İK’nın En Zor Görevi: İşten Çıkarma… ‘Hoşçakal’ Demek Hiç Bu Kadar Zor Olmamıştı!

0

En iyi çalışanları kuruma çekmek ve yetersiz olanları hukuki sorunlarla karşılaşmadan işten çıkarmak İnsan Kaynakları profesyonellerinin sahip olduğu en kritik ve zor görevlerden biri. Şirketiniz ister küçük ölçekli isterse uluslararası olsun, geleceğinizi işe alacağınız ve gerektiğinde işten çıkaracağınız çalışanlarınız belirliyor olacak. 

Kimi zaman en başarılı yöneticilerin bile bu konuda hata yaptığına şahit oluyoruz. Hemen her İK profesyonelinin işten çıkarmalarla ilgili bir öyküsü vardır. İyi olanlar, kötü olanlar, kalp kırıcı olanlar…
İşten çıkarmalar kimi zaman İK profesyonellerinin işlerinin sadece bir parçası haline gelebilir; en iyisi olmasa bile… Emekli olanlar, bir grup çalışanın karşısına geçip ya da birilerinin gözlerine bakarak “Yollarımızı ayırmamız gerek” dememin asla kolay olmadığını belirtiyor.

Siz de bu sözleri söylemiş olabilir ya da yakın gelecekte söylemek zorunda kalabilirsiniz. Özellikle toplu işten çıkarmalarda sayılar, İK profesyonelleri için bir meslektaş ya da hatta arkadaş anlamına bile gelebilir.

Psikologlar, “Unutmayın, bu işinizin bir parçası, ne kadar hoşlanmasanız da…” diyor. “Tıpkı sorunlu bir motorla baş etmesi gereken bir pilotun durumundasınız. İK mesleğine girdiğinizde bu olasılığa hazır olmanız gerekir”. İşten çıkarma sürecinde, hiç kuşkusuz ki, en büyük acıyı yaşam biçimini, kariyerini ve kimi zaman kimliğini yitiren kişiler yaşıyor. Ama işten çıkarmaların ardından, kendinizin de iyi olduğunuzdan emin olmanız gerek. İK profesyonellerinin de bu konuda desteğe ihtiyacı olduğunu belirten uzmanlar; “İK çalışanları işten çıkarmaların ardından kendilerini toparlayamazsa, organizasyonun hızla toparlanmasını bekleyemezsiniz’’ diyor.

İşten çıkarma kalp kırıcı bir süreçtir!

Bu durum günümüzde özellikle kalp kırıcı olabilir: Çünkü işten çıkarılan bir çalışan için yeni bir iş bulmak, artık eskisinden daha uzun sürüyor. İnsan Kaynakları profesyonelleri, işten çıkarmaların yarattığı acılı görevin üstesinden gelmek için önemli olan tek bir noktanın olduğunu dile getiriyor: birbirleri… Psikologlar da hemfikir: Acıyı, diğer İK profesyonelleri ve tepe yöneticiler ile birlikte paylaşmak, en iyi duygusal ilaçlardan biri olarak hizmet ediyor.

İK profesyonelleri ayrıca kendilerine, pek çok durumda işten çıkarmaların kendi kontrolleri dışında geliştiğini de (genellikle ekonomideki sorunlardan, özellikle belli bir sektörü vuran dış bir olaydan ya da ticari stratejideki değişimden kaynaklandığını) anımsatıyor. Bunun üzerine, kendilerinin kontrol edebileceği faktörlere dönüyorlar: Kapıdan çıkmak üzere olan çalışanlara iyi bakmak… Her bir çalışanın yeni bir işe girme sürecine hazırlanmasına yardımcı olmak konusunda ellerinden geleni yaptıklarını bilmek onlar için bir teselli oluyor.

Ancak hazırlık sayesinde bile, İK profesyonellerinin iç sesleri, işten çıkarmaları nasıl önleyemediklerini sorgulamayı sürdürüyor. Ve çalışanların tazminatlarının ödenmesi bile yaşanan duygusal bedeli hafifletemiyor. Sonuç olarak, çalışan destek programları aracılığıyla şirketlere yardım eden psikologlar, İK profesyonellerinin bu süreç nedeniyle yaralandığını gördüklerini belirtiyor.

