Diyete Başlarken Psikolojik Hazırlık

0

Aynaya baktınız ve vucudunuzdan memnun olmadığınızı fark ettiniz. Bundan sonraki aşama genellikle zorlu bir diyet ve spor sürecine girmek oluyor. Zorlu diyorum çünkü farkında olmadan diyet ve egzersiz sürecini kendimize işkence haline getiriyoruz. Sanki fazla kilolarımız yüzünden kendimizi cezalandırmak için diyet yapmaya başlamışız gibi bir algı oluşuyor bilinçaltımızda ve sevdiğimiz her şeyden uzak tutuyoruz kendimiz.

Yapmayalım hanımlar beyler, sevdiğimiz herşey çok kalorili ve yağlı olamaz. Eminim sevdiğiniz düşük kalorili ve sağlıklı bir şeyler vardır. Pasta yiyemiyorsunuz diye ballı meyveli yoğurt da yasak değil. Kilo verme sürecini bir an önce bitmesi gereken bir çile olarak görmeyin. Bu sürecin de tadını çıkarabilirsiniz. Çeşit çeşit sağlıklı ve lezzetli yemek tarifleri var, her gün birini denerseniz diyet yemeklerinden sıkılma ihtimaliniz de azalır ve yeni tatlarla da tanışmış olursunuz. Lütfen sırf diyettesiniz diye sevmediğiniz şeyler yemeyin. Kabak sevmiyorsanız diyet listenizdeki kabak kalyeyi sevdiğiniz köz patlıcan ile değiştirin ki yemek yemek mutsuzluk halini almasın.

Bir de diyetinize uygun gittiğinizde kendinize verdiğiniz ödüller bir öğün diyeti bozmak şeklinde olmasın. Bu durum sizi yemeğe daha bağımlı yapar. Ara sıra kaçamak yapabilirsiniz tabi bu sizi mutsuz etmesin ama kaçamakları ödül olarak yapmayın.  Kendinize yeni bir kıyafet almak, masaja gitmek ya da çok görmek istediğiniz bir filme gitmek çok daha motive edici ödüller olabilir.

Bir de aynı sürecin egzersiz ayağı var ki gerçekten bu aşamada kendini aşırı zorlayıp sakatlananlar dahi oluyor. Egzersiz keyifli zaman geçirmek için de bir yöntem aslında. Sakin olun hiç birimiz olimpiyatlara hazırlanmıyoruz.

Egzersiz sürecine başlamadan önce ilk yapmanız gereken sevdiğiniz bir fiziksel aktivite bulmak. Çünkü yaptığınız fiziksel aktiviteden keyif almazsanız onu yapmak git gide daha zor hale gelir ve bir süre sonra bırakırsınız. Dans etmek, tenis oynamak, yüzmek, koşmak, plates, yoga… artık hangi etkinlikte kendinizi daha mutlu hissediyorsanız ona başlayın. Bu aşamadan sonra yapılan en büyük hata da egzersizi abartmak oluyor. Eğer haftanın her günü iki saat egzersiz yapmaya kalkarsanız bedeniniz isyan edecektir. Kaslarınızdaki sızılar da sizi bu aktivitelerden uzak tutacaktır. En sağlıklısı haftanın üç günü birer saat olmak üzere spor yapmaktır. Bu şekilde sporunuzu yapıp üzerine de gündeli hayattaki fiziksel aktivitenizi biraz daha arttırırsanız (TV izlemek yerine sessiz sinema oynamak gibi) gitsin kilolar, hoş geldin sağlıklı yaşam.

Unutmayın sağlıklı beslenme ve spor bir yaşam biçimidir. Bunu geçiicek bir çileden ziyade keyfe dönüştürmek sizin elinizde. Kendinize iyi bakın, mutlu kalın.


Paylaş.

About Author

Yorum Yapın