Düşük Kalorili Yiyecekler Aslında Diyetinizi Mahvettiğinde…

0

‘’Düşük kalorili’’ yiyecekler bugünlerde epey revaçta. Elbette, görünürde oldukça iyi bir fikir, ama bazen ‘Şu keki ikiye bölersem iki katını yiyebilirim.’ Demek kadar saçma. Düşük kalori seçeneği nasıl doğru karar olabilir, bakalım.

Öncelikle, sizin için en iyisi olanın gıda pazarlamacılarının her zaman önceliği olmadığını anlamalısınız. ‘Düşük kalorili’ alternatifler yaratmak sizin sağlığınızdan çok, satış yapmak içindir. Kalorileri hesaplarken, yiyeceklerin bütün sayılarından daha önemli bir şey var, kalori doygunluk oranı…

KALORİ- DOYGUNLUK ORANI NEDİR?

Popüler yiyeceklerin alternatif ‘100 kalorilik’ paketlerini muhtemelen görmüşsünüzdür. Kalorisi kesinlikle düşüktür ama illa ki sizin ‘karnınızı doyurmazlar’. Aslına bakarsanız, o paketlerden birini yiyip bitirdikten sonra bana, eskisinden de aç olmadığınızı iddia edemezsiniz. Bunun tersine, yaklaşık 100 gramlık bir tavuk göğsü sahip olduğu kalorinin iki katıyken daha bitiremeden tıka basa doymuş hissedersiniz.

Diyetteyken, kalorileri bütçe hesabıymış gibi düşünün; amacınız günü mümkün olduğunca tok kapatmak. Düşük kalorili yiyecekleri, tokluk hissinizi ya da doygunluğunuzu maksimumda tutacaksa seçin.  Tabi ki zeytinyağı gibi yiyecekler bir sürü kaloriye sahip olabilir ama bütüne baktığınızda tokluk hissinizi arttırarak gereksiz kalori alımını engeller de.

Tokluk hissi sadece fiziksel değildir, işin bir de zihinsel tarafı vardır. Unutulmamalıdır ki, yiyecek seçimleriniz yüzünden sürekli bir şeylerden mahrum kalmış gibi hissederken ‘doyamazsınız.’

ZİHİNSEL TOKLUK MU FİZİKSEL TOKLUK MU

Aç olmasanız bile, canınız hala bir şeyler yemek istiyor olabilir. Mesela tıka basa tok olsanız da canınız tatlı bir şeyler isteyebilir. Bu durumda, şekersiz jöle harika bir seçenek olabilir çünkü yüzlerce kalori almadan tatlı isteğini bastırmış olursunuz.

Bu durum, düşük kalorili yiyeceklerin iyi bir alternatif olduğu durumlardan biridir. Aslına bakarsanız, tatlı krizlerini bastırmak için günde 4 ya da daha fazla soda içerseniz, krizleri kalorisiz bir yöntemle geçiştirerek diyetinizde başka hiçbir değişiklik yapmadan haftada yarım kilo verebilirsiniz.

100-kalorilik bir seçenek de böyle bir durumda gerçekten işe yarayabilir. Mesela, diyelim ki canınız fena halde çikolata istedi. Eğer küçük bir paket sizi zihinsel olarak doyuracaksa, çok akıllıca bir tercih demektir. Her şeyi o anki şartlara göre değerlendirmek gerekir.

Ancak aklınızda olsun, bazen bu tarz bir karar tokluk hissinizin aslında düşmesine sebep olabilir. Örneğin o yediğiniz çikolata muhtemelen iştahınızı daha da kabartır çünkü yedikten sonra ‘tatmin olmamış’ hissedersiniz ya da o kadarcık yemek, aperatif gibi gelir ve beyninizin, daha çok şeyi canı çeken tarafını ateşler. Dikkatli olmak ve düşük kalorili gıdalar yemek nerede faydalı olacak anlamak lazım.

BÜTÜN BUNLARDAN NE ANLAMALIYIZ

Tükettiğiniz gıdaların toplam kalori miktarının, yemeye karar verirken illa en önemli faktör olmadığını anlayıp,  kalori bütçenizi harcarken aklınızda tutmanız gereken birkaç şey var:

* Yediğiniz yemeklerin azami besleyicilik oranı, kalorilerden daha önemli. Proteini arttırıp karbonhidratları düşürmenin diyet yaparken sizi daha tok hissettireceğini gösteren araştırmalar mevcut. Diyet yapan herkes daha yüksek protein tüketirken, siz de muhtemelen bu oranlarla bir parça oynamak isteyeceksiniz.

* ‘’Pazarlamacıya asla güvenme. ‘’ derler, ve bu söz tam da gıda endüstirisi için geçerlidir. Bu sözü yiyeceklerin etiketlerine bakarak karar verirken daima aklınızda tutun. Gıdaların daha düşük kalorili versiyonlarını üreten pazarlamacılardır, besin uzmanları değil. Onların da ilk amacı ürünlerini satmaktır, sizin zayıflamanızı sağlamak değil.

* Bir ürünü asla iyi ya da kötü diye damgalamayın, onun yerine o ürünü yatırım masraflarını da hesaba katan bir anlayış ile beraber değerlendirin. Bir bağlamda, düşük kalorili yiyecekleri seçmek iyi olabilir ancak bu kişiye, duruma, çevreye, açlık hissine ve daha sayısız etkene bağlı olabilir. Bunu bilmenin tek yolu kendini tanımak ve dikkatli davranmayı alışkanlık edinmektir.

Son nokta özellikle çok önemli. Bu makaleyi okuyan bir çok kişi ellerini itiraz edercesine havaya kaldırıp şunu söyleyecektir, ‘ Aman Allah’ım, diyet soda ve Oreos zaten çok zararlı şeyler, zaten yememelisiniz.’ Ancak bu, diyette başarısız olmanızı sağlayacak tariftir. Bunun yerine diyet yaparken yemek seçimleri ile ilgili kararınızı Evidence Dergisi’nde esnek diyetle ilgili bir makale olan ‘Esnek Diyet’ ile verin:

Lyle McDonald, popüler diyet kavramını şöhrete kavuşturan muhtemelen ilk insandı. McDonald, diyet uygulamaya çalışanların iki temel sebeptan başarısız olduğuna inandığını söylüyor:

– Çok kesin konuşmak ve mükemmeli ummak.

– Sadece kısa vadeye odaklanmak.

Esnek diyet temelde bunun tam tersi- kesin olmamak ve kısa vade kadar uzun vadeli hedeflere odaklanmak.

Yukarıdaki karar verme ipuçlarını kullanarak, düşük kalorili bir yiyecek mi tercih etmeli, yoksa yerine tam kalorili bir yiyeceği mi tercih etmeli konusunda akıllıca bir karar verebileceksiniz.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.