Hikayenin Gücü

0

Hikaye anlatmanın ve etkilemenin sırları beynin sağ tarafındadır. Hikaye anlatımı kişiseldir. En iyi anlattığınız hikayelerin, kendi başınızdan geçenler olduğunu bilirsiniz. İnsanları etkilemek istiyorsanız, en güçlü olan kişisel hikayelere başvurun. Aslında, en güçlü olan hikaye ruhunuzu anlatır.

Hikayeler sizin hitabet yeteneğinizi arttırır… Derdinizi direk anlatamadığınız birine, küçük bir hikaye anlatarak bir çok şeyi ifade edebilirsiniz.

Hikaye anlatımını parçalara, bölümlere, önceliklere göre ayırmak onu yok eder… Bazı gerçekler vardır ki, sadece biliriz.

Hikayenin Gücü

Birisi olmak demek, anlatılacak bir hikayeye sahip olmaktır.

Bir hikaye anlatarak konuya giriş yapmak istiyorum . 🙂

Skip, kendisine şüpheyle bakan hissedarlar denizine bakarken kendini bir lider olarak nasıl kabul ettireceğini düşündü. 35 yaşındaydı ama ona 13 gösteriyordu, zengin bir ailenin 3. Kuşağını temsil ediyordu. Liderliğinin koskoca bir felaket olarak algılanabileceğinin farkındaydı. Onlara bir hikaye anlatmaya karar verdi.

İlk işim bir tekne inşaat firması için elektrik planları çizmekti. Çizimlerin mükemmel olması gerekiyordu çünkü fiberglas form dökülmeden önce kablolar yanlış yerleştirildiği takdirde bir anda milyon dolarlık zarar oluşacaktı. 25 yaşındaydım, 2 master derecesine sahiptim. Hayatım teknelerde geçmişti. Ve de açıkçası bu tür planlar çizmeyi çok akıllıca bulmuyordum. Bir sabah saati 6 dolara çalışan bir işçi beni evimden aradı. Bunun doğru olduğundan emin misiniz? Dedi. Elbette emindim. Derhal fiberglas dökümünü yapın dedim. Bir saat kadar sonra işçinin ustası beni tekrar uyandırdı ve aynı şeyi sordu: Bunun doğru olduğundan emin misiniz? Dedi. Sabrım tükeniyordu. Bir saat kadar önce de emin olduğumu söylemiştim, hala da öyleyim, dedim.

Beni yataktan çıkartıp sahaya gitmemi sağlayansa şirketin başkanının telefonu oldu. Bu adamlara ne yapmaları gerektiğini birebir göstermem gerekiyorsa gösterecektim. Beni arayan işçiyi gördüm. Başını iki yana sallayarak çizdiğim planlara bakıyordu. Sabırla çizimimi açıklamaya başladım. Birkaç kelimeden sonra sesim incelmeye başlamıştı bile, artık ben de kafamı iki yana sallamaya başlamıştım. Görünen oydu ki, ben bir solak olarak, sancak ve iskelenin yerini karıştırıp, çizimi olması gerekenin tam tersi şekilde yapmıştım. Şükürler olsun ki, saati 6 dolara çalışan bir işçi çok geç olmadan hatamı fark etmişti.

Ertesi gün masamın üzerinde bir kutu buldum. Ekip arkadaşlarım ileride faydasını göreceğimi düşünerek bir çift tenis ayakkabısı almışlardı. Bu ayakkabılar bana iskele ve sancak yönlerini hatırlatmakla kalmadılar, aynı zamanda her şeyin kontrol altında olduğunu düşündüğüm zamanlarda bile başkalarını dinlemem gerektiğini gösterdiler. İçinde bir kırmızı bir de yeşil ayakkabı bulunan kutuyu kaldırınca salonda gülüşmeler oldu. Hissedarlar rahatlamıştı. Bu genç adam küstahlıkla ilgili gerekli dersi çoktan aldığına göre, şirket yönetimiyle ilgili birkaç şey de öğrenmiş olmalıydı.

