Sağlıklı Beslenmek Verimliliğinizi Etkiliyor

0

Ofise giderken evde kahvaltı yapanlar, şüphesiz gıdanın işe gelmeden önce önemli ölçüde sindirilmesiyle önemli bir avantaj sağlıyor. Bir de ofisin hemen yanındaki kafede poğaça-çay keyfi yaparak belki biraz da mesai saatini aksatarak yapılan kahvaltılar var, ki bazılarına çok keyifli geliyor. En sıkı örnek ise kahvaltıyı mesai başladıktan bir saat sonra iş arkadaşlarıyla yapmak.

Tüm bu öğünler lezzetli olduğu kadar keyifli ancak en iyisi kahvaltıyı evde yapıp çıkmak. Mesainize zamanınızda başlamanız elbette ki bizi ilgilendirmez ama uyandıktan birkaç saat sonra yapılan kahvaltı hem sağlığınızı hem iş veriminizi önemli ölçüde aksatıyor.

Yediğimiz-içtiğimiz gıdaların kariyer verimimizdeki etkisine odaklanan bir araştırma, iş günü boyunca sindirmeye çalıştığımız şeker, tuz ve yağ gibi çok da gerekli olmayan maddelerin verimimizi etkilediğini ortaya koyuyor.

Çalışanlara öğle yemeği hizmeti sunan bazı anlaşmalı firmaların çalışanlardan tam puan almak için gösterdiği çaba, tuz-yağ-şeker gibi gereksiz madde hassasiyetlerini erteletebiliyor. Sağlığa ve verime odaklı bir öğle tabldotu hem daha pahalı olurdu hem daha zor hazırlanırdı. Son yıllarda salata menüleri de sunulurken o reyonların acıklı ilgisizliği de bu firmaları haklı çıkarıyor, bir ölçüde.

Bu yüzden reklam sloganı gibi olacak ama, her şey sizde bitiyor. Kahvaltınızı evde yapmanız ve çalışma aralarında, öğle menülerinde kendinize hafif bir menü hazırlamanız hem iş veriminizi arttırıyor hem sağlığınızı koruyor.

HBR Blog Network’te yayınlanan makale, iple çekilen öğle aralarında keyifle tüketilen sağlıksız menülerin hem daha ucuz olduğu hem daha hızlı hazırlandığı için cazip olduğunu belirtiyor. Ama 10 dakikada tüketilen bu menülerin sindirilmesi için geçirilen tüm öğleden sonrası, beyniniz işi gücü bırakıp iç organlarınıza odaklanıyor. Akabinde, toplantıda uyuklamalar, bilgisayar ekranına baygın bakışlar ve müşteriden onaylanmadan geri dönen iş örnekleri ve dolayısıyla verimsiz bir iş hayatı.

Blogta buna karşı üç öneri sıralanıyor.

Öncelikle sabah kahvaltısı ile öğle öğünü arasında kendinize küçük bir atıştırma zamanı ayırın. Öğle yemeğinize mideniz açlıktan sırtınıza yapışmış olarak gitmeyin. Bu atıştırma için, eğer kahvaltıyı ofis yakınlarında yapıyorsanız, yine burayı tercih etmeniz ve birkaç hafif lokma almanız tavsiye ediliyor.

Asla öğle yemeği yediğiniz restorana ya da kafeye gitmemeniz gerekiyor. Hem çok da acıkmadığınız bu atıştırma sırasında hem de birkaç saat sonraki öğle yemeğinde tuz, kalori, yağ ve şeker gibi zararlılara olan iştahınız önemli ölçüde frenlenecektir. Dilerseniz ofise dışarıdan birkaç küçük parça sipariş de verebilirsiniz.

İster öğle arasında ister ilkindi kahvaltısında kan şekerinizde aşırı oynamalar gerçekleşmeden ve yiyeceklere kıtlıktan çıkmış gibi saldırmadan rahat bir öğün almak istiyorsanız, gün boyunca meyve, diyet bisküvileri gibi atıştırmalar yapabilirsiniz. Kan şekerinizdeki açlığa dayalı düşüşler, çalışma veriminize zarar verirken bu zararı telafi etmenin yolu tıka basa yemek değildir, bu da ağırlık ve yorgunluk gibi başka sorunlar yaratacaktır.

Son olarak, proteinler ve vitaminlerle yüklü atıştırmalık menülerinizi ofisinizdeki masanızda ve kolayca ulaşabileceğiniz bir noktada bulundurun. Bunun için bir atıştırmalık yiyecek tedarikçisi edinin ve abone olun ya da her pazartesi evinizden bir çanta sağlıklı yiyecek getirin, ofisinizin dolabında kendinize bir yer ayırtın ve hafta boyunca oradan “otlanın”.

Para kazanmak için çalışırken sağlığımızı ertelemek, bir süre sonra rahat bir tatil yapmamızı ya da güzel bir emeklilik hayatı yaşamımızı tehdit ediyor, en iyisi bu önerileri hep birlikte dikkate alalım.

 


Paylaş.

About Author

Comments are closed.