Tamamen Yanlış Görünen 8 Pişirme Efsanesi

0

Yıllar boyunca, birçok yemek pişirme efsanesi ortaya çıktı. Şefler nesiller boyunca kendi yemek pişirme mitlerini geliştirdiler. Elbette, bu yöntemler arasında bazı mitlerin olması kaçınılmazdır. Güzel ve lezzetli bir yemek hazırlamanın pek çok farklı yolu olduğunda, bunun hakkında da birçok görüş var. Bu yüzden, en büyük sekiz pişirme efsanesini hatırlatmak istedik.

1. Un fena değil
Birkaç yıldan beri kilerinizde sakladığınız unun bozulmadığını düşünebilirsiniz. Un, düzgün bir şekilde kapatılmış ambalajında ​​saklanmasına rağmen tadını ve kalitesini kesinlikle kaybedebilir. Ununuzun kesinlikle kötü gittiğinin işaretleri, kötü koku ve böceklenmedir. Kullanmadan önce unu mutlaka kontrol edin.  Mutfak araçlarınızı farklı amaçlar için kullanabilirsiniz

2. Mikrodalgalar yemeğinizdeki besinlerden kurtulur
Mikrodalga fırınlar o kadar kullanışlıdır ki, hepimiz onlarda yanlış bir şeyler olması gerektiğini varsayıyoruz. Sağlık açısından bakıldığında, tamamen zararsızdırlar. Mikrodalgada pişirmek, yemeği ocakta daha uzun süre tutmanızı önlüyor. Bu nedenle, bazı uzmanlar mikrodalgaların gıdalarınızı önemli besinlerini daha iyi muhafaza etmelerine yardımcı olabileceğini öne sürüyorlar.

3. Makarnanızı su ile durulamalısınız
Her ne kadar birçok insan ikna olmuş olsa da makarnanızın tadını ve dokusunu iyileştirmek için makarnanızı soğuk suyla durulamalısınız, bu çok yanlış. Makarnanın durulanması aynı zamanda sosun yapışmasına yardımcı olan doğal nişastayı temizlemeniz anlamına gelir. Makarnayı durularsanız akşam yemeğinizin daha az lezzetli olacağı anlamına gelir.

4. Çok pişirmek eti daha güvenli yapar
Biftekinizin iyi pişmesini istediğinizde bazı uzmanların kafalarını sallamaları için bir neden var. Siz sadece etin tadını ve dokusunu mahvetmiyorsunuz, aynı zamanda etin daha fazla pişmesi daha fazla bakterinin öleceği anlamına gelmiyor. Bakterileri öldürmek için tek ihtiyacınız etin içinde yaklaşık 65 ° C sıcaklıktır. Mutfakta işinize yarayacak 5 pratik bilgi

5. Tuz, suyu daha hızlı kaynamasına getirir
Her şef, pişirmeye başlamadan önce suya bol miktarda tuz serpiyor gibi görünse de, bunun tek etkisi tadı değiştirmektir. Aslında, ‘kaynama noktası yükselmesi’ olarak bilinen bir fenomen nedeniyle , tuz pişirme süresini de artırabilir.

6. Etten çıkan kırmızı sıvı kandır
Bir çok kişi yediği etten kırmızı sıvının çıkmasından hoşlanmaz ve bunu kan olarak nitelendirir. Gerçek şu ki, korkacak hiçbir şey yok. Çıkan sıvı kan değil; aslında miyoglobin. Bu, kırmızı et ısıtıldığında salınan bir proteindir. Yani et, insanların düşündüğü kadar kanlı değildir.

7. Tüm tuzlar hemen hemen aynı
Bir tarif “tuz” deyince, muhtemelen normal tuzunuzun bir kısmını yemeğinizin üzerine serpin. Gerçek şu ki, farklı şeyler yapan farklı tuz türleri vardır. Örneğin sofra tuzu, deniz tuzundan daha ince ve bu nedenle ‘tuzludur’. Ve kosher tuzu ile yemek pişirmek daha iyidir. Mutfakta kullanabileceğiniz 12 pratik bilgi

8. Keskin bıçaklar en tehlikelidir
Yemeğinizi keskin olmayan bıçaklarla kesmek keskin bir bıçakla kesmekten daha güvenli gibi görünebilir. Ancak bu durum böyle değil ve mutfak kazalarının çoğu aslında keskin olmayan bıçaklardan kaynaklanıyor. Kör bir bıçakla kesmek, sivri bir kaşıkla kesmekle hemen hemen aynıdır: çok kullanışlı değildir. Çünkü kör bıçakla kesmek için uyguladığınız baskı kaymayı daha fazla arttırır. Bıçaklarınızı keskinleştirmek, bıçağa daha az baskı uygulamak zorunda olduğunuz anlamına gelir ve mutfakta kötü bir yaralanmayı önleyebilirsiniz. Bıcaklarınıza zarar veren 8 hata


Paylaş.

About Author

Comments are closed.