İkna Sürecinde Otonominizi Güçlendirmek

0

Daha önceki bir yazımda bir kişiyi ikna etmek istiyorsanız o kişiyi kendi cümlelerinizle değil, karşı tarafın ifadeleriyle ikna edin diye naçizane bir öneride bulunmuş ve hatta örnek cümleler vermiştim. Ve sonra da yazımı kapatırken 3 madde ile sizlere bir öneride bulunmuştum, bu maddeler nelerdi, hatırlatmak için aşağıya tekrar yazıyorum.

Kendinizi ya da bir başkasını bir konuda Etkilemek / Anında İkna etmek istiyorsanız, 3 ana prensibi sakın unutmayın.

Hiç kimse, hiçbir şeyi kesin olarak yapmak zorunda değildir, seçim her zaman kişinin kendisine aittir.

Herkes yeterli motivasyona zaten sahiptir, dışarıdan etki ile bu motivasyon her zaman değişecek diye bir kural yoktur.

En küçük bir motivasyona odaklanmak, dirence ya da negatife odaklanmaktan her zaman çok daha iyi sonuç verecektir. Olumlamayı unutmayın.

Buradaki ilk 2 madde aslında, karşınızdaki kişinin karar alma kapasitesini güçlendirmek için onları hazırlamanıza yardımcı olacak cümleler. Bu 2 cümle aynı zamanda Otonomi’nin de temelidir. Diğer bir deyişle insanlar yapmak istediklerini yapacaklardır, anlamını da çıkartabiliriz. İnsanları herhangi bir şeye zorlarsanız, muhtemelen bir dirençle karşılaşırsınız.

İnsanların kendi nedenlerini bulmalarına izin verdiğimizde, kısa bir süre içinde şaşırtıcı bir biçimde değişmeyi kabul edebilirler, neden mi? Çünkü her birimiz kendi motivasyonumuzu içimizde taşırız.

Değerinin bilinmesini isteyen her gönülsüz kişi, yeni bir prosedüre karşı çıkan her İnsan Kaynakları Yöneticisi, beklenen her müşteri, pazarlık yapan her şüpheci potansiyel müşteri bir derecede zaten motivedir. Sorunu çözmek için, en iyi prosedürü bulmak için ya da verimli bir ilişkiye girebilmek için. Karşınızdaki kişinin Otonomisini güçlendirmeniz onun sebeplerini bulmasını kolaylaştıracaktır. Mesela örnek ifadeler neler olabilir;

  • Bu karar sana kalmış,
  • Benim düşüncelerim bana kalmış, nihai seçim senindir, gibi…

Bu süreç içinde kendi otonominizi de güçlendirebilirsiniz. Yeni bir spor salonuna başlayacağınızı varsayın (bu örneği kullanmayı çok seviyorum çünkü pek çoğunuzun derdi biliyorum 🙂 ). Kendinize illa ki Pazartesi başlamak zorunda olmadığınızı hatırlatın. 1 hafta , 2 hafta, belki de sonsuza kadar erteleyebilirsiniz. Sonuçta hiçbir şeyi kati suretle yapmak zorunda değilsiniz. Spor yapmak zorunda olmadığınızı kabul ettikten sonra kendinize neden istiyor olabileceğinizi bir sorun. 🙂

Hiç kimse, hiçbir şeyi kesin olarak yapmak zorunda değildir, seçim her zaman kişinin kendisine aittir.

İnsanların kendilerine ne yapmaları gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmadığını biliyoruz (kendinizi düşünün). Aslında, insanların bir şey yapmalarını sağlamanın en hızlı yolunun onlara bunu yapmamalarını söylemek olduğunu söyleyebilirim (çocuğunuza yemek yedirirken kendinizi düşünün).

 

Bu cümleden aşağıdaki şu 3 varsayımı çıkartabiliriz:

  • Benimsemek istediğimiz davranışları seçmekte her birimiz özgürüz.
  • Başkaları bu özgürlüğü Bunu yapmak zorundasın ya da Bunu yapamazsın gibi belli tip cümlelerle tehdit edebilir.
  • Özgürlüğümüz bu şekilde tehdit edildiğinde oldukça olumsuz yönde tepki verme eğiliminde olabiliriz. Kızabiliriz, sinirlenebiliriz, ya da cesaretimiz kırılır.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.