Psikologlar, işten çıkarmaların ardından aşağıdaki davranış değişikliğini sürekli yaşayan İK profesyonellerinin, profesyonel yardım almasını öneriyor:

• Uyku sorunları
 İştahta şiddetli değişiklik: aşırı ya da çok az yemek yeme
 Şiddetli depresyon
 İşten çıkarma konusunda hissedilen mantıksız vicdan azabı
 Sabahları işe gitmek istememe
 İşte ya da evdeki ilişkilerde sorun yaşama
 Anksiyete ya da bölünmüşlük hissi
• Düşük motivasyon ya da görevlerden kaçınma
 Uzun süreli stres

Elbette işten çıkarma sürecinde en büyük acıyı yaşam biçimini, kariyerini ve kimi zaman kimliğini yitiren kişiler yaşıyor. Ama işten çıkarmaların ardından, kendinizin de iyi olduğunuzdan emin olmanız gerek.

İşten çıkarma konusunda tüm aşamaları yaşamış olanlar; işten çıkarılan, haberi veren, diğerlerinin sonraki süreç ile başa çıkmasına yardımcı olan ve işten çıkarmaların şart olduğu konusundaki zor kararı verenler ise, yaşadıkları sıkıntının üstesinden gelmenin zorluğunu şöyle aktarıyor: “İşten çıkarılmak, daha önce yaşadığınız bir şey olduğu için hem yardımcı oluyor, hem de ne kadar üzücü olduğunu bilmek, yaralıyor. Yardımcı oluyor çünkü nasıl bir duygusal süreçten geçtikleri konusunda empati kurabiliyorsunuz. Ama aynı zamanda zor, çünkü ne kadar üzüldüklerini de anlıyorsunuz. Bu her ne kadar ticari bir karar da olsa, işten çıkarılan kişi olayı kişisel olarak algılıyor”.

Deneyim bile yetmiyor… 

Çok deneyimli İK yöneticileri bile, işten çıkarmaya asla alışamadıklarını belirtiyor: “Korkunç bir durum. Özellikle genel ticari ortamın kötü olduğu durumlarda insanların iş bulmasının zor olacağını biliyoruz. Ne kadar yardımcı olmaya çalışırsanız çalışın bir yıl ya da daha fazla iş arayacaklarından eminsiniz”.

İK yöneticileri işten çıkarma sürecinde zihinsel durumlarının “işten çıkarmanın öncesi”, “işten çıkarma sırasında” ve “sonrasında” şeklinde bazı aşamalara ayrıldığını iletiyor: “İlk aşamada toplam odağınız profesyonel, yapılandırılmış ve entelektüel oluyor. Zihniniz oraya giderek, bunu düşünmemenizi sağlıyor. Ardından insanca düşünmeye başlıyor, tazminatın iyi ve hizmetlerin yeterli olduğundan emin olmak istiyorsunuz. Hala ticari bir ruh hali içindesiniz. Ardından haberi vermeniz gereken gün geliyor. İşte stres de o gün başlıyor. Herkes gerginleşiyor; çalışanlar ve tepe yöneticiler… Çünkü her iki taraf da ne beklemesi gerektiğini bilmiyor”.

Ancak onlara göre, asıl stresli olan, odak noktanızın kendi duygularınıza çevrildiği, ertesi gün: “Bunun işinizin bir parçası olduğunu biliyor ve kendinize bunu söylüyorsunuz. Süreci olabildiğince en az acılı hale getirdiğinizi biliyorsunuz. Ancak zihninizin arkasında bir gerçek var: Artık bir işi olmayan kişiler ve onların aileleri var. Bu suçluluk duygusuyla düşünmeye başlıyorsunuz: İşten çıkarmaların önüne geçmek için ne yapılabilirdi?”

Psikologlar işte bu tür düşüncelerin uzun süreli ve aşırı olması durumunda, profesyonel yardıma başvurulması gerektiğini vurguluyor.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.