Önce Kendinize Ulaşın!

0

Bir çoğumuz stresli anlarda veya hiç beklemediğimiz bir şeyler karşımıza çıktığında ne yapacağımıza karar vermeyiz.. Aslında kendinizi gergin hissettiğimiz pek çok yerde, ne yapacağımızı bilemeyiz. İşte bende bu konuyla ilgili olarak birkaç bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Kazanmanın anahtarı stres altındayken başını dik tutmaktır.”

Önce Kendinize Ulaşın

Duygularınızı kontrol altına almak, sadece büyük bir lider olmanın anahtarı değil, bu aynı zamanda diğer insanlara ulaşmanın da –özellikle stresin ve belirsizliğin olduğu zamanlarda –en önemli anahtardır. Sakin ve kontrollü bir rehine görüşmecisinin erişilmez görünen birine ulaşabilmesinin nedeni budur ve bunun tam tersi ağlayan, haykıran veya bağıran bir kişinin sakin ve anlayışlı bir dinleyiciyi bile uzaklaştırmasının nedeni de budur.

Kendi duygu ve düşüncelerinizi kontrol etmek, çoğu zaman başarılı iletişimin başladığı yerdir. Kendinizi kontrol etme sanatında ustalaştığınızda, stresli durumlarda sıra başka insanlara erişmeye geldiğinde, kendi kendinizin en kötü düşmanı olmanızı engeller. Elbette, bütün kişisel temaslar stresli değildir. Ama çoğu öyledir ve bir kariyeri veya ilişkiyi yıpratan veya yıkan da bunlardır. Dahası, stresli temaslar, genelde üstesinden gelmeye en az hazır olduklarınızdır. Çat kapı yapılan müşteri ziyaretleri, öfkeli bir müşteriyi idare etmek, gözü dönmüş bir sevgiliyle yüzleşmek, küstah biriyle uğraşmak; bunların hepsi net düşünemeyecek bir noktaya gelmenize yol açacak kadar duygularınızı etkileyebilir, ve böyle olduğunda, kaybedersiniz.

 

Hız Her Şeydir

Stresli temastan birkaç dakika sonra biraz sakinleşirsiniz, nabzını yavaşlar ve daha yavaş nefes alıp vermeye başlarsınız. Bundan birkaç dakika veya saat sonra, muhtemelen seçeneklerinizi değerlendirmeye başlamaya yetecek kadar öz kontrol kazanmış olursunuz. Ve daha da fazla zaman geçtiğinde … Hey bunu halletmenin akıllıca bir yolu var… diyebilirsiniz.

Ne var ki, o zaman itibariyle genelde artık çok geçtir. Peki çözüm ne? stresli temasta, başka bir insana erişme şansını çarçur etmekten kaçınmak için duygularınızı ve düşüncelerinizi dakikalar içinde kontrol altına almanız gerekir. Kısacası, sürüngen beyninizden, memeli beyninize, oradan da insan beyninize neredeyse anında geçmeniz gerekir. Bu kulağa imkansız gelebilir ama imkansız değil.

Aman Tanrım’dan Tamam’a Süreci

Stresin insanlara erişme gücünüze nasıl engel olduğunu anlamak için, bir stres veya kriz zamanında geçtiğiniz zihinsel adımları bilmeniz gerekir. Küçük bir krizde, bu sürecin orta bir aşamasından başlayabilirsiniz, büyük bir krizde, en aşağıdan başlarsınız.

Aman Tanrım Safhası

Bu bir felaket mahvoldum, lanet olası neler oldu, bunu düzeltemem, her şey bitti.

Aman Tanrım (Çözülme Safhası)

Aman Tanrım, bu karman çorman bir durum ve bunu toparlamak benim başıma kaldı. Kahretsin! Böyle şeyler hep beni bulur zaten.

Hadi Ya (Sadede Dönme Safhası)

Pekala, bunu düzeltebilirim. Ama pek eğlenceli olmayacak.

