Sinsi Tehlike: Kafein Bağımlılığı

0

Çay, kahve, enerji içecekleri gibi keyifle tükettiğimiz birçok sıvıdaki kafein oranı, vücudumuzda fazlaca yer ettiğinde ciddi sağlık problemleri yaşayabiliriz. Her ne kadar yıllardır sağlığa özellikle de bilişsel ve davranış performansının artışına faydası olduğu anlatıla geldiyse de durum pek de öyle değil.

Johns Hopkins Medical School araştırmacılarının aşırı kafein tüketimi üzerine yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarına göre, insanlar uyarılmak ve ruh durumlarını toparlamak için kafein aldıkça durum tam tersine dönüyor. Bu, bir tür bağımlılık yaratıyor ve aslında normalden çok performans sergilemek için içilen kahveler, aslında hissedilen bir yoksunluğun neden olduğu aksamaları giderme işini görüyor.

Çoğu araştırma kafeinin insanların hatırlama ve dikkat etme gibi kavramsal düşünce performansını kısa dönemli olarak geliştirdiğini gösteriyor. Bu kısa dönemli etki hemen son bulduğunduysa organizma eski haline dönmek için tekrar kafein istiyor.

Kafein yarattığı bağımlılıkla kafein içilmeden geçirilen yoksunluk zamanlarında hissedilen performans düşüklüğü kafein alındığında tolore ediliyor ve aslında kafein zihinsel işlevleri ya da enerjiyi üst düzeye taşımıyor, sadece eksikliğin giderilmesiyle bünyeyi normal düzeye getiriyor.

Kahve içmediğiniz zamanlarda hissettiğiniz yorgunluk, alışmış olduğunuz bu maddenin yoksunluğundan kaynaklanıyor. Bir süre çabaladıktan ve bağımlılıktan kurtulduktan sonraysa artık enerjik ve cin gibi olmak için kafeine ihtiyaç duymayacağınızı ise uzmanlar garanti ediyor.

Kafeinin adrenalini de arttırdığı doğru olsa bile bu artış, sizin, yerinizde durmaksızın hızlı düşünsel ve eylemsel davranış geliştirmenize neden oluyor. Uzmanlara göre iri bir köpekle karşılaştığınızda hissettiğiniz adrenalinle kahve içerken hissettiğiniz adrenalin arasında bir fark yok.

Alkolden bir süre sonra ya da alkol sabahında kahve içmeniz size enerji kazandırıyor ve bilincinizi açıyor olabilir ve bu belki vücut performansınızın normale dönmesi açısından iyi de olabilir. Ama alkol ya da uykusuzluk durumu yokken aldığınız aşırı doz kafein sizde peşinizden bir köpek koşarken tepeler aşmanıza yakın bir düşünsel gerginlik, panik ve eylem hızı yaratabilir.

Ters bir e-mail aldığınızda ya da sevgiliniz size anlamadığınız bir şey söylediğinde, kafeinle doluyken vereceğiniz tepkiler aslında sizin vermek istemeyeceğiniz tepkiler olabilir.

Aşırı doz kafeinle oluşan adrenalin aynı zamanda kan basıncında artışa, hızlı-düzensiz nefes almaya ve kalp sıkışmalarına da neden olabilir.

Uyku veriminizi düşüren kafein, beynin uyku sırasında olduğu gibi uyandıktan sonraki aktiviteleri de kafein nedeniyle aksıyor.

Vücuttan atılması çok zor, yüksek doz kahveden on iki saat sonra vücudunuzun yüzde yirmi beşi hala kafein etkisi altında ve vücuttan tamamen atılması için yirmi dört saat gerekiyor.

Ciddi bir kafein bağımlısıysanız azaltmanızda fayda var. Fakat bağımlılıktan kurtulmak da adım adım ve bir uzman kontrolünde olmalı. Kafein alımını azaltan bazı insanlar, baş ağrısı, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğundan şikayetçi olurken bazı insanlar nezle-grip sendromları, depresyon ve huzursuzluktan muzdarip.

Fakat bir uzman kontrolünde aşamalı olarak kafeini azalttığınızda ya da bıraktığınızda bu şikayetlerin tamamının ortadan kalkacağı bildiriliyor.


Paylaş.

About Author

Comments are closed.