Psikolojideki son bulgular bize, hayal kırıklığı yaşamakla, ruhsal dengesizliğin aynı şey olmadığını gösteriyor. Bu ayrımın farkına vardığınızda, üzücü olayların kendi başına sizi öfkelendiremeyeceğini anlarsınız.
Hayal kırıklığı bir şeyi istemek ve onu elde edememe ya da istemediğiniz bir şeyin size zorla verilmesidir. Evde kalmayı ve uyumayı isteyip de işe gitmek zorunda olduğunuz için, bunu yapamadığınızda bu bir halay kırıklığıdır. Birisine bir iyilik yaptığınızda ve o kişi bunu takdir etmediğinde bu hayal kırıklığı yaratır. Her 2 durumda da bir şey istemişsinizdir ve onu elde edememişsinizdir.
Kısacası, hayal kırıklığı ve ruhsal dengesizliğin tamamen ayrı şeyler olduklarının, genelde her ne adar öyle olsa da birbirlerini izlemek zorunda olmadıklarının farkına varmalıyız. Bazı insanların istedikleri her şeyi elde edebildiklerini ve hala yakınmaya devam ettiklerini biliyoruz. İşlerinde başarılı olan, mutlu bir evlilikleri olan, sağlıklı yaşamları, sevecen ve uysal çocukları olan ve hala yeterince para harcayamadıkları, yeterince popüler olamadıkları ya da hava kötü diye yakınan insanlar tanıyorum.
Diğer tanıdıklarım, her şeye bin bir zorlukla sahip olan, sağlıkları iyi olmayan, dışarı çok nadir çıkabilen ve neredeyse hiç yakınmayan ya da kederli görünmeyen insanlardır. Bu ancak hayal kırıklığıyla ruhsal dengesizliği birbirinden ayırt edebilirsek mümkün olur. Hayatınızdaki daha az olayı hayal kırıklığı olarak görmeyi öğrenebilirsiniz ya da sahip olduğunuz hayal kırıklıklarının düşündüğünüz kadar ciddi olmadıklarını görebilirsiniz böylece ruhsal dengesizlik yaşama ihtimalinizi açıkça azaltmış olursunuz.
Sakin Olun, Öfkenizi Denetim Altında Tutun adlı bir kitaptan, Yazarı Dr. Paul Hauck.