Bir Bakalım (Yeniden Odaklanma Safhası)

Bunun hayatımı / kariyerimi / günümü / bu ilişkiyi mahvetmesine izin vermeyeceğim; durumu iyileştirmek için hemen şimdi yapmam gereken şu.

 Tamam (Yeniden Tutunma Safhası)

Bunu düzeltmeye hazırım.

Şimdi işin sırrı şu; Bu aşamaların bilinçli olarak farkına vardığınız zaman ve meydana geldiklerinde her birini zihinsel olarak saptayabildiğiniz zaman, her aşamadaki duygusal tepkinizi idare edebilirsiniz. Sonuç olarak, baştan sonra olan değişimi, dakikalara sığacak kadar hızlandırabilirsiniz. Şüphesiz bir krizi 2 dakika içinde çözebilirsiniz demiyorum, benim söylemek istediğim, bu kadar hızlı bir şekilde, olası çözüme giden yolu düşünüp tartabilirsiniz. Bunu yaptığınız zaman, kendinizi panik konumundan çıkartıp, çözüm konumuna getirmiş oluyorsunuz. Bunun sonucunda, bütün doğru şeyleri söyleyebilip, yanlış olanlardan kaçınabiliyorsunuz.

Aman Tanrım’ın Gücü

Beyninizi panikten mantığa ilerletmedeki tartışmasız en hayati öge, her aşamada ne hissettiğinizi isimlendirmektir. Toplum içindeyseniz bunu sessiz yapabilirsiniz, yalnızsanız yüksek sesle yapabilirsiniz, ama her 2 şekilde de bu kendinizi hızla kontrol altına almanın çok önemli bir parçasıdır.

Çok şaşırtıcı ama Ben serinkanlıyım, ben sakinim, her şey yolunda, diyerek, kendinize yalan söylemek yerine, en azından en başında; Aman Tanrım, veya Korkudan ölüyorum, demenizde fayda var.

Aman Tanrım’dan Tamam’a Hız Talimi

Bir krizde, her aşamada hissettiğiniz duygulara isim vermek gibi basit bir iş çözümün bir parçası olsa da sadece ilk adımdır. Bunun içindir ki, ortada Aman Tanrım diye bağırıp duran insanlar, krizi çözmeye yardımcı olmazlar. Dolayısıyla, Aman Tanrım’ı başlangıç noktanız olarak düşünün ama  orada takılıp kalmayın. Bunu yerine, bir kez duygularınızı isimlendirip, beyninizi panikten kontrole doğru ilerletmeye başlayın.

Stresi soğukkanlılıkla ve sakince idare ediyor olsanız bile, bu beceride ustalaşmanız zaman alabilir, ve çoğu kez, kendinizi birkaç saniye bile daha hızlı kontrol altına almak, insanlara erişmek ile onları kaybetmek arasındaki fark anlamına gelebilir.


Paylaş.

About Author

Marmara Üniversitesi Arşivcilik Bölümünü dereceyle bitirdi, Koray Holding’te iş yaşamına İnsan Kaynakları alanında başladı, 3.5 yıl burada çalıştıktan sonra, Turkcell İnsan Kaynakları Ekibinde öncelikle 3 yıl Turkcell Akademi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu, daha sonra İşealım Ekibine geçti, 4 yıl burada görev yaptıktan sonra Organizasyonel Gelişim ve Değişim Ekibinde 1 yıl çalıştı ve Turkcell’den ayrılarak Nortel Networks İnsan Kaynakları Müdürü olarak, Vodafone Türkiye İşeAlım Müdürü olarak çalıştı. Halen Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız otomotiv dizayn şirketi olan Hexagon Studio’da IK ve İdari İşler Müdürü olarak çalışmaktadır. PERYÖN (Personel Yönetimi Derneği) üyesidir. İngilizce, Osmanlıca, Farsça bilmektedir. Çalışmanın dışında kalan zamanlarında kitap okumak ve spor yapmak en çok vakit harcadığı alanlardır.

Comments are closed.