Kendimiz Hakkımızdaki İnançlarımız Karakterimizi Oluşturuyor!

0

Çoğumuz inançları değiştirmenin kendi elimizde olduğunu düşünürüz. Bir insan inanmak istiyorsa kolayca inanmalı. Mantıklı olanı bu.. Hiç gerçekten öyle olmadığını bildiğiniz ve aslında inanmadığınız  halde, kendinizi o inanmadığınız şey yüzünden suçlu ya da güvensiz hissettiniz mi? Çok iyiyiz, eğitimliyiz, güzeliz, yakışıklıyız, bin bir türlü özelliğimiz var. Ama, neden sokaktaki çiçekçinin özgüvenine sahip değiliz?

Muhtemelen bilinçaltımızda başarılı olmamız için her yönümüzle eksiksiz olmamız gerektiği şeklinde bir inancımız var ve bunun farkında dahi değiliz. Hayatımızı çok etkilemeyen bazı bilinçli inançlarımız olsa da, çoğu inancımız kendini çok tekrar ettiğinden dolayı, bilinçaltımızda yer etmiş durumda. Biz bilinçli olarak tersine inanıyor olsak da, bilinçaltına müdahale edemediğimiz için, çelişkili bir şekilde hayatımıza devam ediyoruz. Bilinçaltımız farklı, bilincimiz farklı düşünüyor. Böylece yapaylık ve istenmeyen sonuçlar doğuruyor.

Farkında mısınız? Hepimiz gerçekten içte nasıl olduğumuza inanırsak öyle davranıyoruz… karakterimizi yaratan en büyük etken, aslında kendimiz hakkında bilinçaltı seviyesindeki inançlarımız. Cimri miyiz? Dışadönük müyüz? Utangaç mıyız? İyi miyiz? Kötü müyüz?… Nasıl olduğumuza inanırsak, hangi tanımlarla özdeşleşmişsek, karakterimiz o şekilde değişiyor. Bir başka deyişle, kendimize bir çerçeve çiziyoruz ve o çerçeveye kendimizi uyduruyoruz.

5 duyumuzdan saniyede sayılamayacak kadar çok veri gelirken, aklımızı kaçırmamak adına bir şey yapılması gerekiyor. İşte bu yüzden beynimiz, filtreleme yaparak sadece bizim için önemli gördüğü bilgileri içeri alıyor. Beynimizde filtreleme yapan bu sisteme RAS ( Retiküler Aktive Edici Sistem) deniyor. RAS, filtrelemeyi bizim için önemli gördüğü ihtiyaçlarımıza ve motivasyonumuza göre yapıyor. Bu sırada sadece filtreleme yapılmıyor, sinyallerin bizim için önemi değerlendiriliyor. Bu bir yiyecek mi? Su mu? Bizim için tehlike ya da keyif fırsatını mı ortaya çıkartıyor?

 

İnançlarımızın Karşılandığına İnanmak

Bir insan yemek yediğine inanarak doymaz ya da uyku uyuduğuna inandığı için uyku ihtiyacını gidermez. Ancak, fizyolojik ihtiyaçlar haricinde diğer bütün ihtiyaçlar, inançlar değiştirilerek karşılanabilir. Aslında,  inançlarımız hayatımızda neye neden motive olduğumuzu çok iyi açıklıyor. Hem zengin hem de başarılı insanın neden çalışmaya gereksinim duyduğunu, hem de bu insanın başarı ve gücüne rağmen neden dünyanın en stresli insanı olduğunu.. Diğer tarafta ise, beklentilerini düşük tutan insanların, en zengin ve başarılı insanlardan çok daha mutlu olduğunu hepiniz görmüşsünüzdür. Baştan itibaren anlatmaya çalıştığım konuya geri dönersek, inançlarımız 5 duyumuzdan gelen sinyalleri ihtiyaçlarımız kapsamında yorumluyor ve bizim için önemli bulduğu sinyalleri bir sonraki aşama olan hafızaya iletiyor. Peki hafızamız nasıl çalışıyor?

Hafızamız

Algı / inanç filtremizden değişerek geçen sinyaller hafızamızda benzer durumlarla ilişkilendiriliyorlar. Peki hafızamızda nasıl bir işlem gerçekleşiyor? Aslında beynimizde her türlü kodlama, sinir hücreleri yani  nöronlar arasında yapılan bağlantılar ile gerçekleşiyor. Hücreler, beynimizde birbirine bağlı bir tür  topluluklar  yaratıyorlar. Belli bir düşünceye odaklandığımız zaman ilgili toplulukların hücreleri arasındaki bağlar güçleniyor. Mesela, belli bir düşünceye 1 saat odaklanıldığında, sinir hücrelerinin iletişimlerini gerçekleştirdiği bağlantı sayısı ikiye katlanabiliyor. Kullanmadığımız zaman da bağlantılar azalabiliyor. Gerçek hayatta ya da yaşadığımız bir olay ile ilgili resimleri, sesleri aklımıza getirdiğimiz zaman, ilgili bölgedeki nöronlar ateşleniyor.

Beynimizdeki hatıralar DVD’de saklanır gibi saklanmıyor. Aslında biz bilinçli ya da bilinçsiz olarak hatıralara her ulaştığımızda onları edit  ediyor ve yeni haliyle kaydediyoruz. Aslında hiçbir şeyi olduğu gibi hatırlamıyoruz. Tecrübemiz, hem bizzat olay anında algımız tarafından değiştiriliyor, hem de olay sırasında konuyu her düşündüğümüzde edit  ettiğimiz yeni bir kopya saklıyoruz.

5 duyu organımız olmasına rağmen, beynimizde 3 ana temsil sistemi (görme – duyma – hissetme) bulunuyor. O an hangi temsil sistemini kullandığımızı ise gözlerimiz söylüyor. Bir bakıma, zihnimizde işlem yaparken gözlerimizle yaptığımız işlemin doğasını ele veriyoruz. Buna göre;

  • Olmayan bir nesneyi görsel olarak yaratırken sağ üste,
  • Canlı bir şekilde hayal kurarken tam karşıya,
  • Hafızamızda bir anıyı görsel hatırlarken sol üste,
  • Olmayan bir sesi yaratırken sağ yana,
  • Kendi kendimize konuşurken sağ alta,
  • Hafızamızda hissettiğimiz duyguları hatırlarken sol alt köşeye bakıyoruz.

Örnekler vermek gerekirse;

  • Karşınızdaki kişiye annesinin yüzünü hatırlayıp hatırlamadığınızı sorarsanız sol üst köşeye bakacaktır. Fakat annesini mor saçla hayal etmesini istediğiniz zaman sağ üst köşeye bakacaktır.
  • Kişiden bir şarkıyı hatırlamasını istediğinizde sol yana, şarkıyı 3 yaşında bir çocuk söylerse nasıl olacağını hayal etmesini istediğinizde sağ yana gözleriniz kaydıracaktır.
  • Kişi kendi kendine konuşursa sağ alt köşeye, bir anısındaki hislerini hatırlamaya çalışırsa sol alt köşeye bakacaktır.

Göz pozisyonları, insanların önemli bir bölümünde yukarıda bahsettiğim şekilde olsa da, kişiden kişiye tabii ki farklılıklar gösterebilir. Gözlerimiz her farklı pozisyonda beynimizin farklı bölümüne erişir.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.