Liderin VİSA’sı

0

Her liderin bir “VİSA” sı olmalıdır.Vizyon, İnanç, Strateji ve Adanmak`tan oluşan Liderin “VİSA”sı lidere, etkin liderlik yapmanın kapısını açan “altın anahtar” ve onu başarıya taşıyan bir “rehber” görevi görür. Bu altın anahtara sahip olanların lider olduğu ve liderlik yaptığı yönetim dünyası açılması zor kapılarla doludur. Liderin “VİSA” sı bu kapıları açan anahtar olma özelliği taşır.

İlhan Ürkmez

Danışman, Yazar, Yönetici ve Eğitmen

Bir lideri lider yapan, başarılı olmasını sağlayan ve lider olarak diğerlerinden ayıran dört temel unsur; vizyon`unun (V) olması, bu vizyonuna inanması (İ), vizyonunu gerçekleştirecek stratejiye (S) sahip olması ve tüm bunlara adanarak (A) çalışmasıdır.

Her liderin bir VİSA` sı vardır, olmalıdır da. Fakat, her liderin VİSA` sının gücü ve karşısına çıkan kapıları açmadaki başarısı liderin vizyonunun olup olmadığına, vizyonuna ne oranda inandığına, stratejisi olup olmadığına ve vizyonuna adanarak çalışıp çalışmadığına bağlıdır.

Bana göre vizyon, inanç, strateji ve adanmışlık arasında çok kuvvetli bir bağ vardır ve biri olmadan diğerlerinin olmasının bir anlamı da yoktur. Özellikle “adanmak” olmadan liderden bahsedilemez, düşüncesindeyim.

Vizyon: Her liderin geleceğe dönük yönettiği şirketle alakalı ve şirketten bağımsız olmayan vizyonu olmalıdır. Vizyon, geleceğin resmidir. Şu an gerçekleşmemiş ama gelecekte gerçekleşecek bir durumun ifadesidir.

Vizyon gelecekle alakalı olduğu için liderin kafasında, düşüncesinde geleceğin bir resmi olarak vardır. Geleceği düşünmek, bugünden hareketle geleceği öngörmek çok ciddi bir liderlik özelliği olmakla birlikte bu vizyonu çalışanlara anlatmak ve vizyonu görünür kılmakta bu önemli liderlik özelliğini tamamlayan belirleyici bir etkendir.

Lider`in vizyonu olabilir.Hatta bu mükemmel bir vizyon da olabilir. Ama kimin için? Eğer lider sahip olduğu vizyonu çalışanlarıyla paylaşmaz, görünür ve ulaşılabilir yapmaz ise bu vizyonun gerçekleşme ihtimali daha baştan ciddi oranda zayıflamış olmaktadır. Bu durum aynen şuna benzer; sizin bir marketiniz vardır fakat raflarınız boştur. Ama deponuz ürünlerle doludur. Ürünleri sergilemeyip, müşteriler için görünür yapmayıp, ulaşılabilir ve satınalınabilir yapmadığınız için boş raflarla ne satabilirsiniz ki? Deponuzda her türlü ürünün olması ama raflarda olmaması ürünlerin satılma ihtimalini ne kadar etkiliyorsa aynı şekilde lider olarak sizin sahip olduğunuz vizyonun çalışanlarca paylaşılmaması durumunda da o ürünlerin satılamaması gibi vizyonun gerçekleşme ihtimalini olumsuz yönde etkiler.

O halde etkin bir lider olarak vizyona sahip olmak yeterli olmamakta bu vizyonun çalışanlarca benimsenmesini, paylaşılmasını sağlamakta bir o kadar önem arz etmektedir.

Bu sebeple; etkin bir lider vizyon sahibi olmalıdır ve vizyonun çalışanlarca paylaşılmasını, sahiplenilmesini ve görünebilir olmasını sağlamalıdır.

Vizyonun özellikleri’ne baktığımız zaman vizyonun muazzam bir şekilde yapıştırıcı, toplayıcı ve ateşleyici özellikler taşıdığını görebiliriz;

  • Vizyon, liderin ve yönettiği şirketin veya organizasyonun hangi yöne bakması ve nasıl hareket etmesi gerektiğini gösterir. Şirket çalışanlarını bu yöne yönlendirir.
  • Vizyon, şirket çalışanlarının hangi bakış açısı ile olaylara bakmaları gerektiğinin rehberidir.
  • Vizyon, liderin kararlarını etkileyen onun liderlik yapma davranış ve tavırlarını belirleyen bir güce sahiptir.