Bana Güven

İnsanlar daha fazla bilgi almak istemezler çünkü bir çoğumuz boğazımıza kadar bilgiye batmış durumdayız. İnsanlar bildiklerine inanmak isterler, size, amaçlarınıza, başarınıza, hikayenize inanmak isterler. Dağları yerinden oynatan gerçekler değil, inançtır. İnancın kendisini destekleyecek bir hikayeye ihtiyacı vardır, insanların size inanmasını sağlayacak ve fikirlerinizin vaatlerinizi gerçekleştirmeye yeteceğine dair umutlarını canlandıracak anlamlı bir hikayeye…  Gerçek etki, insanların yapmalarını istediğiniz şeyleri yapmaları sağlamasının ötesindedir.  İnandıkları için bıraktığınız yerden devam etmelerini sağlamaktır. İnancı uyandırmanın yolu hikaye anlatmaktan geçer. Anlamlı bir hikaye anlatmak, dinleyenlere, iş arkadaşlarınıza, astlarınıza, üstlerinize, ailenize veya bir grup yabancıya, sizinle aynı şeye inanmalarını yolunda ilham vermek demektir.  Hikayenizi kelimelerle ya da yaşam tarzınızla anlatabilirsiniz. Her 2 durumda da insanların hikayenizin etkisi altında kalmak için ihtiyaç duydukları birincil kriter, size inanabilmeleridir.

Başkalarını etkileme çabanızda, esas olarak kullanabileceğiniz 6 çeşit hikaye türü bulunmaktadır;

1. Ben Kimim Hikayeleri

2. Neden Buradayım Hikayeleri

3. Vizyon Hikayeleri

4. Öğretici Hikayeler

5. Değer Hikayeleri

6. Ne Düşündüğünü Biliyorum Hikayeleri

Etkilemeye çalıştığınız insanlar 2 temel soruyla başlarlar;  Siz Kimsiniz?  Ve Neden Oradasınız?  Bu sorulara yanıt alamadıkları sürece söylediklerinize güvenmezler.

Skip, Evet gencim, zenginim. Şirketinizdeki hisselerin kontrolünü yeni almış olabilirim. Ama merak etmeyin.. Her şeyi Ben Bilirim’ci değilim. Bana güvenebilirsiniz. De diyebilirdi. Teknik olarak bu sözler hikayenin verdiği mesajı bire bir aktarıyor. Ama hikayenin etkisi ile Bana Güvenebilirsiniz demenin etkisi arasında dağlar kadar fark var. Bir resim, binlerce kelimenin yerini tutuyorsa, bir hikaye de binlerce güvencenin yerini tutar. Herkesi etkilemeye çalışmadan önce, mesajınızı iletmek için yeterli güveni oluşturmanız gerekir. Kim olduğunuza ilişkin güven, mesajınızı iletmek için ara kablo görevi görecektir. Ben iyi biriyim, akıllıyım, ahlaklıyım, bilgiliyim, sağduyuluyum diye ilan etmek, güvenden çok şüphe doğuracaktır.

Çoğu zaman kişisel deneyimlere dayalı güven inşası için vaktiniz bulunmadığından, güvenilirliğinizle ilgili bir deneyim yaşamış olma hissi yaratacak bir hikaye anlatmak, yapılacak en iyi şeydir. Hikayenizi dinlemek, birinci elden bir deneyim yaşamaya en yakın olgudur, söylediklerinizin laftan ibaret olmadığı hissini uyandırır. Hikaye sayesinde dinleyiciler kendi kararlarını kendileri verirler. Bu da etki yaratmanın en büyük püf noktalarından biridir. Hikaye anlatımı kişileri size doğru çeker. Hikayeniz yeterince iyiyse, insanlar kendiliğinden size ve iletmeye çalıştığınız mesaja güvenmeye başlarlar.

 


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.