Kendinizi herhangi bir günde, kimini bir şey yapmaya ya da kimini de bir şey yapmamaya ikna etmeye çalıştığınız bir resmin içinde buluyor musunuz?
Hemen hemen iletişimin tümü, insanlara ulaşma ve onların daha önce yaptıklarından farklı bir şey yapmalarına neden olma çabasıdır. Belki onlara bir şey satmaya çalışıyorsunuz. Belki onlarla mantıklı konuşmaya çalışıyorsunuz. Ya da belki onlarda, bir iş, bir terfi veya bir ilişki için doğru insan olduğunuz izlenimini yaratmanız gerekiyor.
Ama işin zorlu tarafı şu: İnsanların kendi ihtiyaçları, arzuları ve gündemleri vardır. Sizden sakladıkları sırları vardır. Stresli ve meşguldürler, çoğunlukla da işlerinin başlarından aşkın olduğunu hissederler. Bu kişilere yalnızca mantık ve gerçeklerle yaklaşır ya da iddialaşma veya teşvik veya rica etme yoluna gidip onlara ulaşmayı umut edersiniz, ama çoğu kez ulaşamazsınız. Bunun yerine hezimete uğrarsınız ve nedenini asla bilemezsiniz. Bu noktada belki de farkında olmadığını şey şu olabilir ki, sadece yaklaşımınızı değiştirerek ulaşmayı başarabilirsiniz. Buna İkna’nın Çemberi deniyor. Bütün ikna süreci basamaklar halinde ilerliyor. İnsanları İkna Çemberi’nin başından sonuna götürmek için, onları ilerletecek, ikna edecek şekilde konuşmanız gerekiyor.
Bunu yaparken izleyeceğiniz yol; • Direnmekten dinlemeye • Dinlemekten dikkate almaya • Dikkate almaktan yapmak istemeye • Yapmak istemekten yapmaya • Yapmaktan yaptığına memnun olmaya ve devam etmeye olmalı.
İstisnasız herkese ulaşmanın sırrı; insanlara kabul etmelerini sağlayarak ulaşmaktır. İnsanlar söylediğinizi dinlemeye ve sonra da söylediğinizi dikkate almaya ilerlediklerinde kabul etme gerçekleşir.
