Kötü Hissetmenize Neden Olan 9 Hatalı Düşünce

0

İnsan bünyesi, fizik olarak güçlü hissetmesi gerektiği gibi, zihin olarak da güçlü davranmak ve o şekilde hissetmek zorundadır. Manevi yönden bizleri güçlü kılan tüm özelliklerimiz, aslında kafamızda bitiyor ve bizler de bunu bildiğimiz için daha iyi hissetmek istiyoruz. Özellikle mental anlamdaki güçlülük, iş hayatımıza da, meslek yaşamımıza da, sosyal aktivitelerimize de, ilişkilerimize de yansıyor.

Bazen, bizler farkında olmadan, mental olarak bizi kötü etkileyen bazı yanlış düşünce tarzlarının etkisinde kalıyoruz. Bu yanlış durumları düzelterek zihnimizi çok daha özgür ve güçlü kılabiliriz. Bakalım hangi düşünce tarzları, mental açıdan güçlü olmamızı engelliyor…

  1. Ya Hep Ye Hiç Düşünce Tarzı

Bizler açısından en tehlikeli durumlardan birisi, ya hep ya hiç olarak olayları yorumlama şeklimiz… Hayat her zaman siyah ve beyaz değildir. Dolayısıyla, olaylar bütünü ile iyi ya da bütünü ile kötü de değildir. Bazen griyi fark etmek gerekir, orta yolu bularak daha iyi hissetmeniz mümkün olacak!

  1. Genellemeler

Bu genelleme de olduğu gibi, bütün genellemeler yanlıştır! Aslında burada anlatılmak istenen, bir konuda bir defasında tökezlediğinizde, kafanızda bu konuda kötü olduğunuza dair ön yargıların oluşmasının yanlış olduğudur. Örneğin, bir sektörde kötü bir deneyim elde ettiyseniz, beyniniz hemen bu sektörde sizin daha yeteneksiz ve daha başarısız olacağını düşünür. Buna izin vermeyin, kesinlikle genellemeyin!

  1. Realist Olmamak

Çoğu zaman yaptığımız zihni hataların en önemlilerinden birisi de realist olmayan düşünce tarzlarımızdır. 10 işten 9’u güzel ve 1’i kötü ise, yalnızca kötüye odaklanmamız yanlıştır. O neden bütünü görmek ve eğrisiyle, doğrusuyla olayları değerlendirmek gerekir.

  1. Akıl Okumak

Aslında kimsenin aklından geçenleri bilemeyiz, ancak maalesef ki niyet okuruz. Çünkü beynimiz buna yatkındır. Örneğin herhangi bir kimsenin, hakkımızda ne düşündüğünü bilemeyiz; ancak olumlu ya da olumsuz bir şekilde ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışırız ve bu durum bizi fazlası ile yorar. Sakın ola, emin olmadığınız düşüncelere dalmayın; akıl okumayın!

  1. Kötümserlik

Aramızda mutlaka felaket tellallığı yapan arkadaşlarımız vardır. Kimi zaman bunu biz de yaparız. Aslında gerçekte o kadar da kötü olmayan durumları, bütünüyle çok kötüymüş gibi düşünüp boşu boşuna yıpranırız. Bu kadar kötümser olmak, mental güçlülüğü imkânsız kılar!

  1. Duygusal Seçimler

Hayatımızın önemli noktalarında bir takım kararlar alıyoruz. Meslek yaşantımızda yaptığımız iş değişiklikleri ve benzeri uygulamalar da bunlara dâhil oluyor. Rasyonel olmamak, duygular ile mantık aramak, kesinlikle manevi açıdan bizi zorluyor.

  1. Etiketleme / Kategorize Etme

İnsanları belli özellikleri nedeni ile etiketlemek, bir başka deyişle kategorize etmek bütünüyle yanlış ve bizim açımızdan da beynimizi gereksiz yere yıpratıcı bir durum. Yapmayın, insanları sınıflandırmayın.

  1. Kişiselleştirme

Olayları yorumlarken, bir anda mevzuyu kişiselleştirmek mental açıdan zayıf bireyler yaratır. Çünkü yaşananların kişiselleştirilmesi ve buna göre kararlar alınması, sağlıklı bir süreci getirmeyecektir. Aynı zamanda kişiyi de gereksiz yere yoracaktır. Kişiselleştirerek düşünmek ve yorum yapmak, yaşananlar karşısında bizleri de iyi etkilemeyecektir.

  1. Gerçekçi Olmayan İdealler

Beynimiz, bir takım hedefleri ve idealleri hafızasında taze olarak tutar ve buradan bize güç verir. Ancak kurulan hayal ya da gerçekleştirilmesi gereken ideal gerçekçi bir yapıya ait değilse, bu durum mental olarak bizi sarsacak ve eylemlerimizi desteksiz bırakacaktır.


Paylaş.

About Author

Yorum Yapın