyle demek istememiş olduklarını fark etmek istemezsiniz. Aslında sizi kandırmış olduklarını, sadece duymak isteyeceğinizi düşündükleri şeyleri söylemiş olduklarını fark etmek…  Çünkü bu zaman kaybından başka bir şey değildir. Ben saf falan değilim. İnsanların dürüst davranmayabileceğinin farkındayım. Fakat eğer insanlardan dürüst olmalarını rica eder –yok yok isterseniz- doğru yolda olmanın ve sonuçta hoş olmayan bir sürprizle karşılaşmayacak olmanın- verdiği rahatlıkla işe koyulabilirsiniz.

DESTEKLEYİCİ VE YARDIMCI OLUN, ALAYCI VEYA OLUMSUZ DEĞİL

Alaycı, küçümseyici, eleştirel veya yargılayıcı olmadan destekleyici olabilir misiniz? Bu aslında   insanlardan çok istemek demek, özellikle de bu insanlar sizden alt kademelerdense. İnsanlar, kendilerinden üst kademe olanlara saygı ve hayranlık besledikleri gibi, aynı zamanda onlara karşı şüpheci ve muhalif olmaya da eğilimlidirler. Dolayısıyla bu denklemdeki her bir önyargısal dürtüyü devre dışı bırakmanız gerekir. Bunu yapın, insanların size yardım etmeye daha çok meyilli olduğunu göreceksiniz. Onlar bazı durumlarda, eğer siz iyi olursanız, kendilerinin de bir şeyler kazanmış olabileceğini fark edecekler.

Kendinizde de geliştirebileceğiniz bir şeyler bulun, böylece her 2 taraf da yargılamaktan ziyade, geliştirmeye odaklansın

Kendinizde ya da kendilerinde de değiştirmeleri gereken bir şeyler bulabilecekler mi? Bu, diğerleri arasında en karmaşık olan yükümlülüktür ve karşınızdakine ondan çok şey istemekmiş gibi gelebilir. Esasen yaptığınız şey, karşınızdaki kişiyle aranızda bir eşitlik, belki de bir bağ yaratmaktır. Bir gün işe gidip herkese rejime gireceğinizi ilan ettiğinizi düşünün. Büyük ihtimalle, bunun karşılığında, orada bulunan çoğu kişiden koca bir esneme sesi duyarsınız. Fakat bir de, yapacağınız rejimle ilgili planlarınızdan bahsedip, bir iş arkadaşınızdan size yardım etmesini rica etseydiniz –yeme içme alışkanlıklarınızı gözlemlemesi ve denetlemesi için mesela..

Çoğu insan, arkadaşına yardım etmek isteyeceğinden, bu sözlerinize karşı büyük olasılıkla diğerlerinden çok daha içten ve samimi tepkiler alırsınız. Sonuç olarak, bu işe gönüllü olan arkadaşınıza siz de aynı şekilde, Peki, sen kendinde neleri değiştirmek isterdin? Bana yapacağın bu iyiliğe karşılık olarak ben de sana yardım etmek isterim. Dediğinizi düşünün. Bunu yaparsanız, arkadaşlarınızdan yardım istemekte herhangi bir problem yaşamazsınız. Çünkü birdenbire siz ve karşınızdaki kişi eşit konuma gelmiş olursunuz: Aynı yola, gelişim yoluna baş koymuş iki kafadar.

Bu dördüncü yükümlülük, süreci iki yönlü veya karşılıklı bir mübadele haline getirmek için son adımdır.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.