Vizyon, şirketi ve şirket çalışanlarını zaman içinde bir arada tutan yapışkandır. Vizyon, geçmişi bugüne bugünü geleceğe bağlar. Vizyon; olmayı, başarmayı ve yaratmayı düşündüklerimizdir. Vizyon, işte tam da bu anlamda “geleceğin resmi”dir.

Vizyon, içinde fırsatları ve krizleri barındıran bir kelimedir aslında. Liderin vizyondan ne anladığı ve vizyonunu gerçekleştirmek için neler yaptığı, kimleri ne için ve nasıl harekete geçirdiği, vizyondan hareketle nasıl hedefler belirlediği, kendini takip edenlere heyecan verip vermediği o kadar çok önemlidir ki… Aslında işte bunları yapıyor olmanın sonunda veya eş zamanlı olarak lider olunur, diye düşünüyorum.

Bir Çin sözü diyor ki; bir atın, bir de araban varsa aslında sen üç şeye sahipsindir;

  • Bir at,
  • Bir araba
  • Bir de at arabası.

Lider, herkesin göremediğini görebilen kişi olarak “At Arabasını” gören kişi olmalıdır.

İnanç: İnançtan kastim; bir işi başarma inancıdır.İnanç görünmeyene inanmaktır. Burada ki görünmeyen vizyon`dur. Vizyon gerçekleşmeden önce görünemez, elle tutulamaz ve ona dokunulamaz. İşte tam da bu nokta da lidere vizyon sahibi olması kadar önemli bir iş daha düşer; çalışanları vizyona inandırmak.Lideri lider yapan özellikler içinde belki de en zoru budur. Çünkü; bu özelliğin lideri yakından ilgilendiren ve onun liderlik etme yeteneğini artıran veya eksilten yada onu daha güçlü kılan farklı bir tarafı vardır; o da liderin kişilik özelliğidir. İnanç, kişilik ile yakından ilgilidir ve liderin içinden , iç dünyasından çıkıp gelir. Bu nedenle de liderin bilgisi, kültürü , hayat görüşü, değerleri, iş ile alakalı yeterliliği, v.b. konular liderin kişilik yapısının bir parçasıdır. Diğer bir ifadeyle; liderin liderlik etme tarzı onun kişiliğinin bir anlamda dışa yansımasıdır.

Bir şirkette değişimin başlaması ve başarılması için o şirket için de liderin kendisinde kimlik bulan “şirket değerleri, şirketin kültürü ve liderin stratejisi” büyük önem taşır. Liderliğin bu üç öğenin üzerinde yükselmesi ve oluşması o şirketin yaşayacağı değişim yolculuğunun kalitesini belirler.Bu sebeple şirket bünyesinde insanlara inanç verebilmek ve vizyona insanları inandırmak için, onlara hayat boyu bağlı kalacakları ve onlar için çalışmayı anlamlı kılacak “değerler” sunulması gerekmektedir.Çalışanların bu değerlere bağlılığı sağlanamazsa onlara vizyon veremezsiniz.Bu vizyona inanın ve bu vizyona adanın, diyemezsiniz.Bu durumda ne olur, değerleri olmayan insanlar oluşur. Değerleri olmayan insanlar her şeyden önce niçin yaşadığını ve ne için çalıştığını bilemeyen ve bugünden geleceği göremeyen insanlardır.

Vizyon; geçmişi bugüne bugünü de geleceğe bağlar. Vizyonu olmayan insan bu bağlantıyı nasıl yapar? Tabi ki yapamaz ve geçmişten kopuk, geleceği olmayan ama sadece “şimdi” de yaşayan bir kişi olur.

Ne demiştik; inanç görünmeyene inanmaktır. Görünmeyene inanırsanız başkalarının göremediklerini görebilirsiniz.Liderlik yapma bilinci de lider olacak kişiden “geleceği görmesini” ister.Bir lider olarak geleceği göremez ve vizyon oluşturup çalışanlarda inanç sağlayamazsanız ne olur biliyor musunuz? İşe sabah saat 09.00’da gelen ve akşam saat 18.00’de giden ama bu çalışma süresi içinde ne yaptığını ve niçin yaptığını bilmeyen insanlar yaratırsınız.

Lider, sahip olduğu vizyona öncelikle kendisi inanmalıdır. Bu inancı kendi içinde hissederek taşımalı ve vizyona olan inancını da iş yapış tarzına yansıtmalıdır.Liderin sahip olduğu vizyona inanması ne kadar önemliyse çalışanları da bu vizyona inandırması da o kadar önemlidir.

