Doğum Sonrası Depresyonu Daha Yakından Tanıyın

0

Yeni bebeği olan anneler, doğum yaptıktan sonraki ilk üç ay boyunca doğum sonrası depresyon yaşayabilirler. Bu nedenle anne adayları, annelikle birlikte bu önemli döneme de kendilerini hazırlamaya çalışırlar. Bebeği kucağına almak, hatta onu görmek istememe, ona zarar vereceğinden korkma, tüm gün ağlama, kimseyi görmek istememe gibi sonuçlar doğurabilen doğum sonrası sendromu aslında oldukça normal bir süreç olarak kabul ediliyor.

Birçok anne, bu korkulan belirtilerin hiçbirini yaşamadan da bu süreci atlatabileceği gibi, bu tip sıkıntılar yaşayan anneler de başta eşleri olmak üzere sevdiklerinin desteğiyle bu dönemi rahatlıkla atlatabiliyor. Yine de, doğum sonrası depresyon her 7 anneden 1’ini etkiliyor ve bu süreç, yeni anne olan kadınlar için oldukça normal kabul ediliyor.

İlgili Yazılar

Peki doğum sonrası depresyon tam olarak nedir?

Sandığınızdan Daha Ciddi Bir Problemdir

Birçok anne adayı, doğum sonrası depresyon yaşamayacağını düşünür. Hayatının belirli dönemlerinde depresyon yaşamış kişiler (kaldı ki bunlar çoğu kez depresyon değil; kısa süreli bunalımlardır) tüm bu süreçleri atlattığı gibi, bu doğum sonrası depresyonun da kısa sürede üstesinden geleceğine inanır. Bu bir bakıma doğru olsa da, doğum sonrası depresyonun daha bir ciddi bir durum olabileceğini kabul etmek gerekir. Doğumdan birkaç gün sonra, bazen de aylar sonra ortaya çıkabilen bu durumun en önemli belirtileri uykusuzluk, ani ruh hali değişimleri, iştah kaybı, sosyal hayattan kendini soyutlama, panik ataklar, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk ve öfke olarak sıralanabilir. İleri seviye depresyonlarda obsesif olma durumu, paranoya veya halüsinasyonlar gibi belirtiler de görülebilir ki, bu durumda acil bir tedavi gerekebilir. Siz de benzer belirtiler yaşadığınızı düşünüyorsanız, sevdiklerinize açılmaktan veya psikolojik destek almaktan kesinlikle çekinmeyin.

Hormonlar Alt Üst Olur

Doğum yaptıktan sonra hormonal dengeler tamamen değişir. İçinde başka bir insan büyütme fikri çok kolay alışılabilir bir fikir değildir. Tüm bu hormonal değişimlerle birlikte, bir anda bu fikre alışmak zorunda olma, anneyi çok kolay bir şekilde depresyona sürükleyebilir. Ve toplumun beklediğinin aksine anne, tüm bu durumları mucizevi şekilde bir anda göğüsleyebilmek zorunda değildir. Tüm bu duygu değişikliklerini kontrol edemeyebilir ve bu kesinlikle normaldir. Toplum tarafından olumsuz karşılanacağını düşünerek de hissettiği bu duyguları başkalarıyla paylaşmaktan çekinir. Oysa bu sadece bu depresyon süresinin daha zor atlatılmasına neden olur. Tüm anneler bu dönemde hissettiklerinin çok normal olduğunu bilmeli ve bunun için kendilerini suçlamamalıdırlar.

Babalar Da Risk Altında

Her ne kadar doğum sonrası depresyon sadece annelere yönelik bir durum gibi algılansa da, babaların da risk altında olduğunu unutmamak gerekiyor. Fiziksel bir değişim yaşamıyor olsalar da yapılan araştırmalar yeni baba olmuş erkeklerin de %4’ünden fazlasının annelerle benzer belirtiler yaşadığını gösteriyor. Anneler gibi babalar da hayatlarında çok önemli bir değişiklik yaşıyor ve yoğun stres, uykusuzluk gibi etkenlerle de birleştiğinde babalar da risk grubunda oluyor.

Kötü Bir Anne Değilsiniz

Doğum sonrası dönemde tüm anneler genelde çok hassas ve savunmacı olurlar. İştahları kesilir, uyuyamazlar, cinsel dürtüleri olmaz ve pek sosyal olmak istemeyebilirler. İyi bir anne olamıyorum, iyi bir eş olamıyorum, çocuğuma karşı daha fazla korumacı davranmam gerekir, gibi endişelere kapılırlar. Ancak bu endişelerin çoğu bir yanılgıdan ibarettir. Kendinize bu dönemde sürekli hatırlatmanız gereken en önemli şey, bunları düşünen sadece siz değilsiniz ve böyle düşünüyor olmanız son derece normal. Kesinlikle kötü bir anne değilsiniz.

Yardım Almaktan Korkmayın

Birçok anne adayı, doğum sonrası depresyon yaşayan kadınların bebeklerine kötü davrandığını, onlarla ilgilenmek istemediğini ve bu nedenle toplum içinde kötü ve beceriksiz anne olarak etiketlendiğini duyar. Bu önyargılar altında doğum yapan kadınlar doğum sonrası depresyonun belirtilerini hissettiği andan itibaren de toplum tarafından aynı şekilde görülmemek için içine kapanır. Hissettiklerini kesinlikle kimseyle paylaşmamaya çalışır. Ancak bu şekilde, doğum sonrası depresyonun atlatılması kolay olmaz. Anneler bu süreçte önce en yakınlarıyla konuşmalı, daha sonra gerekirse mutlaka profesyonel yardıma başvurmalıdır. Kendiniz, bebeğiniz ve aileniz için en iyisini istiyorsanız, hissettiklerinizi paylaşmaktan kesinlikle utanmayın ve bunun son derece normal bir dönem olduğunu bilin.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.