Gerilimi Yenme Teknikleri

0

Bugünkü ana konumuz; hepimiz bir topluluk karşısına çıktığımızda bir takım yanlışlar yapıyoruz, bunların bazen farkında oluyoruz bazen de farkında olamıyoruz… Ben de size biraz bu yanlışlardan bahsedeceğim.

Herkes Sinirlerinden Şikayetçidir

Size bir önceki yazım da bir konuşma yaparken yapılmaması gerekenleri yazmıştım. Konuşmanızı nasıl sunacağınıza karar verdikten sonra düşünmeniz gereken şeylerden biri de gerilimi nasıl yeneceğinizdir. En usta konuşmacılar bile gerilimden şikayet ederler. Aktör Daniel Day Lewis, sinirsel gerilim nedeniyle Ulusal Tiyatro’yu terk etmiştir. Aktör ve Komedyen Stephen Fry, izleyiciler karşısında hissettiği baskıya dayanamayarak ülkeyi terk etmiştir.

Bu yazıyı okumaya birkaç dakika ara verin ve bir topluluğa konuşma yaparken, sinirlerinizin size anlattığı şeylerin bir listesini yapın. Eğer hatırlamıyorsanız ya da çıkartamıyorsanız, düşünün kendinizi en son ne zaman gergin hissettiniz? Bu gerilim size fiziksel olarak bir etki de bulundu mu? Yüzünüz, elleriniz, mideniz nasıldı? Gerginliği düşünmenin bile bir takım semptomları ortaya çıkardığını gözleyebilirsiniz.

Korku ne renktir?

Korkuyu düşündüğünüzde aklınıza gelen bir renk var mı? Hayır mı? O zaman geriliminizin neye benzediğini tarif etmeye çalışın. Ne renk , ne şekil, nasıl? Hareket ediyor mu? Aşağıdakilerden hangileri size tanıdık geliyor?
• Titreyen dizler, kalp çarpıntısı ve kanayan bir mide..
• Boğazda kuruluk, yutkunma güçlüğü, ağzın kuruması ya da tam tersi çok fazla tükürüklenmesi..
• Avuçların terlemesi, hararet basması, üşüme..
• Zihnin boşalması, dinleyicilere veya notlara odaklanamama, baygınlık hissi duyma…
• Kekeleme, nefessiz kalma, sinirli kahkahalar ve titrek bir ses.

Bunların bir çoğunu tanıyor olabilirsiniz. Korku, sizi tehdit etmeden, kendi geriliminizi incelemeye çalışın. Sadece korkuya kapılmadan varlığını kabul etmeye çalışın. Bu his üzerinde düşünmeye çalışın ve onu dışarı çıkartın. Korkunun üzerine ne kadar çok giderseniz, korkuda korkutuculuğunu o kadar yitirir.
Sizi geren nedir?

Aslında sizde gerilim yarayan , sizin korkularınızdır. Bir konuşma yapacağınızı düşünün ya da düşünün ki sizden bir konuşma yapmanız istenmiş ya da bir toplantıda bir şey söylemek istiyorsunuz ama sizi tutan bir şey var. Nedir o? Acaba şunlardan birinin başınıza gelmesinden mi korkuyorsunuz?
• Söylemek isteyeceğiniz şeyi unutmak. Anlamsız bulunması ya da sıkıcı olmak ya da görünmek…
• İnsanların size katılmaması, zor sorular sormaları hatta ayağa kalkıp dışarı çıkmaları…
• Astlarınızı ya da iş arkadaşlarınızı zor durumda bırakmak…
• Yargılanmak.. talepkar görünmek, hem kendinize hem de başkalarına.

En güvenli insan bile aptal görünmekten korkar. Herkesin zayıf bir noktası vardır. Bunun üzerine biraz düşünün, çünkü rahatlatıcıdır. Gerilim aynıdır, fark şudur ki siz sinirlerinize hakim olmayı öğrenememişsinizdir, diğerleri ise hakimdir.

Paniği olumlu bir güce çevirmek

Bazı şeyler çok kolay değildir ama sahip olduğunuz gerginliği ya da sinirsel enerjinizi verimli bir güce çevirmeyi başarabilirseniz, eminim çok güzel işler ortaya koyabileceksiniz. Neler yapmanız gerektiğini hiç düşündünüz mü bugüne kadar;

• Pratik, başarısızlık karşısındaki en iyi savunmadır. Konuşmanızı bir boy aynasının karşısında yüksek sesle tekrarlayın, böylece konuşmanızın her noktasına aşina hale gelirisiniz. Ya da benim gibi yapın ve Bulletin Debate grubu üyelerine eğitimler verin  Her tekrarda konuşmanızın sonuna kadar devam edin çünkü konuşmanızın ilk bölümü fazla tekrarlandığından güçlü ve akıcı, 2. Bölümü ise daha az tekrarlandığından zayıf ve dağınık olabilir.

• Başarınızı gözlerinizin önüne getirmeye çalışın. Konuşmanızın bitimindeki halinizi pozitif anlamda canlandırmaya çalışın. Dinleyicilerinizin memnun olduklarını, konuşmanızdan etkilendiklerini hayal edin. Ya da hitap ettiğiniz pazarlama ekibinin daha sıkı bir iş çıkarmaya motive olduğunu ya da kalabalık bir dinleyici topluluğunun sizi alkışladığını hayal edin. Kendi rahatlama ve memnuniyet hislerinizi de içine alan bir tablo çizmeye çalışın ve bu tabloya hiçbir olumsuz düşüncenin sızmasına izin vermeyin.

• Olumlu bir duygunuzu aklınıza getirin. Özellikle de kişisel bir başarınızı. Mesela terfi ettiğiniz günü, en yüksek satış rakamına ulaştığınız zamanları düşünün. Kendi kendinizle gurur duyduğunuz, yaşamanın güzel bir şey olduğunu hissettiğiniz bir gününüzü hatırlayın. Bu sizin kendine güven ilk yardım çantanız ve herhangi bir şüphe hissettiğiniz anda açabilirsiniz.

• Nefesiniz kesiliyorsa, derin nefes alın. Sık nefes almanız, sesinizin tuhaf çıkacağına işarettir, paniğe kapılabilirsiniz, otomatik olarak nefes alırız ama nefes vermeyi düşünmemiz gerekir. İçinizden ikiye kadar sayarak nefes alın ve dörde kadar sayarak nefes verin.

Bu yazdıklarımı kısaca özetlemek gerekirse;

• Herkes gerilim duyar, yalnız değilsiniz.

• Sinirlerinizin sizi yönetmesine izin vermeyin.

• Korkularınızla yüzleşin.

• Olumsuz gerilimi olumlu bir enerjiye dönüştürün ( her zaman söylediğim şey burada da karşımıza çıkıyor OLUMLAMA  )

• Pratik paniği öldürür unutmayın.

• Başarılı olacağınızdan emin olduğunuzu kendinize söyleyerek sahneye çıkın.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.