İnanç her ne kadar tek yönlü bir oluşum olarak kişinin kendisini bağlayıcı bir özellik taşıyorsa da buradaki söylemeye çalıştığım inanç liderin penceresinden bakılınca çift yönlüdür. Başta belirttiğim gibi inanç, bir işi başarma düşüncesidir. Liderin çalışanları vizyona inandırması için önce kendisi bu vizyona inanmalıdır. Daha sonra da çalışanları inandırmalıdır. Çalışanları inandırmak her şeyden önce liderin vizyona inancının derecesiyle ilgilidir. Liderin inancı çalışanlar tarafından aynen vizyon gibi görünmeli ve her zaman göz önünde örnek olma anlamında teşhis edilmelidir. Liderin bu inanç göstergesi çalışanların vizyonu benimsemesini sağlayan gösterge konumundadır. Çalışanlar liderin bu inanç göstergesini çok iyi algılar ve teşhis ederler. Göstergedeki ani bir düşüş çalışanlar üzerinde bir çığ etkisi yaratır.Tersi bir durum ise olumlu yönde daha büyük olumlu etkiyi doğurur.

Bir lider olarak başarmaya inanırsanız ve sizi takip edenleri de inandırırsanız başarırsınız. Bu aynen psikoloji de geçerli olan kendini gerçekleştiren kehanet gibidir; “olumlu düşünürsen olumlu işler yaparsın ve olumlu sonuçlara gidersin”. Aslında her şey düşünme yapımızla alakalıdır. Bu sebeple; etkin bir lider bunu bilmeli ve görmelidir. Eğer lider, çalışanlarının davranışlarını vizyon doğrultusunda olumluya çevirmek istiyorsa, önce onların inanç sistemlerini olumluya çevirmelidir. Çalışanların vizyona inanmalarını sağlamalıdır.İnancı sağladıktan sonra da çalışanların düşünce yapılarını değiştirmelidir.Ancak bu iki değişim yapılırsa arzu edilen davranış çalışanlardan beklenebilir. Diğer bir ifadeyle etkin bir lider çalışanlarına her şeyden önce başarı inancı kazandırmalıdır. Daha sonra da bu inancı düşünce seviyesine çıkartıp her an ve her zaman her türlü düşünsel aktivite içinde bu inancın olmasını ve yayılmasını sağlamalıdır. Temelde yapılan bu değişimden sonra da çalışanlarını vizyonun gerçekleşmesi doğrultusunda doğru davranış göstermeleri için cesaretlendirmeli, yönetmeli ve yönlendirmelidir.Lider bunları yapabildiği ölçüde liderdir.

O halde etkin bir lider;

  • Kendisini takip edenleri başarıya inandırmalıdır.
  • Bu inançtan hareketle kendini takip edenlerin düşünce, değer ve inanç sistemlerini değiştirmelidir.
  • İnanç ve düşünce sisteminde yapılan bu olumlu değişimleri davranışlara dönüştürebilmelidir.

Strateji: Strateji, liderin belirlediği , inandığı ve çalışanlarını inandırdığı vizyonun nasıl gerçekleştirileceğini gösteren haritadır. Burada bir tek stratejiden değil duruma ve şartlara göre değişen zamana bağlı yada işin niteliğine göre değişen farklı stratejilerden bahsediyorum.

Strateji’de vizyon gibi mevcut durumdan çok gelecekle ilgilidir. Strateji ile vizyon arasında hiyerarşik bir ilişki söz konusudur. Stratejiler, vizyondan daha çok uygulanabilir oldukları için biraz daha somut özellikler taşırlar ve vizyonun gerçekleştirilmesine yardım ederler.

Lider, vizyonuyla vizyonunu gerçekleştirecek stratejik tercihlerini birleştirmeli, uyumlu hale getirmeli ve seçilen stratejilerle vizyonunu daha da güçlendirecek sonuçlar elde edebilmelidir. Strateji vizyona hizmet ettiği ölçü de geçerliliğini korur. Stratejiler, vizyonun ayakları, elleri, kolları ve gözleridir. Vizyonu bir hayal noktasından hareketle gerçek yapan, ayağı yere sağlam basarak yürüten ve sonun da elle tutulacak bir hale getirerek gerçekleşmesini sağlayan stratejidir.

Strateji, fark yaratmaktır.

Adanmak: Adanmak, etkin bir liderin en önemli özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Şimdilerde artık unutulmuş bir kavram olarak karşımıza çıkan fakat şirket yönetiminde ve liderlik etmede yukarda saydığım vizyon, inanç ve strateji kadar önem arzeden bir kavramdır “Adanmak”.

