En büyük Mutluluk: Köpeğim Fındık

0

Herkese merhaba, bugün size benim için oldukça önemli olan bir dostumdan ve onunla nasıl tanıştığımızdan bahsedeceğim. O benim değerlim, Fındık. Fındık benim köpeğim diyemiyorum; o bir köpekten fazlası. Bir evcil hayvanı olan herkes anlayacaktır beni aslında. Sizle, benim için özel olan bu duyguyu paylaşmak istedim.

Hayatımda oldukça sıkıldığım, iş aradığım ve bunalıma girdiğim bir dönemdi. Bir anda tasarlamadan her zaman sevdiğim köpeklerden biri olan Pug Mops almak istediğime karar verdim. Bir hafta boyunca sabırsızlıkla beklediğim Fındık’ın adını bile düşünmemiştim gelen kadar.

Bir köpek almak istediğiniz zaman size söylenecek ilk cümle şu olacak hazırlıklı olun; “ Bakımı zor, çok pahalı!, ilgi ister.” Bunlara kulak asmayın derim. Çünkü gerçek bu değil aslında.

Fındık’ı çok tatlı bir bayandan aldım. Bayan birçok sorudan sonra, Fındık için doğru kişi olduğuma karar verdi. Ancak ben anlayamamıştım neden bu kadar soru sorduğunu, hatta sinirlenmiştim. Fındığı elime aldığımda anladım neden bu kadar merak ettiğini. Benim ufak kızım geldiği gün henüz bir karış bile değildi. Bir arkadaşım, otobüste montunun içine saklayarak O’nu bana getirdi, ilk gördüğümde tepkim “Bu kadar küçük olamaz!” olmuştu. 🙂

findik1

Okulum henüz bitmemişti, ben iş arıyordum ancak bir anda bütün dertlerimi unuttum. Bir hafta okula gitmeden Fındık’la uyudum, uyandım. Geceleri uyanıp ağlıyordu, gelip boynuma sokularak uyuyordu. Bu durumlardan sonra Fındık benim için bir köpek olmadığını kanıtlamıştı.

Biraz zaman geçti artık Fındık çiş eğitimi almalıydı. Çiş eğitimi sırasında hiç unutmuyorum bir gün poposuna vurdum. Bunu sakın yapmayın, inanın içiniz acıyacak! Ben nasıl mı yaptım?! Tabi ki çok bilen köpek bakan kişilerin verdiği akılla. Belki de doğrusu budur ancak benim için bir daha asla tekrarlanmayacak bir hareketti. Çünkü ben Fındık’ın poposuna vurduğum anda kaçmasını beklerken o döndü ve bana sokuldu. O an ağladığımı hatırlıyorum.

Şimdi kızım 8 aylık henüz kısa bir süredir beraberiz, ancak o benim her şeyim. Hatta tam anlamıyla bir “EVLAT”.

findik2

Bir köpeğiniz yani dostunuz varsa;

  • Eve geldiğiniz zaman sizi sabırsızlıkla bekleyen bir arkadaşınız olduğunu bilirsiniz.
  • Geceleri yalnız uyumazsınız.
  • Beraber hava alırsınız ve canınız sıkıldığında yalnız dışarı çıkmak zorunda kalmazsınız.
  • Üzüldüğünüzde size sokulup size yalnız olmadığınızı hissettirecek bir arkadaşınız var demektir.
  • Kızsanız da bağırsanız da 5 dakika sonra size yeniden sokulacak bir arkadaşınız var demektir.
  • Size gerçekten insan olmayı öğretecek bir varlığa sahipsiniz demektir.
  • Etrafa olan duyarlılığınız artacak demektir.
  • Kendiniz kadar birini düşünmeyi öğreneceksiniz demektir.
  • Paylaşmanın ve sorumlu olmanın gerçek anlamını, anlayacaksınız demektir.

Bir gün çocuğum olursa Fındık ile ilgilenmesini gerçekten çok istiyorum. Hatta, bir aile çocuk sahibi olmak istiyorsa, sorumluluğun ne demek olduğunu anlamaları için, önce bir köpek bakmaları gerektiğini düşünüyorum.

Her köpek bir bireydir ve bir insanın yansımasıdır arkadaşlar. Nasıl yetiştirirseniz sonucunda karışınızda kendinizi göreceksiniz demektir. Köpek yetiştirmek pahalı bir iş değildir. Küçükken bir çocuğa yapılan aşı masrafı gibi ilk 3 ay aşılar yaptırmanız gerekecektir. Ve aşıların fiyatı 25 TL ile 55 TL arasında değişir. 2 haftada bir aşı vurulur. Umarım bu yazıdan sonra siz de sürekli sizinle yaşayacak bir dost edinmeyi düşünürsünüz. 🙂

 

 


Paylaş.

About Author

Eğlenmeyi seven farklı yaşamlara saygı duyan ve sürekli yeni insanlar tanımayı seven biriydim. Henüz tanınmayı bekleyen koca bir dünya vardı; her santimini gezmek, yeni yemekler yemek, yeni insanlar tanımak ve yeni felsefeler öğrenmek istediğim bir hayatım vardı. Ancak bunu birilerine duyurmak bir yerden sonra daha önemli gelmeye başladı. Yazmayı ve okumayı tutkulu bir şekilde seviyordum ve artık düşüncelerimi insanlarla paylaşmak istediğimi fark ettiğimde bütün bunları yazıya dökmeye başladım… Özellikle güzel film izlemenin; insanın yaşamını yönlendirmesi konusunda büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum; bu güne kadar birçok film izledim ve çoğunda ben olsam ne yapardım dedim. Bir filmde başrol olmak aslında hayal değil sadece. Yazdıkça bir yerden sonra aslında bütün filmlerin bizim hayatlarımızdan esinlenilerek yazıldığını; aslında herkesin kendi filminin başrolü olduğunu gördüm… Yazmanın insanlar üzerinde huzurlu bir etki bıraktığına inanıyorum. Benim için yazının gücü kıyaslanamaz. Tıpkı bağırarak söylediklerinizin beyine emir gibi gitmesi gibi yazıda evrene yolladığınız emirler bence…

Comments are closed.