Adanmak; aynı zamanda vizyonu vizyon yapan, onun görünürlülüğünü sağlayan ve inanç ekseninde merkez çekim gücü yaratan bir güce sahiptir. Vizyonu, inancı ve stratejiyi birbirine bağlayan , bu üç liderlik özelliğini birbiriyle ilişkilendiren çimento vazifesi görür. Aslında bir lider de her üç özellik olupta “adanmışlık” yoksa o liderin etkinliği soba da yanan talaş gibidir. Anında yanar ve parlar, kısa süreli bir ısı yayar fakat yanması uzun sürmez. Birazdan söner gider. Etkisi kısa olur. Baktığınız zaman aslında görevini yapmıştır; yanmıştır, ısıtmıştır. Fakat kalıcı olamamıştır. Etkisini uzun süreli gösterememiştir.İşte adanmışlığın almadığı bir liderin göstereceği performans da aynen soba da yanan talaş gibidir; Gelir, vizyonuna çalışanları inandırır, görevler verir fakat en ufak bir zorluk karşısında her şeyi bırakır ve gider. Lider olarak başladığı yolu adanmışlık olmadığı için yenilgiye uğramış bir komutanın savaş alanından ordularını da geri de bırakıp kaçması ve kendi canını kurtarması gibi kendini kaçarak kurtarmaya çalışır. Hayatla ilgili benim çok sevdiğim bir sözdür;“Ya tozu dumana katarsın ya da tozu dumanı yutarsın”. İşte bu tür liderler tozu dumanı yutan lider olarak kalırlar.

“Adanmak” liderin en önemli özelliğidir. Çünkü; vizyonu görünür kılan, inancı yaşanır yapan, stratejileri gerçekleştirilebilir yapan vizyona olan adanmışlıktır. Kendinden başka bir şey için var olmaktır. Burada önemli bir tespiti daha yapmak gerekmektedir. O da; lider olmak için lider olmanız gerekmez. Ne yaptığını bilmen, inanman ve adanman yeter. Bunları yaptığın zaman yaptığın işin lideri olmaman sürprizlere kalmış bir sonuç olacaktır.

Sevgili okuyucum bu geldiğimiz nokta da “Liderin VİSA`sı” dediğim lideri lider yapan bu dört öğe en iyi bir şekilde anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Tekrar edersek neydi bu liderin VİSA`sı:

  • Vizyon
  • İnanç
  • Strateji
  • Adanmışlık

Liderin sahip olması gereken başka özellikleri yokmu dur? Tabi ki vardır. Konuyla ilgili gelecek yazılarımda bu özelliklerin hepsini göreceğiz. Fakat; bilinmelidir ki bu 4 özellik temel olarak algılanmalıdır. Diğer özellikler bu 4 temel özellik içerisinde kendilerine yer bulurlar. Bu 4 temel özellik olmadığı takdirde diğer özelliklerin olmasının bir anlamı da yoktur, düşüncesindeyim. Liderin lider olarak yaşaması ve lider olarak algılanıp takip edilmesi için öncelikle “Liderin VİSA” na sahip olarak kendi bünyesinde yaşatması gerekmektedir.

“Liderin VİSA” nı daha iyi anlayabilmek ve özümseyebilmek için düşünsel boyutta ciddi bir değişime ihtiyacımız vardır. Bu değişimde her şeyden önce lider olacak kişi de başlamalıdır. Önce lider değişmeli ve değişime hazır hale gelmeli ki; lider olarak kendisini takip edenlerden de değişimi talep edebilsin. Bu sebeple değişim önce lider de başlamalıdır.

Gerek bireysel değişim olsun ve gerekse de organizasyonel ve hatta toplumsal anlamda değişim olsun böylesi bir değişimin özünde olması gereken en önemli öğe “ortama kazandırılan bilinç” tir. Diğer bir ifadeyle değişim için yola çıkan herkesin kendisine şu soruyu sorması gerekir; “Benim ortama kattığım bilinç nedir?”.

Bu soruyu sordukça ve alınan cevapları netleştirdikçe “Liderin VİSA” na sahip olduğumuzu yani vizyonu, inancı , stratejiyi ve adanmışlığı göreceğiz. Zaten değişerek gelişmenin ve gelişerek değişmenin özünde “adanmışlık” vardır.

Öyle değil mi?

Büyük liderleri diğerlerinden ayıran VİSA` sının ne olduğu ve neler yapabildiğidir. Büyük liderlerin VİSA`sı gündelik olaylardan etkilenmeyecek kadar güçlüdür. Amacın açık ve net oluşu, inancın derinliği, adanarak çalışmanın temelinde yatan değerler, hayata ve işe bakış açısını oluşturan sarsılmaz bir felsefe VİSA`nın kredibiletisini yaratan ve oluşturan unsurlardır.

 

Danışman, Yazar, Yönetici ve Eğitmen İlhan Ürkmez 


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.